şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • diger adi "yalnizcilik" olup, mantik ve ongoru cercevesinde uygulanirsa, zarari degil faydasi olur. buna en guzel ornek, amerika birlesik devletleri'dir.

    abd icin iki bolumde ortaya cikan ve olgunlasan bu politika, ilk olarak george washington'in 1796'da kongre'de yaptigi veda konusmasinda temellenmistir. gorev suresinin sonunda konusma yapan washington; "avrupa ile mumkun oldugunca az iliski kurun ve yabanci ulkelerle surekli ittifaktan kacinin" diyerek, amerika'nin izolasyonizm politikasina dair yol gostermisti.

    politikanin tam olarak olgunlasmasi da, 1823'te james monroe tarafindan ilan edilen monroe doktrini ile gerceklesmisti. bu doktrinle birlikte, basta ispanyollar olmak uzere despot avrupa'ya siktir cekilmis ve guney amerika ulkelerinin [meksika, sili, brezilya, kolombiya, arjantin, venezuella, ekvador, uruguay, paraguay, bolivya] bagimsizliklari desteklenmisti. bu ulkelerin bagimsizlik kazanmalari, avrupa'nin doymak bilmeyen emperyalist istahini kapatip, avrupa yerine abd'nin bu ulkeleri rahatca somurmesini saglayacakti; oyle de oldu.

    bu politika ile, avrupa'da devrimler(1830, 1849) olup, kibirli avrupa ulkeleri birbirlerini yerken, tum hepsinden uzak kalan ve ekonomisini guclendirmeye calisan abd, izolasyonizm politikasini soguk savas donemine kadar surdurmustur. tam da suskunlugunun asaletinden kaynaklandigi dusunulmeye baslanan abd, sscb-turkiye geriliminde sahneye cikmis, "abd sinirlari kars ve ardahan'dan baslamaktadir" diyerek, artik saga sola salca olacaginin ilk sinyallerini vermistir.
2 entry daha