şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
81 entry daha
  • her zamanki gibi bu gayet faydalı site hakkında da "ne işinize yarayacak ki zaten biliyorsunuz okuduklarınızı, işte amaç çok entelektüel gözükmek" diyenler çıkmış. facebook gibi popüler kültürün odak noktası olmuş -ve entel gözüktürecek hiçbir yanı omayan, aksine gün geçtikçe bayağılaşan- bir yer hariç diğer tüm sosyal ağlar hakkında bu cümleyi duymadan geçtiğimiz olmamıştı, şükür ki goodreads de payına düşeni almış.

    yanılmıyorsam 9-10 yaşlarımdan itibaren kitapların ilk ve son sayfasına kitaba başladığım ve o kitabı bitirdiğim tarihi not düşerim, bu bir nevi alışkanlık benim için. sonraları bununla yetinmeyip, yılda kaç kitap okuduğumu hesaplayabilmek için okuduğum tüm kitapları kayıt altına aldığım küçük bir defter tutmaya başlamıştım -tweety'li falan çok şeker bir şeydi- ve bi' beş seneye yakın bir süre bu defteri gayet düzgün kullandım. gelgelelim, öss denen garabet sistemin de etkisiyle lise yıllarımın sonlarına doğru bu işten epeyce koptum ve tekrar eski tempomla okumaya ancak yüksek lisansta başlayabildim.

    tüm bu süreç zarfında, içimde, okuduğum, "şu dersler bi' bitsin de bunu kesin okuyacağım" veya her türlü ıvır zıvır kitap tanıtım broşürü/dergisinde görüp-arka kapağını okuyup da "hım okunabilir aslında" dediğim her türlü kitabı bir yere kaydetme güdüsü hissettim ve internette araştırmaya koyuldum. bir baktım ki benim gibi binlerce insan olacak ki goodreads adında tamamen benim küçük tweety'li defterimle aynı mantıkla çalışan şahane bir site bana bu imkanı vermiş, ben de hiç düşünmeden kaydoldum.

    ne işime yarıyor?

    - öncelikle, okuduklarımı genellikle hatırlasam da yaş ilerledikçe bu beceri gerileyebiliyor, zira ablamın "ben bu kitabı okumuş muydum yea" diye bana sorduğunu biliyorum, o yüzden okuduklarımı kayıt altına alıyorum
    - okumak istediğim 200'ü aşkın kitap var -ben de çok geç fark ettim bu boyutta olduğunu- ve maalesef kitaba tesadüfen rastlamadığım sürece katiyen hatırlamıyorum neyi okumak istiyordum, şimdi aklımdan çıkmadan işaretliyorum "okunacaklar" listesinde
    - eskiden gelen alışkanlıkla yılda kaç kitap okuduğumun hesabını bilmeyi seviyorum, goodreads'in "reading challenge" özelliği ile kendime meydan okuyorum -çoğunlukla kaybetsem de-
    - ingilizcemi geliştirmeye çalışıyorum -toefl almak zorunda olduğumdan- bunun için de ingilizce kitaplar okumaya çalışıyorum, fakat ingilizce roman sayısı türkçenin 10 katı olduğundan hangisini almam gerektiği konusunda ciddi bir yardıma ihtiyaç duyuyorum. goodreads de sağ olsun her sene okurların oylarıyla belirlenmiş o yılın en iyi kitaplarını seçerek benim işimi oldukça kolaylaştırıyor.

    vs. vs.

    goodreads'in türkçe versiyonu gibi çalışan birkaç site daha var. çoğuna kaydoldum ve aralarında en başarılısının vikitap olduğuna karar verdim -her ne kadar yöneticiler siteye oldukça ilgisiz olsa da-, viıkitap'ı da benzer bir mantıkla kullanıyorum çünkü zaman zaman goodreads'te türkçe, vikitap'ta ise ingilizce kitap sıkıntısı çekebiliyorum, ikisini bir arada kullanarak da durumu dengeliyorum.

    özetle, goodreads, kullanmayı bilene oldukça faydalı bir site, tıpkı başlangıçta "ünlüler kullanmalı orayı, sıradan insanların ne yaptığından bize ne" denilen twitter gibi. twitter'ın nasıl önemli bir işlevi olabileceğini hem van depreminde hem de tüm bu gezi parkı eylemleri süresince birebir gördük çok şükür, o zamanlar "kendini beğenmişlik" diyenler laflarını yuttular mı, orası bilinmez.

    türkiye'deki insanların en büyük problemlerinden biri "herkesin, her şeyi, sadece gösteriş için yaptığını" düşünmek ve bunu inatla savunmak. siz öyle olabilirsiniz -ve evet, muhtemelen öylesiniz- ama olmayanlar var, o daracık bakış açınıza güvenerek elalemin kalemini kırmadan önce belki anlamaya çalışırsınız diye...
341 entry daha