şükela:  tümü | bugün
15 entry daha
  • hindu felsefesinde mutlak, nihai gerçeklik, tüm varoluşların prensibi, evrenin fenomeni ve özü. maddi olguların nihai özüdür ama duyular aracılığıyla fark edilemez, kendini tanıma aracılığıyla bilinebilir.

    brahman sözcüğü, rigveda’da ilahi, dua, kutsal bilgi, sihirli formül anlamlarında kullanıldı. kelimenin anlamı brahmanalar ve aranyakalar'da giderek genişledi. son biçimini "var olan her şeyin gücü, etkin ve içkin nedeni olarak evrenin temel ilkesi" sayıldığı upanişadlar’da aldı. bu, nesnel ve makrokozmik kavrama koşut olarak öznel ve mikrokozmik bir kavram, öncesiz-sonrasız, yok edilemez ve her bireyin özünü oluşturan atman geliştirildi. upanişadlar’ın tüm felsefesi bu iki ilkeye dayanır.

    brahman ve atman arasındaki, bir başka deyişle mutlak ile birey arasındaki ayrım pratik düzeyde geçerlidir. buna karşın mutlak gerçeklik düzeyinde iki ilke özdeşleşir ve bütün ayrımlar ortadan kalkar. bireyin kendiliği, brahmanın tümelliğinde tikelliğini kaybeder. atman, kendi doğasındaki brahmanın bilincine vararak gerçeği ve doğruyu elde edince (uzamsal, zamansal ve psikolojik sınırlardan kurtulunca) yolun sonuna yani kurtuluşa * ulaşır. bu öğreti upanişadlar’da birçok büyük önerme* ile anlatılır.

    "brahman bilgidir" (brahman her şeyi bilir)
    "kendin brahmandır" (ruhun brahmanla aynıdır, sonsuz tinsel ve doğaüstü bir nitelik taşımaktadır)
    "tüm gerçek brahmandır" (brahman her şeydir ve biz o'nun tüm farklı maddi veya manevi farklı enerjilerini görürüz)
    "sen o'sun"
    "ben brahmanım"

    sonraki hindu felsefesi atman-brahman ilişkisinden hareket ederek gelişmiştir. her vedantik felsefe okulu bu özdeşliğin aldığı çeşitli biçimleri kendine göre yorumlar. bu nedenle yorumlarda belirgin farklılıklar vardır.
9 entry daha