şükela:  tümü | bugün
19 entry daha
  • pusudaki bir düşman gibi. monotonluğu bekliyor. evlilikleri, dostlukları, "birlik" gerektiren hey şeyi içten içe çürütmek için orada gizlenmiş bekliyor.

    bir gün bir kahvaltı sonrası adam eline gazetesini ve kumandasını almış içerde masayı toplayan kadına bakıp "evlilik dedikleri" diye başlayan sessiz cümleler kuruyor kafasının içinde: "evlilik dedikleri çok da matah bir şey değilmiş." işte o an pusudaki anlamsızlık çıkıp zihinlerde yeşeriyor. bir virüs gibi yayılıyor.

    bir gün her şey kendini tekrar etmeye başladığında, "ilk heyecan" bittiğinde; ayaklarımızın altındaki boşluğu farkedeceğiz. düşmemek için tutunacak bir anlam arayacağız:

    daha çiğken, hamuruna kattığımız bir tutam anlamı; muvakkat olmayan, sandıklarda saklanmayan, televizyon kumandasından çıkmayan, ne gençliğe ne ihtiyarlığa eyvallah edecek, gökyüzünden beslenen bir anlamı.
50 entry daha