şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • bir zamanlar erişilebilir bir internet adresinde yer alan uzun yazıdan ilgili bölüm:

    "...türk futbol tarihinde acı bir sayfa olarak yer alan kayserispor-sivasspor maçında çıkan olaylar türkiye’de holiganizme farklı bir yön verdi. şimdi isterseniz o kara günü yani 17 eylül 1967’i şöyle bir hatırlayalım...

    stadyum faciaları diye adlandırılan , öyle azımsanmayacak bir mevzu. yani "stadyumlarda görmek istemediğimiz türden münferit olaylar" boyutunu aşan durumların sayısı seyrek de olsa canı yanan insan sayısı az değil. trafik terörünün dışında bir de kendi terörümüzle birbirimizi kırdığımız durumlar var. 17 eylül 1967 tarihinde kayserispor- sivasspor arasındaki maçta çıkan olaylar da bunun bir örneği.

    sivas aslında çaresiz bir şehir. 1978 yılındaki büyük çatışmalar ve ardından 1993 yangını...hep soğuk bir husumet rüzgarıdır sivas’ın üstünde esen. önce 1967 eylülünün 10’una dönelim. kayseri havagücü-sivas dört eylül takımları arasında bir maç yapılacak. tamam yapılsın. ama yapılan maça benzemeyen bir havada oluyor. sivas, kayserili topçuların aşiline tendonuna çalışıyor bir gayret. kayseri hava gücü iki ayağı kırık topçuyla geri çekiliyor. geri çekiliyorlar , çünkü sahada bir arbede yaşanıyor. "futbol bu olur böyle şeyler" denmeyecek cinsten ağır durumlar var sahada. bir hafta sonra da kayseri’de kayserispor-sivasspor , ikinci lig beyaz grup karşılaşması var. o zamanlar renkle adlandırılıyor gruplar. sivaslılar bir konvoyla kayseri’de oynanacak maça yollanıyorlar. yiğidoların biraz kalabalık olması lazım o maçta. böyle lakaplar çoktur oralarda. 10 kilometrelik bir araç konvoyu ile kayseri’ye giriyor sivassporlu taraftarlar.

    17 eylül 1967 pazar günü kayserispor-sivasspor maçı başlar. maçın 20. dakikasında kayserispor , oktay’ın golüyle 1-0 öne geçer. ilk yarı böyle biter. ikinci yarı başlamadan kayseri amigosu ağır tahrik yaratır ortamda.bir hafta önceki maç , geçip giden kara trenin üzerine yazılan savaş sloganları , sivaslı taraftarların bir gece önceki kavgaları , gol sonrasındaki olaylarda hakemin bir kayserili topçuyu dışarı atıp ardından geri alması tribünleri boğma teli gibi gerer. yusuf ziya söyler , o maçta forma giyen sivassporlulardan. yeniköy’de bir ptt emeklisi olarak sürdürüyor yaşamını. söyler’in anlattıklarına bakalım:

    "15:30’da tribünlerde olaylar başlayınca soyunma odalarına kaçtık. gece 21:00’e kadar burada kaldık. sadece çığlıkları duyuyorduk. başımıza bir bekçi dikip gittiler.tek bir bekçi ile korunduğumuzu bilseler bizi herhalde öldürürlerdi.stadyumdan çıktığımızda hava kararmıştı. türkiye karayolları işletmeleri arabalarıyla şeker fabrikasına götürüldük. sonra da sivas’a ulaştırıldık. halk sokaklarda bizi bekliyordu. kimi oğlunu soruyordu kimi kardeşini. bir yandan bizi suçlar gibiydiler. iki-üç gün sokağa çıkamadık. sonra bütün futbolcular kentten ayrıldık. bir hafta sonra geri döndük. ilk idmanımızda ağaçlara kadar seyirci doluydu. korkunç bir tezahürat vardı. 1970’te de istanbul’a döndüm. olayların nedeni cahillik bence. yazık bir sürü insan öldü."

    amigo üzerine düşeni yapmış taraftarlar birbirlerine taş atmaya başlamışlar önce , ardından da çığ gibi büyümüş kavga. kavgaya karışmayan büyük çoğunluk kaçmaya çalışmış , içeri doğru açılan büyük demir kapının önünde biriken insanlar ezilerek ve havasızlıktan boğularak ölmüşler.kırk kişi.
    dönemin ve sivasspor’un ve aynı zamanda ap’li il başkanı hüseyin yıldırım ise o günleri şöyle anlatıyor: "maçtan önce kayseri valisine telefon açtım. tedbir alalım dedim. yetersizdi tedbirler.birçok insan panikten öldü.gece yarısı haber duyulduğunda sivas ayağa kalkmış. kayserililer sivas ekonomisine hakimdiler.çarşıda dükkanlar , oteller, küçük çaplı fabrikalar hep onların elindeydi. bunu çekemeyenler vardı. maçta olanları fırsat bildiler. ben aslında o zaman 2. lig’e karşı çıkmıştım. halk henüz bu tür yarışmaları kaldıracak düzeyde değildi. ama dinletemedik."

    olayların duyulmasıyla birlikte sivaslılar böğürlerini döverek, saçlarını başlarını yolarak , ağıtlar yakarak döküldüler yollara. kamyonlara doluşanlar kayser’ye gitmek için yola çıktılar. kentte kalanlar kayserililere ait dükkanları ve evleri yağmaladılar. insanlar kayserili olmadıklarını kanıtlamak için nüfus cüzdanlarını camlara astılar. güvenlik güçleri olayların önünü alamadı. dönemin içişleri bakanı faruk sükan , hükümet konağından halkı soğukkanlı olmaya davet etse de çağrısını kimse dinlemedi. kente yayılan gruplar kayserili kafirlerin(!) mallarının yağmalanmasının müslümanlık gereği olduğunu vaaz ettiler. yağma bir hafta sürdü. maçlar bir hafta ertelendi beyaz grupta. sivaslılar ölülerini gömdüler. kayserispor ve sivasspor takımları beşer ay ceza aldılar ve maçlarını deplasmanda oynadılar. iki takım arasında yarım kalan maç 1968 yılında ankara’da oynandı ve kayserispor maçı 1-0 kazandı.beden terbiyesi genel müdürü ulvi yanal 2. lig’i barış ve kardeşliğin tesisi için kurduklarını , böyle giderse ligi kaldıracaklarını açıkladı. btgm danışma kurulu üyesi rasim adasel , olayların patlak vermesini hakemin attığı oyuncuyu tekrar geri almasına bağladı. yani işin aslı futbol kurallarının ihlaliydi.
    dönemin sivasspor başkanı hüseyin yıldırım bugün istanbul mecidiyeköyde katlı otopark işletiyor. onun söyledikleri çok anlamlı :"halk 2. lig için hazır değildi."
21 entry daha