şükela:  tümü | bugün
304 entry daha
  • bu dizi türkiye'de ilk yayınlandığı zaman hiç başarılı bulmamış, neden bu kadar sevilip sayıldığını bir türlü anlayamamıştım. hatta sonraları uzunca bir süre bütün konunun seks etrafında dönmesi olduğunu düşünmüştüm, gayet makul görünüyordu bu sebep bana; ta ki asıl sebep, dizinin ikinci defa gösterilişinde son birkaç sezonu adamakıllı izleyerek hayatımın (bence) önemli bir kısmını bu diziye harcarken malum oluncaya kadar. bence esas sebep, dizideki karakterlerin hedef kitlesi insanların bizzat kendilerine benzetip, rahatlıkla özdeşleşmelerini sağlayıp, sonra da fazla abartıya kaçmadan karakterlere olması düşlenen hayatlar yaşatılarak bu popülerlik yakalanmış.(tabi seksin payı hala büyük)buyrun isterseniz karakterleri şöyle bir inceleyelim:

    ally mcbeal: ana karakterimiz, güzel(olduğu iddia edilen), başarılı, zengin, akıllı genç bir avukat. genellikle kadınlar tarafından beğenildiğini gördüğümüz, gil bellows,robert downey jr ve jon bon jovi gibi karakterlerle ilişkiler yaşar, ve öyle ya da böyle bir şekilde istemediği halde ilişkileri sonlanır, sonra da uzun uzun üzülür, travmalar geçirir. yalnızdır, bütün arkadaşları işiyle ilintilidir. fazla bir şeyler yapmadığı halde şirketin işle ilgili veya ilgisiz odağıymış gibi gösterilir. tam da yalnız hissetme bakımından kendini özdeşleştirebilecek ve yine de zenginlik, yakışıklı erkeklerle birlikte olma gibi ilgi çekici öğelerle albenisi artmış bir karakter.

    john cage:okulda bir ezik bir karakter iken büyümüş, kafasını kullanarak zenginleşmiş, güzel kadınlarla zaman zaman birlikte olabilen, hatta ve hatta mahkeme salonlarında hayatında sürekli ezilmiş olmanın eksikliğini giderircesine ayardan ayara koşan bir karakter. özellikle mahkeme performansları önemli bir faktör karakterin oluşumunda. bunun dışında kafasına esti mi gider bunu istiyorum diyerek meksika şarkıcısı olur. tam ortalama ezilmiş bir erkeğin kendi benliğinden kopmadan olmak isteyeceği gibi bir karakter.

    elaine vassal: kısaca sekretersiniz, az para kazanıyorsunuz, aynı ligde yarışmıyorsunuz ama yine de onlarla ayrım gözetmeden arkadaş olabilirsiniz, şahane dans edip, seksi imajınızla ağızlarını açık bırakabilirsiniz.

    richard fish: bu da normal ortalama erkeğin rüya karakteri olarak yaratılmış, doğru dürüst çalışmadan paraya para demeyen, ve bu kazandığı paranın her kapıyı açacağına inanan, yine bu sayede bir sürü güzel kadınla beraber olan**, ama zaman zaman duygusallık kılıfı da giydirilerek insani bir yönü olduğu da vurgulanan bir karakter.

    ve benzeri yorumlara açık bir sürü karakter daha. bunlar demek değil ki dizi eğlenceli değil, tam tersine hollywood sinemasında da bolbol görüldüğü gibi insana düşünme zorunluluğu vermeden hoşça vakit geçirtiyor. ancak bu demek değil ki seinfeld ve benzeri mükemmel senaryolara dayanan, akla yönelik, referanslarla dolu dizilerle kıyaslanabilir ve komedi dizisi klasikleri arasına girebilir.

    not: bu arada vonda shepard'dan ve başta iyi gibi gelse de her bölümde söyleyerek nefret ettiği şarkılardan da bir süre sonra gına geliyor, insan nefret etmeye başlıyor vonda'nın sesinden.
115 entry daha