şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • park kamusal bir alandır. herkes parka girebilir, parkta gezebilir ve parkta durabilir. (elbette özel parklar da vardır). konumlanışlarıyla da kentin zamanına müdahele ederler. örneğin taksim meydanı'ndan taksim parkı'na girerseniz farklı bir zamanın işlemeye başladığı sanısına kapılırsınız. parkta tuhaf insanlara rastlamanız ve tuhaf insanların birbirine rastlaması pek mümkündür. hatta, yanlış hatırlamıyorsam, beckett'in watt'ı çarpıcı bir park sahnesiyle açılmaktaydı. birçok yazınsal yapıtta bir park karşımıza çıkar ve orada ya kahramanımızı ya da yazarımızı derin düşünceler alır. parklarda bulunan ana enstrümanlar çim/çimen, çiçek, ağaç, kuş sesi ve banktır. kimi zaman bunlara su (havuz, şadırvan vs.) ve çay bahçesi gibi yardımcılar eklenebilir. (çocuk parkı olunca kaydırak, salıncak, kum havuzu vs.) bazı parkların da kendine has bir takım olayları vardır. (örneğin: kalamış parkı'ndaki sallanan dev tahta at [truva atı?] ya da hyde park'taki speakers corner gibi). park hakkında daha birçok şey söylenebilir fakat anahatlarıyla durum budur.
70 entry daha