şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • çok farklı bir film noir. daha doğrusu neo noir. john dahl farklı bir film yapmaya çalışmış, bence bunu da başarmış. diğer film noir'ler ve neo noir'ler gibi gerilimli, şiddeti bol, aksiyonu bol, ahlaki mesajlar veren bir film yapmak istememiş besbelli. öncelikle filmin hiç germediğini söyleyeyim. bu açıdan hayal kırıklığı yarattı. çünkü ben klasik bir film noir bekliyordum. ya da ona yakın bir film. ama burada mizah önplana çıkarılmış, gerilim yok edilmiş, diyaloglara olaylardan daha fazla ağırlık verilmiş, ayrıca film noir'ları film noir yapan o karanlıktan ve gizemden de uzaklaşılmış. tüm bu farklılıklara rağmen film film noir'ın kurallarını aynen kullanıyor.

    -seksi, çekici, ahlaksız, allahsız, şeytani bir kadın kocasına kazık atıp küçük bir mahalleye taşınır, iş bulur, adını değiştirir.
    -saf, başına gelecek her şeyi hak eden genç bir adam bu kadına aşık olmaktan kurtulamaz.
    -kadın bu adamı kocasını öldürmek için kullanır.
    -bir adet cinayet planı hazırlanır.
    -kadın, kocasından da kurtulur, sevgilisinden de. geriye dudaklarındaki o sinir bozucu tebessüm kalır. şeytani kadın rezil erkeği tekrar yenmiştir.

    evet, belirttiğim gibi kurallar aynen kullanılmış. lakin belirttiğim gibi atmosferin oluşturulmaması gibi film noir'lar için epey önemli kurallar uygulanmadığından film sıkıcı olmuş. süresi de epey uzun tutulmuş. iki saat bu film için fazla. bir buçuk saatte derdini rahatlıkla anlatabilirdi dahl. gene de izlenmez demiyorum. izlenir ama yüksek beklentilerle karşısına oturulmamalı.

    linda fiorentino şahaneydi.
10 entry daha