şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • edward said'in oryantalizm kitabından önce (1977) yazıp hazırlamış olduğu karşılaştırmalı edebiyat doktora tezini amerikada tez danışmanlarından biri tarafından "senin konun yok" denerek red cevabını almış jale parla. tabi ki asıl mesele bu değildi belli ki işine gelmemiş yazılanların çarpıcılığı. fakat o günlerde edward said bu konu üzerine bir kitap yazacağını açıkladığı vakit jale parla heycanla "bakın edward said bu konu hakkında kitap yazıyor. neymiş demek ki böyle bir konu varmış." tez danışmanı artık boynu bükük kabul etmiş tezi.
    114 sayfaya bir romantik batı edebiyatının tarihsel sürecini anlatmış. tabi ki asıl mesele batıda edebiyat değil. ana eksen batının 19.yy da doğuya yönelişini anlatırken adeta beckford, schwab, goethe, victor hugo, nerval, lamartine vs. gibi birok yazarı da tanımış oluyoruz. dolayısıyla batılı romantikler ve onların arayışları olarak bile bakılabilir bi nevi.

    genel anlamda batı romantikleri doğuyu kendilerinin yarattığı metinler üzerine tanıma çabasında olduğunu kitap boyunca vurguluyor jale parla. doğuya yapılan yolculuklar adeta bir ikircikli ruh halinin kendini bulmasına döner kimi romantiklerce. yani batıdaki aklın egemenliğinden bunalan romantikler doğunun duygularında soluklanıyor ama tabi ki biraz siyasete bulaşarak. mesele batı-doğu olur da siyaset ve sömürgecilik işin içine girmez mi, tabi ki girer. nitekim girmiş.
    özellikle lamartine'nin küstahca fikirleri akıl almaz.
    çoğu doğunun batı aklına muhtaç olduğunu söyler ve bunun aslında sömürgeciliğe "paşam beni takip et" demekten başka birşey olmadığını bilirler.
    bir yandan tütsüler, çelişkili ruh halleri, iyi ve kötünün birbirine karıştığı doğu egzotizmini hayranlıkla överken diğer yandan tüm bunları aşağılayıp batı aklının ihtacından söz ederler. içine düştükleri çelişkinin bilmem farkındalar mıydı. bunun pek bi önemi yok aslında. bugüne baktığımızda türkiye'de yaşadığımız herşeyin o gün planlandığını okumak ilgi çekici. garplılaşmanın garabetini yüzümüze vuruyor. yakın zamanda moderniteye eleştirinin başlangıcı sayılabilir bu kitap.

    kabaca 1001 gece masallarından etkilenenler romantik arayışlarının tatmin yerini doğu olarak belirler ve sonra william becford history of the caliph vathek'i yazar. byron da becford'dan etkilenir ve the giaour kitabını yazar. daha birçok yazar gibi victor hugo geri kalmaz les oriantales kitabını yazar. ve böylelikle doğu miti oluşur. sonra miti yıkmayı realistlere bırakırlar.