şükela:  tümü | bugün
  • bir serdar kuzuloğlu yorumudur ve tamamı şu şekilldedir:

    "(başıma bir iş gelmeyecekse) gezi parkı çiçek gibi olmuş. çok ağır bedeller ödendi ama -her anlamda- emeği geçenlerin eline sağlık diyelim."
    link: https://twitter.com/…dark/status/349178433386975232

    eğer parka en son 2 ay önce (veya daha eski tarihte) gittiyseniz ve son 1 ayda olanların hiçbirinden haberdar olmayacak kadar kafasıeksikseniz tamamen doğru fikirdir.

    ama son 1 ay içinde yaşananlar, parkın bugün "çiçek gibi" olmadığını ve yapılan çalışmaların tüy diker cinsten olduğuna işaret ediyor.

    o parkta bir özgürlük mücadelesi verildi.
    önce birkaç ağacın yıkılmasına, parkın içine bir bina sıçılmasına engel olmak istedi "3-5 kişi".
    sonra polis onlara acımasızca saldırdı. itiraz etmek için onlarca kişi oldular.
    kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmayan, sadece "bi dinleyin" diyen bu grup daha acımasız bir şiddetle yüzyüze geldi.

    artık onlarca değil, on binlerce kişi park ve çevresinde, milyonlarca kişi (içişleri bakanlığı 2.5 milyon dediyse ben 5 milyon derim) sokaktaydı.

    türk'ü, kürt'ü, emermeni'si, müslüman'ı, alevi'si, çoluğu-çocuğu, kadını, erkeği, engellisi, chp'lisi, akp'lisi, bdp'lisi, eşcinseli, transı, başı örtülüsü, eteği kısası... herkes, hep bir ağızdan "özgürlük" diyordu. "bu parka bina dikme" diyordu...

    silahsızdılar. şiddetsizdiler. apolitiktiler.çapulcuydular!... hepsi bu..
    başbakan emir verdi, "24 saat içinde parkı boşaltın"

    polis, insanları öldürmekten çekinmez bir tavırla, başbakanı karşılayanların çirkinliğine yakışır bir şekilde "ezdi geçti".

    o insanlar terörist, saldırgan, vandal, yalancı, densiz, faiz lobisinin oyuncağı, chp'li, dış mihrakların esiri gibi sıfatlarla anıldı. hepsi birer "pislik" gibi gösterildi ve parkı boşaltarak "temizliğin" ilk adımı gerçekleşti.

    ardından parka yeni ağaçlar dikilmeye, 3 ay sonra ölecek mevsimlik çiçekler ekilmeye başlandı.
    açıkça "onlar kirletti, biz temizledik" diyorlar.

    dün ağaçları yıkanlar, bugün ağaç dikiyor.
    yarın yıkıp, dümdüz edip bina dikecekleri (inşallah başaramayacaklar) yere yıkacakları ağaçları dikip şirinleri oynuyorlar.

    parkı korumak isteyenlere "sen o parkın dünkü halini biliyor musun" deyip, bir yandan parkına sahip çıkmadığını da itiraf eden devlet, bugün sanki "hep böyleymiş" gibi "temizliyor" parkı.

    ne kadar temizlerse temizlesin, polis bu süreçte üç can aldı. onlarca insanın gözünü çıkarttı, binlerce insanı yaraladı. her yere kan bulaştırdı. tüm sokaklara ve ruhlarına.

    ne yazık ki o kan lekesi bir daha hiç çıkmayacak...

    işte böyle çiçek gibi oldu park..

    yapılan açıklamalara göre "hayat normale döndü, taksim yeniden halka açıldı."
    tek bir sorun var, gezi parkı'na kimseyi sokmuyorlar. sadece sarı basın kartı olanlar, polisler ve belediye girebiliyor.

    halka açık parka halk giremiyor.
    çiçek gibi oldu ama park..

    engelliyim ben. taksim'e tek sağlııklı çıkışım gezi'den. cumartesi gittim. onu bile kapatmışlar. "direndim" açmadılar...
    iki güvenlik görevlisi karga tulumba merdivenlerden çıkardı meydana.

    sonra polisle konuştum. amirden izin aldım. zorla girdim içeri birileriyle konuşmak içiin ama yetkili kimse yoktu.
    en yetkili kişi parkın güvenliğiydi. "2 gün sonra açılacak, pazartesi gel" dedi.

    bugün hala açılmamış.
    ama girenler diyor, çiçek gibi olmuş park...

    son bir not:
    direniş sırasında bir defa gidebildim parka. çok kalabalıktı ama gerçekten çiçek gibiydi.
    hiç de başbakan'ın, necati şaşkın'ın anlattığı gibi sidik kokmuyordu. zaten işeyecek boş yer yoktu ama seyyar tuvaletler vardı.

    cumartesi sadece "temizlik" yapanların olduğu park bildiğin bok kokuyordu...

    cumartesi akşamı yazdığım blog yazım da şu: http://www.simtoalev.com/…a-yeniden-halka-acilacak/
2 entry daha
hesabın var mı? giriş yap