şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • birkaç durumdan dolayı çok normal bir uyarı cümlesi. bunun en öncelikli sebebi, özürlü kelimesinin hakaret anlamında kullanılması halk içinde. bir sözcüğü hem hakaret anlamında kullanıp hem başka bir insanın sıfatını belirlemede kullanıp sonra da iyi niyetten bahsedemezsiniz, kötü niyetli olduğunuzu da varsaymıyorum ancak en iyi ihtimalle düşüncesizsiniz. muhtemelen, henüz tanıştığınız bir insanın uzuvlarında bir anormallik gördüğünüz zaman hiç üzerinize vazife olmamasına rağmen "aa yüzüne/koluna/ çenene vs. noldu?" diye sorabilecek bir kapasiteye sahip meraklı insanlarsınız. karşınızdaki belki bahsetmek istemiyor, belki engelinin çat diye dikkat çekmesinden rahatsız. anlatmak isterse anlatır zaten. bunlar, engeli ortadan kaldırmaz ama sizi düşünceli bi insan yapar. düşünceli insan olmaya giriş dersi vermeyelim isterseniz?

    ikinci sebebi, birisine kusurlu veya özürlü derseniz, bu söz konusu kişiyi doğrudan ikinci sınıf insan durumuna düşürür. engelsiz insanları kusursuz ve özürsüz, engelli insanları ise size karşı özrü olan insanlar olduğu algısı yaratır. bu çok tehlikeli bir algıdır. çünkü, sosyal hayattaki her şeyin engelsiz insanlara göre düzenlemesinin altında yatan sebebin sembolik bir yansımasıdır. "bizler kusursuzuz bu nedenle rampalara, braille alfabelerine, tid öğrenmeye / öğretmeye ihtiyacımız yok, eğer kusursuz insanlarla iletişime geçmek istiyorlarsa onlar kendi başlarının çaresine baksınlar." bu yüzden görme engelliler için yapılan yolların ortasına direkler, masalar ve kasalar konuyor, bu yüzden trafik işaretleri sessiz yapılıyor "şimdi karşıya geçebilirsiniz" uyarısını duyduğunuz zaman kıçınızla gülüyorsunuz, sanki uyarmasa biz bilmeyeceğiz diye. eğer, trafik ışığını göremeseydiniz, sesli uyarı olmazsa bilemezdiniz.
    engeli olan insanın, duymaya, görmeye, yürümeye veya düşünmeye engel olan bir durumu vardır. bu durum engelli insanların, engelsiz insanlara karşı yürüyemediği, duyamadığı veya düşünemediği için bir özürü olduğu anlamına gelmez.

    sembolleri hafife almayın. davranışların empoze edilmesinde sembollerin önemi vardır. birine özürlü yerine engelli derseniz onun engelini kabul etmiş olursunuz. özürlü derseniz, hem hakaret anlamında kullanılan bir sözcüğü çirkince sarf ederek düşüncesizlik etmiş olursunuz hem de bilinçaltında size karşı, toplumun "sağlıklı(?)" bireylerine karşı bir özrü olduğu anlamı yerleşir. önemli bir ayrımdır bunu yapmak. "aman canım noolcak..." eğer bir şey olmayacaksa ben de sizlere hayvan diye hitap edeyim, kötü bir niyetim yok ve geniş anlamda düşünülürse insan hayvanlar alemine ait bir varlıktır. veya iş arkadaşlarınızla konuşurken "ben bir tuvalete/lavaboya gideyim" cümlesi yerine direkt "ben sıçmaya/işemeye/sümkürmeye gideyim" diyin sonuçta kötü bir niyetiniz yok.

    işte bunlar hep uslup, hep düşünce.
14 entry daha