şükela:  tümü | bugün
212 entry daha
  • anlamadığım bir ölümdü anneminki.. tamam son kemoterapi süreci biraz daha ağır geçiyordu, ama iyileşsin diyeydi ki, tedaviydi o.. niye ki öldü?.. onca belirti, tedavinin bir parçasıydı ki, kemoterapinin yan etkisiydi, nereden çıktı ölmek?.. kabullenemiyorum.. üzgün olduğum kadar şaşkın ve hatta anlamsızlığını bile bile kızgınım.. neden böyle bişey yaptı ki?

    duyduğumdan beri aynı; zamanla hafifler diyeni var, kalır hep içinde diyen de.. şu an sadece ağrılı ve hiç sevmiyorum bu ikilikleri ama, ağır bir boşluk var yürek dediklerine tekabül eden akciğer üstü, kalp yanı yerlerimde.. çok somut, çok gerçek: hiç bu kadar gerçek olmamıştı hatta; derin nefes alınca şiddetlenen bir ağrı bu.. tarif edemiyorum hiç.. etmem de gerekli değil ya.. sadece, öyle ki gözlerimdekine, başımdakine ağrı demeye dilim varmıyor.. "içim yanıyor" derler ya hani, arabesk bulurdum ben o tabiri, iç yanması nasıl bişeymiş, onu yaşıyorum ben, umarım hayatımda son kez.. allah bir daha bana böyle bir acı yaşatmasın diyorum hep; hoş, bugüne dek hiçbir dileğim kabul olmamışçasına kırgınım ona, bunu da kabul etmeyecektir, bir ara benim bişeyler yapmam gerekecek bu konuda..

    hani hayat hep devam ediyor, sen hiç sahiden yıkılmıyorsun, hiç de bile ölmüyorsun, niye ulan bitmiyorsun ya.. bu çok siktiriboktan bişeymiş mesela.. ben aksine inanırdım.. hayata devam ediyor diye bozuk atacağımı sanmazdım hiç, ah.. ah ne çok şey anlatırmış, onu da öğrendim.
    hı, isyan etmek mi bu, bilmiyorum; dünyanın en haklı isyanıymış gibi geliyor şimdi, öyleyse.. böyle şeyler düşünmek beni daha çok üzermiş, hasta bile edermiş, yapmayayımmış, öyle diyorlar.. ne çok, her ağız, bir sürü, aynılı laf... hiçbiri annemin öldüğü gerçeğini değiştirmiyor.. daha çok genç olduğunu, büyüyüp de artık gücüm tam yetecekken ona gün gösteremediğimi- birkaç geçim sıkıntısız zaman geçirtemediğimi, torun sevdirmediğimi bilmeme; gerçekleştiremediğimiz bir sürü planımızı hatırlayıp kahrolmama engel de olamıyor.. insanlar tabii bişey demesi gerektiğini düşünüyor, iyi bişeyler demeye çalışıyor ama beceremiyorlar işte.. hiçbir iyi yetmez çünkü..
    ben çok çabalasam da kabullenme, daha kötüsünden korkma, şükretme ile geçiremiyorum bu süreci.. hiçbir zaman çok inançlı bir insan olamadım zaten.. birisi bunları telkin ettiğinde/söylediğinde, yaşadığı güzel günleri anımsatıp, teselli bulmamı beklediğinde sinir oluyorum içimden.. ama ancak öyle başedeceğimi öğrendiğimden, sussun diye artık, tamam diyorum..

    sonra kendimi düşünüyorum herkes gibi.. "şimdi bana ne olacak" bu dönemde geride kaldığını düşünen herkesin sesli/ sessiz sorduğu ortak soru.. aldığım nefes bile artık hergün iyi olmam için dua eden, her huysuzluğuma rağmen beni hep çok seven bir annem eksik kaldığımı hatırlatıyor şu neden hala dönüyor diye gıcık olduğum dünyada.. dahası yok.. yoksa yaşıyorsun işte.. kalıyorsun böyle.. çok özlüyorsun, hep özleyeceksin bundan sonra.. öyle çaresizsin ki ölümün karşısında, hiç itibar etmeyeceğin, hatta dalga geçeceğin laflara inanıyorsun.. görünürmüş mesela yakınlarına, kırkına dek.. gelirmiş evine.. bekliyorsun sana görünmesini.. gözüne baksa anlarsın çünkü.. bir sarılsan son kez.. sarılmayı geç tamam çok şey o, görsen işte?.. ya da bilsen mesela iyi, keyfi yerinde, varmış bir cennet harbiden de, orada, artık hiçbir yeri ağrımıyor, mutlu.. bekledikçe gelmiyor, görünmüyor hiç.. halüsinasyon görmediğim için boynum bükülüyor bir de, bile bile..
440 entry daha