şükela:  tümü | bugün
308 entry daha
  • ben ilkokuldayken (yani 1985, 86 falan) abim "bir hırsızın itirafları" kitabını almıştı. içinde kitapla aynı isimli kısa hikaye (bkz: confessions of a burglar) dışında birkaç hikaye daha mevcuttu. abim henüz kitabı yeni almışken arabada okumaya başlamıştı kahkahalar atmıştık. mizaha yaklaşımı o ana kadar gördüklerimin o kadar dışında bir yerdeydi ki sonra o kitabı baştan sona hatmetmiştim. o dönem okuduklarımın onda birini anlamışımdır ama ona rağmen mizaha bakışımı derinden etkilemiştir.

    1995 gibi buradaki bir hikayeyi ("adam köpeklerden kaçmak için ağaca çıkar ama ağaçta daha çok köpek vardır") bülent üstün'ün hiç atıf yapmadan çizdiğini görmüş ve çok kızmıştım. oturup eskişehir'den leman'a faks çekmiştim sırf bülent'in yanına kar kalmasın diye. şimdi düşünüyorum da bir yığın hikayenin arasına sıkıştırılmış bir şeydi belki sanatçılar arasında yaygındır vs. o zamanki hırçınlığım ve sinirliliğim de yok artık. sevgilim ve köpeğimle çiftlik evimin verandasında sallanan sandalyemde pipo tüttürüyor ve güneşin batışını izliyorum.
436 entry daha