şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • amerikan tarihi içerisinde, özellikle ırkçılık muhabbeti açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. kendisi amerika'nın ikinci zenci boks şampiyonudur. kendisinden önceki zenci şampiyon jack johnson'dur ve ikisinin şampiyonlukları arasında yirmi yıl vardır. profösyonel boksa hızlı bir giriş yapmış, ardı ardına galibiyetler almıştır. yüksek nakavt oranı, hızlı ve sert yumruklarıyla zencilerin umudu ve idolü olmuştur. hızlı yükselişini kesen kişi ise alman boksör (bkz: max schmeling) olmuştur. max schmeling maçı için kendisinden çok emin olan joe louis, iyi hazırlanmamıştır bu maça. max schmeling de boş adam değildir ve joe louis'i fakir sümüğü gibi yapıştırır ringe. zenciler için o gün, cenaze günü gibidir. beyazlarsa bunu fırsat bilip kendisine (bkz: nigger) demeye devam etmiştir. bu maçtan sonra dergiler, gazeteler buram buram ırkçılık kokan karikatürler, resimler, yazılar yayınlamıştır. max schmeling ise almanya'ya geri döndüğünde, krallar gibi karşılanmış, yollarına güller dökülmüştür. alman bacılarımız kendisini görünce ıslanmış; alman erkekleri gaza gelip yastık dövmüş, ertesi gün boksa yazılmıştır. ayrıca üstün ırk muhabbetini pekiştirmiştir.
    louis ise gaza gelmiş, birbiri ardına adam pataklamaya devam etmiştir. günü gelince şampiyon da olmuştur. joe louis'in oğlu der ki "babam schmeling'den dolayı kendisini şampiyon gibi hissetmiyordu". ama ikinci schmeling maçı yaklaşır. bu maç louis-schmeling maçı değildir sadece. bunun üstündedir. derler ki, bu maç almanya-amerika maçıydı, bu maç hitler-roosevelt maçıydı, bu maç aryan-(bkz: amerikan) maçıydı. bu kadar siyaset kokan bir maç daha görülmemişti. ilk maçta (bkz: nigger) olan louis bu maçta dönek amerikan vatandaşı tarafından amerikan ilan edilmişti. louis maça hızlı başlar. schmeling'i iplere yaklaştırır. schmeling sol direkle hafifçe louis'i yoklamaktadır. ikisi de sabittir, sadece schmeling'in sol kolu oynamaktadır. louis ani bir atak yapar, schmeling'e o sert yumruklarını indirir. schmeling düşer ama kalkar. schmeling'i tekrar iplere yaslayan louis o kadar sert vurur ki, schmeling çığlık atar ve ilk rounddan maç biter.
    tüm amerika tarafından şampiyon kabul edilir louis. gönüllerde taht kurar; ama kendisini yetiştiren koçları gerçekten sağlam adamlardır. kendisinden önceki zenci şampiyon jack johnson'un hatalarını yapmasına izin vermezler. ona yapmaması gereken şeyleri yazarlar: beyaz kadın yok, çok konuşmak yok, şaklabanlık yok... maçına çık, bitir ve geri dön.
    louis daha sonra orduya katılır. amacı, siyahların da bu ülke için fedakarlık yaptığını göstermektir. üniformasını giyer çıkar halkın karşısına. halk artık bütün olarak seviyordur louis'i. louis bu noktada (bkz: muhammad ali)'den ayrılmaktadır. savaş için yaptığı konuşmasında, "biz kazanacağız, çünkü tanrı bizim tarafımızda" demiştir. kendisini tanıyanlar, bu sözün, louis'in saf bi insan olduğunun göstergesi olduğunu söyler. çünkü louis çok fazla siyasetle uğraşmaz, çok dindar da değildir. o lafta da aslında "biz tanrının tarafındayız" demek istemiştir. louis savaş sırasında eşinden ayrılır. geri döndüğünde ufak tefek çapkınlıklar alır yürür. louis kadınları, kadınlar da louis'i sevmektedir. çapkınlıklar, vegas vs. derken joe akmaktadır. yavaş yavaş fiziksel olarak düştüğünün sinyallerini verir. artık daha çok zorlanmaktadır. kimseye hayır diyememe huyundan dolayı fazla para saçmaktadır. kadınlara, çocuklara, garsonlara bahşiş verir durur. bonkör de bir abimizdir. zaten özünde çok temiz insandır louis. fakirlere yardım eder, halkını sever vs... zamanla boks hayatı biter. tabi maddi sıkıntılar başgösterir, göz altına alınır bundan dolayı. sonraları boksa geri döner. (bkz: rocky marciano)'ya teklif götürür. marciano dövüşmek istemez. ama louis susmak bilmez ve ikna eder marciano'yu. bu maç biraz dramatiktir. eski günlerinden eser olmayan louis için maç çok sert geçmiştir. marciano karşısında aciz bir duruma düşmüştür. marciano, sert bir yumrukla, louis'i ringin dışına düşürür. louis kameraların önüne düşmüş kıvranmaktadır. kalkamaz ve maçı kaybeder. böyle kötü bir sonla biter kariyeri. marciano soyunma odasında ağlar, bu maçı hiç yapmak istemediğini ve onu incitmek istemediğini söyler. maçtan sonra, spikerler bile ağlamıştır.
    louis boks kariyerinin ardından, inişli çıkışlı hayatını devam ettirir. gün gelir güreş bile yapar. ikinci eşi, o'na güreşemeyeceğini söyler. ama güreşir joe. radyolarda, televizyonlarda boy göstermeye devam eder. yaşlandıkça hayat zorlaşır. vergi borçları vesaire derken louis'in eski parlak günleri geride kalmıştır. beyazlar tarafından bile sevilmeyi başarmış bir siyahi adam için oldukça kötüdür hayatı. bir ara vegas'a geri dönüş yapar. o parlak ışıkların altındadır yeniden. louis'in ününden faydalanılabileceğini düşünürler. ama louis artık akli dengesini de kaybetmeye başlamaktadır. odasında klimadan korkar; çünkü o'na göre, klimadan zehirli gaz yollayıp, öldüreceklerdir kendisini. kendisini akıl hastanesinde bulur. artık yürüyememektedir. tekerlekli sandalyede, akli dengesini kaybetmiş bir adam olmuştur. paranoya ve tekerlikle sandalyeye hapis olmuştur. bir gün 64. yaş günü için vegas'ta bir gece düzenlenir. sinatra dahil bir çok müzisyen, sporcu, sanatçı, politikacı louis'i onurlandırmak için oradadır. sinatra louis'in bileğinden tutar ve yumruğunu seyircilere doğru kaldırır. derler ki; louis'i görmek bile insanı mutlu ediyordu. bu geceden iki yıl sonra, louis 66 yaşında vefat eder. "greatest" lakaplı muhammad ali, cenazede kendisi için, "gerçek 'greatest' joe louis'tir" demiştir.
    arkasında, kimi için "niggerdan şampiyona", kimi için "kahramandan şampiyona" bir hayat bırakmıştır. ırkçılık konusunda bir çok tabuyu yıkmış, herkesin saygısını kazamıştır. altmış altı galibiyet, üç yenilgi ve bir beraberlikle mükemmel bir kariyer ortaya koymuştur. sporculuğundan karakterine, gerçek bir efsanedir joe louis.

    (bkz: george foreman/@ucuz pringles)
    (bkz: joe frazier/@ucuz pringles)
3 entry daha