· · ·
  1. tarihsel bir süreçtir.

    osmanlı' dan başlayalım. hatta sultanları inceleyelim.

    ertuğrul gazi: dürüst ve doğru kimse, türkçe. üç oğlu var: saru batu savcı bey, gündüz alp bey ve otman bey. dördünün de ismi türkçe.

    otman, boyu devralıyor ve beyliği kuruyor. ilk oğluna şehrin hakimi anlamında (türkçe) orhan ismini veriyor. sonra oğullarına türkçe isimler vermeye devam ediyor. pazarlı, çoban, melik, savcı gibi. ne zaman ki müslümanların desteğine ihtiyaç duyuyor, kendi adını osman olarak kullanmaya başlıyor. çocukları ise hamit oluyor, abdullah oluyor.

    orhan gazi' nin çocuklarının adına bakıyoruz: süleyman, murat, ibrahim, halil, kasım, eyüp. hiç fire yok, hepsi arapça.

    bu şekilde tarih boyunca araya tek tük türkçe, farsça isimlerin girdiğini göreceksek de şehzade isimleri ezici, hatta yok edici bir çoğunlukla arapçadır. padişahların sekiz - on erkek çocuğundan birinin ya da ikisinin ismi türkçedir veya hiç türkçe isim yoktur. amaç: ben türk devleti değilim, islam devletiyim, bana destek verin.

    sonuçta adı gündüz olan birine müslümanların destek vermesi daha zor.

    bu durumun halka yansıması daha geç oluyor. belirttiğim gibi, orhan döneminden itibaren şehzadelere arapça isimler verildiğini görüyoruz. bu durum halka da yansıtılıyor ve murat, mehmet gibi isimler teşvik ediliyor. fakat, bir kısım türklerin kendi isimlerinden vazgeçmediğini görüyoruz: hristiyan türkler. onlar hristiyan isimleri yerine aslan, gündüz, savcı gibi isimleri kullanmaya devam ediyorlar.

    yirminci yüzyılda, cumhuriyetle birlikte dalga dalga furyalar olur. ilk furya öztürkçe isim furyasıdır, ardından anadolu isimleri furyası gelir, sonra fransızca isimler ve en son furyamız da kuranda geçen kelimeler furyasıdır.

    anadolu isimleri furyası son dönemde tekrar moda oldu. ares ve atlas erdoğan kardeşler buna güzel birer örnek. benzer şekilde etrafta nadir de olsa hektor, paris, eflatun gibi isimler görmeniz mümkün.

    fransızca furyası bize volkan ve melisa gibi iki güzide isim kazandırdı. melisa rumca gerçi ama, neyse aklıma o geldi şimdi.

    kuran' dan isim koymaca ise içlerinde en saçması bence. çünkü insanlar sırf kuranda geçiyor diye anlamsız veya saçma veya çocuğa konulmayacak bir anlamı olan bir ismi seçebiliyorlar. misal şeyda deli, sanem put demek. (şeyda farsça ama kuranda geçiyormuş ne hikmetse, öyle diyor anne-babalar.)

    bir de bu kuran' dan isim koymacanın en salak saçma örneklerine birine "isminin anlamı ne?" diye sorduğunuzda karşılaşıyorsunuz. cevap genelde xx cennet yy şeklinde oluyor. oruç tutanların cennete gireceği kapı, cennette su veren melek, cennette bilmemne şeklinde bir sürü saçma isim var. çocuğuna kapı ismi verilir mi yahu?

    gerçi, bu arap / islam kökenli isimler arasında güzelleri de yok değil. kadın isimleri arasında irem, tuba favorimdir. biri cennet bahçesi (eden), öteki de şu meşhur iyiyle kötüyü bilme ağacı.

    not: osman' ın isminin kökeni konusundaki bilgilerimin geçerli bir tarihsel kaynağa değil de duyumlara dayandığını belirtmem gerek. otman, türkçe bir isim olabileceği gibi arapça osman' ın yanlış bir yazımı da olabilir. ama bu durum benim tezimi etkilemeyecektir.

    orhan gazi' den, sultan 1. ahmet' e kadarki yaklaşık 300 yıllık süreçte türkçe ismi olan şehzade sayısı 8. toplam şehzade sayısının yüzü geçtiğini düşünürsek türkçe ismin sayısının düşüklüğünü görürüz, ki bu da tam da devletin kurulmasından sonra olmuştur. ayrıca bu sekiz şehzadeye isimleri türkçe olsun diye değil, orhan ve ertuğrul gazi' ye atfen konmuştur.

    ne zaman ki devlet ve hanedan müslümanlardan ümidi kesmiş, ertuğrul ve orhanlar tekrardan patlama yapmıştır. son dönemdeki şehzadelerin isimlerinin türkçe olması da bu yüzdendir.
· · ·

türk çocuklarına arap ismi verilmesi hakkında bilgi verin