şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • elçi görevi ile geldiği osmanlı topraklarında mükemmel bir gözlem yapan ve bunu tüm çıplaklığıyla tarafsızlığıyla ortaya koyan insan. trt belgesel kanalıydı yanılmıyorsam nurhan atasoy hocanın da zaman zaman bilgileriyle aydınlattığı hikayesi anlatılıyordu ogier'in. gözlemlerini aktardığı eser kanuni dönemini anlatan en iyi kaynak olarak geçiyor. aklımda kalanları paylaşayım sizlerle.

    1562 senesi ferdinand osmanlı ile barış yapmak istiyor ama her daim gönderdiği elçiler aşağılanıp gerisin geriye dönüyor. sonrasında bu zat-ı muhtereme veriyor görevi. osmanlı topraklarına vardığında kendisini ihtişamlı kıyafetler içerisinde at üstündeki görevliler karşılıyor istanbu'a gidip padişahın huzuruna çıkacağı için günlerce yol sürüyor tabi ki. yanındaki yol gösterici ile beraber yol üzerindeki hanlarda konaklıyor geceleri. anlattığına göre bilmem kaç kilometre de bir kurulan han ve kervansaraylarda ilk üç gece konaklamak yemek içmek ücretsizmiş. 4. gece kalındığı takdirde o gecenin ücreti ödenirmiş o dönemde. yorgun at bırakılır yerine dinlenmiş atla yola devam edilirmiş.

    tabi busbecq yola devam ederken şehirlerden ve pazarlarından geçiyor ki ağzı bir karış açılmış. sokaklarda başı boş dolanan hayvanlar için seyyar ciğerciler bulunurmuş. isteyen kişi bu ciğerciye parası kadar ciğer kesitirip hayvanlara yedirirmiş. şu düşünceye bakın arkadaş.

    busbecq aynı zamanda roma ve antik dönem hayranı bir elçi para koleksiyonu var roma sikkelerini bir adamın elinde görünce sormuş be adem nereden buldun bunları kaç lira istersen vereceğim bana sat gibisine adam da bunlar değersiz para eritip kap kaçak yapıyorum al senin olsun deyip satıvermiş. tabi ogier bu duruma çok üzülüyor çünkü osmanlı'da o tarih ve kültür bilinci yok maalesef.

    istanbul'a vardığında ise tüm hayranlığı 16. yüzyıl konstantiniyyesiyle depreşiyor. tüm ihtişamıyla ayasofya ve istanbul. sokakları geziyor en çok dikkat ettiği şeylerden biri hayvanlara yapılan iyi muamele ve bahçe sanatı. henüz avrupa'da böyle bir şey söz konusu değil. kanuni'nin emriyle yaptırılan sarayın 3 bitki bahçesini gezip hayranlığını ikiye katlıyor adeta. binbir çeşit çiçek bitki hepsi düzenli bir şekilde, bakımı vs. yapılmış.

    istanbul'a vardığında kanuni'nin sefer için amasya'da olduğu haberi iletiliyor ve amasya yollarına düşüyor bu sefer. gittiği her yeri objektif olarak değerlendiriyor iyi ve kötü yanlarını yazıyor. sonrasında süleyman'ın huzurunda. kendisini kollarına giren iki görevli padişah önünde diz çöktürüp eteğini öptürtüyor. süleyman ferdinand'ın bu elçisine pek yüz vermese de diğerlerine yapılan muameleyi busbecq'e yapmıyorlar. yanında giderken bitkilerin çiçeklerin tohumlarını götürdüğü hatta avrupa'ya giden lale tohumlarının bu şekilde bizden gittiği biliniyor.
7 entry daha