şükela:  tümü | bugün
105 entry daha
  • national geographic channel'da yayınlanan, "harika hayvanlar" belgesel serisinin "domuzların zekası" bölümünde, zekaları ile beni oldukça etkileyen hayvan.

    çok çabuk öğrenebilen ve sorunları rahatlıkla çözebilen bir zekaya sahipler; yabancı ortamlara hem fiziksel, hem duygusal, hem de zihinsel olarak çok çabuk uyum sağlarlar (örneğin, pembe çiftlik domuzları, eğer ki vahşi doğada yaşamaya başlarlarsa, tüyleri uzar ve renkleri koyulaşır, boyları uzar ve burun kemik yapıları evrimleşir) ve böylece diğer evcilleştirilmiş hayvanlara göre daha kolay hayatta kalırlar; çok hızlı büyürler.

    hayatta kalmak için sürekli bir mücadele halindedirler. bu mücadele doğumlarından itibaren başlar, çünkü bir domuz yavrusu doğar doğmaz başının çaresine bakabilmelidir. yavrular doğduktan sonra kendileri için en verimli memeyi ararlar ve bulduklarında da sütten kesilene kadar o memeyi bırakmazlar. daha açık bir ifadeyle, yeni doğan küçük domuzcuklar, anne domuzun memelerinden hangisini seçmişse, hep aynı memeden emer ve bir başka memeden hiçbir zaman süt içmez. en güçlü olan domuzcuk en verimli memeyi alır maalesef o ilk seçim aşamasında. o seçim aşaması da tam bir kaos ortamı zaten ama nasıl oluyorsa seçimler yapıldıktan sonra ortam aşırı derecede sakinleşiyor ve mükemmel bir düzen söz konusu oluyor.

    domuzların duygu ve tepkileriyle de insan psikolojisini anlamaya çalışmışlar. yapılan araştırmalarda, domuzlarda görülen travma ve nedenleri ile insanlarınkiler arasında ciddi benzerlikler olduğu ortaya çıkmış. örneğin domuz yavrularının, erken sütten kesilmeleri sonrasında yaşadıkları travmalar ile insanlarınkiler karşılaştırılmış. erken sütten kesilen domuzcuk daha panik, agresif ve daha kolay stres olabilen bir psikolojiye sahipken, sütten zamanında ayrılan domuz yavrusu daha rahat, dingin ve kendinden emin bir psikolojiye sahip oluyor. bunu anlamak için yapılan bir örnek deneyde, sütten zamanında kesilen bir domuzcuk, içi su dolu ve içinde bir tane küçük platform konulan bir havuza bırakılıyor. suda hiç paniklemeden gayet sakin sakin yüzerek domuzcuk çok kısa sürede platformu buluyor ve üstüne çıkıp bekliyor. aynı havuza 10 dakika sonra yeniden konulduğunda ise bu sefer platformun yerini hatırlıyor ve direk olarak oraya yöneliyor. sütten erken kesilen domuzcuk ise havuza bırakıldıktan sonra aşırı derecede panikliyor, ortama bir türlü uyum sağlayamıyor ve çırpınmaktan yanından bir çok defa geçtiği platformu bulamıyor. aradan uzun bir süre geçtikten sonra bulabildiği platformu da daha sonraki havuza bırakılışlarında maalesef hatırlayamıyor. ben şahsen bu domuzcuğa çok üzüldüm.

    travma yaşatılan domuzcuklardan yola çıkılarak, çocukken yaşanılan travmaların, insanın hayatı boyunca ciddi etkileri olduğu sonucuna varılmış : özgüven eksikliği, şiddete yatkınlık, öğrenme güçlüğü, uyum sorunları...vb.

    az biraz uğraşıldığında, okuma yazmayı öğrenebilir; önüne joystick konulduğunda, gayet rahat bilgisayarda oyun oynayabilir domuzlar. gerçekten etkileyici...
94 entry daha