şükela:  tümü | bugün
117 entry daha
  • aşağı yukarı her inanç sisteminin varlığını öngördüğü fakat bilimsel manada varlığı henüz kanıtlanamamış olan kavramdır. 1900'lerin başında varlığını kanıtlama girişimi abd'li doktor duncan macdougall tarafından yapılmıştır. macdougall, yaklaşık yarım düzine tüberkülozlu hasta üzerinde güç bela yapmayı başardığı deneyin sonucunda ruh ağırlığının ortalama 3/4 ons, yani 21 gram olduğu savını desteklemeye çalışmıştır. daha sonraları köpek gibi hayvanlar üzerinde de deneyler yapmış ama ölüm sonrası ağırlıklarında bir azalma olmadığını ortaya koymuştur. macdougall'ın bu deneyi, deney yaptığı sanatoryumda çalışan personelin tepkisi sebebiyle kovulmasının akabinde açığa çıkmak zorunda kalmıştır. sonrasında new york times'da yayımlanan bir yazı ile bu çalışmalar ortaya konmuştur.

    macdougall'ın çalışması, dönemin teknolojik seviyesi sebebiyle hataya ziyadesiyle açık çalışmalar olmakla birlikte, kendisinin iyi bir hristiyan olduğu da gözden kaçmamalı. deneyi daha sonra fare ve köpekler üzerinde denemesi sonucu bulduğu sonuçların hristiyan inancındaki "ruhun yalnızca insana özgü bir varlık olduğu" kalıbını destekler nitelikte olması ve deneklerin yarısında da 10 gram gibi bir kütle kaybı gözlemlemesini de "günah-sevap" dengesi ile anlamlandırması durumu bilimsellikten çok uzağa taşıyor. bu noktada macdougall'ın, "hadi bunu da açıklayın ateistler" niyetiyle inancına bir mesnet oluşturma çabasıyla bu işe giriştiği açık gibi. özetle, bu deneyin hikayesini gördüğümde macdougall'ın inanmak istediği şeyi elde etmeye çabaladığı izlenimi uyanıyor bende.

    bu konuda sonuçları halkla paylaşılmış başka bir çalışma söz konusu değil. yapılan tek çalışmanın da güvenilirliği, yukarıda açıkladığım sebeplerden ötürü bu kadar tartışmalıyken "ruh ve madde"cilik yapmaya fazla gerek yok. evet, ruh mevzusu hala metafizik bir mevzu olmaya devam ediyor. bundan iki-üç milenyum evvel pek çok doğa olayının "metafizik" olduğu göz önünde bulundurulursa, ruh kavramının metafizik olarak kalıp kalmayacağı konusunda net bir söylemde bulunmak, bilimsel disiplinin sınırları içinde değil. sonuç olarak, ileride kütlesi olan bir varlık mı olduğu ya da irade, düşünce ve benlik mefhumunu anlayamayan insanın bulduğu basit bir kaçış yolu mu olduğu aydınlığa kavuşacaktır.
325 entry daha

hesabın var mı? giriş yap