şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • oncelikle redneck ve white trash arasindaki farka deginmek isterim. redneck'de white trash kapsamina girer fakat sadece guneyliler icin kullanilan bir deyimdir. white trash ise abd ulke genelini kapsar.

    bunlar ekseri irkcidirlar. kendileri bir bokmus gibi onlerine kim cikarsa asagilamayi severler. ahlak kavramlari, deger yargilari kendilerinin her halti yemesi ama cevrelerindeki herkesi dusuk ahlaklilikla suclamak uzerine kurulmustur. agizlari pistir, biraz sinirlenince bizim kasimpasalilardan beter hale gelirler.

    sanilanin aksine, bunlarin hepsi karavanda yasamaz. kimilerinin aylik geliri, bizim kicimizi yirtmamiz halinde edindigimiz gelirden daha fazla bile olabilir. white trash'lik bir yasam tarzidir daha cok. bostur bunlar, tintindir. celine dion seveni de vardir, death metal seveni de... ortak noktalari sevdikleri seylerin pek bi boka benzememesidir.

    married with children adli dizi, dusuk gelirli white trash hayatina dair en iyi orneklerden biridir. ayrica;
    (bkz: hysterical blindness)

    yuksek gelirli white trash icin ornek vermek gerekirse, massachusetts mezralarindaki 8 odali bir malikanede yasayan, bu gruba dahil ev kadininin tek derdi, zirt pirt yuzme havuzuna yildirim dusmesi olabilir. yaziktir her seferinde 2000-3000 dolar vermektedir havuzun bakimina. yeni yetmeliginde uyduruk garaj bandlarinin groupieligini yapmis bu ev kadininin ikinci derdi de obez ikizlerinin odevlerini prenses kizi gibi vaktinde yapmamalaridir. ayrica kocasi sekreteriyle, kendisi de kocasinin en yakin arkadasiyla iliski icerisindedir fakat her pazar kiliseye gitmeyi*ailecek ihmal etmezler. bu kadin size donup:
    -meksikada meksikaca mi konusuluyo? ne dili konusuyo onlar? da diyebilir. bi bok bilmez çünkü.
50 entry daha