şükela:  tümü | bugün
21 entry daha
  • "sevgili çocuklar

    size ilk defa dürüstçe bir iki cümle söylemek istiyorum. lafı kıvırmadan dosdoğru anlatacağım içimde ne varsa. şimdi belki söylediklerimi anlayamayacaksınız ancak büyüdüğünüzde neyin neden başınıza geldiğini merak ederseniz dönüp okursunuz.

    sizin hakkınızda aldığımız kararların iki temel sebebi var. birincisi ideolojik, ikincisi ekonomik. cumhuriyet, demokrasi kültürü oturmamış toplumlarda otoritenin meta ve inanç ekseninde yer değiştirmesinden başka bir şey değil. biz de böyle bir toplum olduğumuz için otoriteyi ele geçirdiğimiz anda hem iktidarımızı sürdürmek, hem de kendi ideolojimizi yaymak için elimizdeki tüm imkanları seferber ettik. inanç eksenli partimizin tabanını güçlendirmek için vizyonsuz ancak pratik hamleler yaparak kendi seçmenimizi oluşturduk. düşünen sorgulayan üreten sanata ve bilime yakın bireyler yönetilmesi daha zor bireyler oldukları için olabildiğince bizim kontrol edebildiğimiz kavramların üzerinden siyaset yapma yoluna gittik.

    ancak sizinle pinpon topu gibi oynamamızın altında çok daha basit nedenler de vardı. bu nedenler öylesine basitti ki kimse gerçek olacağına inanıp gündeme bile getirme gereği duymadı. aslına bakarsanız buna biz de şaşırdık. durum şu ki sizin çocuk olduğunuz bu günlerde türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının yaş ortalaması giderek yükseliyor. bu genç dinamik bir halkı kaybetmekten çok daha kötü ekonomik bir sonuca da neden oluyor. ssk primleri ve emekli maaşı dengesizliği. bilindiği üzere sosyal devletlerde insanlar emekli olduklarında onların maaşları çalışan insanların sigorta primlerinden ödenir. yani toplumun çalışan kesimi emekli olanlarına bakarlar. bu öylesine önemli ve hassas bir dengedir ki eğer denge bozulursa toplumun kıçını toplaması on yıllar alır.

    gelişmiş sosyal devletlerde 7 çalışan kişi 1 emeklinin maaşını öder. bizimkinde ise genç nüfus daha fazla olmasına rağmen prim ödemede yapılan yolsuzluklar ve sigortasız işçi çalıştırmanın yoğun olması nedeniyle 2 yahut 3 çalışan bir emeklinin maaşını ödemektedir. üstelik önümüzdeki tablo gösteriyor ki yaşlanan toplumda emekli sayısının çalışana oranı giderek artacak. yani önümüzdeki 30 yıl içinde çok ciddi bir hamle yapmazsak emeklilere verecek kaynağı çalışanlardan sağlayamayacağız.

    bu ciddi sorunu fark ettiğimiz andan itibaren öncelikle nüfusu gençleştirmek için bir dizi hamle yaptık. sanki derdimiz genç dinamik toplummuş gibi bir havalara girip 3 çocuk yapması için ailelere telkinde bulunduk. zira 2 kişinin evlenmesi ile oluşan ailede nüfusun artması için en az 3 çocuk doğması gerekiyordu. 30 yıllık bir süreçte bu aktif çalışan oranını hızla arttıracak ve bizi bekleyen büyük ekonomik buhrandan çıkmamıza yardımcı olacaktı. ancak gördük ki halk bizim doğurun büyütün ucuz iş gücüne asker yetiştirin talebimizi pek ciddiye almadı. daha kendini doyuramayan insanlardan 3 çocuğu büyütmesini beklemek biraz fazla göze battı. plan işlemdi.

    biz de inanılmaz bir hamleyle sizleri bir sene erken okula alarak ve bu yolla bir sene erken iş hayatına çıkmanızı sağlayarak en azından çöken sisteme bir kalp masajı, bir elektroşok uygulayabileceğimiz fikrine yöneldik. bu yöntemle en azından 20 yıl sonra yani 2033 gibi piyasaya normalde olduğundan iki kat fazla işçi, çalışan, emekçi sokmuş olacaktık.

    bir derde derman olup olmayacağı çok şüpheli, zaten sistemi öylesine bir panik ve aceleyle devreye soktuk ki daha henüz sınıflara sığacağınız bile tartışma konusu. ama bu pek bizim umrumuzda değil açıkçası. sıkışa tepişe okuyun mezun olun piyasaya can verin. siz bizim için birey değil sistem makinesinin organik pillerisiniz. itaat edin, tüketin, ölün. mümkünse emekli olduğunuz gün ölün.

    umarım bu anlattıklarıma kırılmıyrosunuz. vallahi mucizelerle ayakta tutuyoruz devleti.
    hepinize uzun ve sağlıklı bir iş hayatı diliyorum.
    sizi çok seven başbakanınız."