şükela:  tümü | bugün
  • şimdi öncelikle neden türk islam dediğime takılan bazı arkadaşlar olacaktır, o kadar karmaşık bir sebebi yok efendim. gözlemlerimin sadece türkiye'ye ait olmasından, bu tür işlerin iran, ırak, suriye, suudi arabistan, dubai vb. ülkelerde nasıl yapıldığını bilmediğimden böyle bir tanım seçtim. yoksa bunu sadece islam alemine genellendirmek ya da türkiye'deki diğer dinlerde de aynı taktiğin uygulandığını öne sürmek biraz haddini aşan bir söylem olacaktı.

    lafı uzatmadan, öncelikle gamification denen nanenin ne demek olduğunu bilmeyenlerin başta sözlükten, sonrasında wikipedia'dan, sonra da bu kavram üzerine yazılmış sayısız makale ve köşe yazısından biraz bilgilenmelerini isteyeceğim. her ne kadar türkçeye tam olarak çevrilmemiş bir kelime olsa da "yemleme usulü alıştırma" gibi bir tabirin ağır kaçacağı düşüncesindeyim. zira bu teknik yalnızca bağımlılık için değil kimi hastalıkların terdavisini sağlayacak yöntem ve ilaç keşfi konusunda da kullanılmakta. örneğin jane mcgonigal'ın bu konuda ted'de yapmış olduğu konuşma bu tür (gerçek dünya) sorunları(nı) böyle bir teknikle nasıl çözebileceğimize ilişkin ipuçları vermekteydi.

    şu sıralar ise bu yöntemin özellikle de diyanet işleri başkanlığı'nın vermiş olduğu (anlamsız) destekle, özellikle çocukları hedef alarak, insanları ibadete bağlı kıldırma amaçlı kullanıldığını görmekteyiz. bu yaz camideyim, haydi çocuklar camiye, diyanet işleri'nin öğrencileri umreye göndermesi (bedava değil tabii ancak saçmasapan facebook ortamında bile abuk subuk gerçekle alakası olmayan şeyleri sırf sınıf arkadaşları paylaştı diye paylaşan ufacık bebelerin alıştırılmasından bahsediyoruz burada) gibi kampanyalarla belki de başbakanın dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz sözünü görev belleyenlerce teklif edilen birçok fikirden bahsediyorum burada. her birinin ortak özelliği yavaş yavaş alıştırarak sonunda cazip hediyelerle (hediye kazanamayanlara da muhtemelen sevap puanlarla) telkin edilerek bir tür yaşam pratiğini alıştırılmasını sağlamak. bu sayede ufacık çocuklar her bir adımda yeni bir başarı kazanmanın heyecanı ve gururuyla kendilerini huşu ve biat dolu bir kültürün içine atmış olacaklar.

    sadece çocuklara yöneldiğim de sanılmasın. hiç cennet vadetmeyen din olur mu? o yeni tomurcuklanmış memeli huriler ile türlü zevk-ü alemler bahşedileceği söylenen kitle yine aynı dinin yolcuları değil mi? tutulan her oruçta, kılınan her namazda öldükten sonra bu mertebeye erişmenin hayalleri süslenmiyor mu o genç dimağlarda? sanırsınız ki hayatlarını öyle biri achievement peşinde koşarak yaşayacaklar ki sonunda wow'daki insane in the membrane ya da scarab lord ünvanlarını kazanacak. öyle bir koşturmaca. hani cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir ya cennete giden yol da diyanetimizin bize uygun gördüğü fetva taşlarıyla örülü sanki. öyle bir adım adım sonuca yaklaşma merakı.

    neyse efendim, lafı fazla uzatmaya gerek yok. burada eleştireceğim şey de yöntem falan değil aslında, kim neyi hangi nedenden dolayı yaparsa yapsın. yalnız bu batı'nın ahlaksızlığı söylemiyle için için kavrulanlara dönmek istiyorum. herkesi çıkarcılıkla suçlayan, oradaki bireyselleşmeyi insanlıktan çıkmak olarak gören, bir şeyleri açık açık dillendirmektense gizli kapılar ardında yapılmasını öğütleyen güruha seslenmek istiyorum. konuştuklarınız boş laf olmakla beraber yaptıklarınız da eleştirdiklerinizden farklı değil. motivasyonu aynı yerden alıp benzer yöntemlerle insanları afyon afyon uyuşturma çabası içerisinde olan sadece siz değilsiniz, bunu biliyoruz. ancak üslup farkını gözümüze sokarak sizin daha farklı dertler peşinde koştuğunuzu söylemeniz komik oluyor. ahlakın da ahlaksızlığın da kitaplardan değil insanlar arası ilişkilerden ortaya çıktığını benden önce söyleyecek olan söylemiş zaten, sizin dünyanın belli bir kesimini karşınıza alıp da onlardan farklı bir iş yaptığınızı (hem de aynı araçlarla) savunmanız komik oluyor sadece, hepsi bu.

    bundan sonra da son model cep telefonlarınızla foursquare'de girdiğiniz her camide check in edip 5 cami sonunda savior's little helper, 50 cami sonunda ise oh my god! badge'leri alma yolunda hepinize başarılar dilerim.
2 entry daha