şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • intihar etmişti ve ölümün tadını çıkarıyordu. zaten ölmüş bir hayat da çekilmiyordu. bir insanın yapabileceğinin en iyisini yapmıştı - belki de binlerce yıldır birkaç adamın yaptığını... - yaşama arzusunu kendini öldürmeden öldürmüştü. artık denize karşı tek başına bira içme arzusunu , kokusunu duyduğu şehri görme arzusunu , dünde kalmış kadının dudaklarını ve bugün dudaklarına uzanabileceği kadının dudaklarını öpme arzusunu , ruhuna dar gelen bedeninin tanrılaşma arzusunu , ferhat'ın dağlarını ve mecnun'un çöllerini aşma arzusunu , tepedekilere " sizler bir göt bile değilsiniz " diyebilmek için tepeye çıkma arzusunu , kana kana yaşama isteğini , kanamadan yaşama arzusunu... tüm arzularını öldürmüştü.işlediği ilk ve son cinayetti. belki de katliam ama kesinlikle maktulünün ölmesi gerektiğine inanan katilin huzurunu taşıyordu.

    ama ölüler de sokaklarda dolaşırdı. kimseyi görmediği ya da kimselere görünmediği için değil gördüklerini ve onu görenleri umursamadan yürüdüğü için sıcağın yakmadığı bir çölde yürüyor gibi yürüyordu. içinden geçmişti bir gurup kadının. kadınların davetkar güzel kokularıyla zihninde kavga eden düşüncelerin pis kokuları birbirine karışıyordu. gülen gözlerinin önünden ağlayan çocukluğu geçiyordu. hayır , heralde serap görüyordu ; çünkü intihar etmişti ve ölülerin ne geçmişi hatırlayan belleği ne de kadınların kokusunu hissseden burunları yoktu. yoksa hala arzularını öldürememiş miydi ? belki de can çekişiyordu
13 entry daha