şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • sanki ikiye ayrılmış gibiydi benliğim. bir türlü ne yapmam gerektiğine karar veremiyordum. karar verdiğimdeyse her şeyin daha kötü olacağını hissettim. ne mi yaptım? kararı uyguladım belki de yüzlerce kez düşündüm ve uyguladım en sonunda. uyguladım ama sonuçlarını görmekten korkuyordum bu defa da. geri dönmek istedim, dur dedim, baktım geçmişe. okudum, düşündüm yine. geri dönmek isteyen o bölünmüş benliğin sadece bir yanıydı, öteki yanıysa korktu. sanki kalbime hükmetmeye başlayan bu korkak mı mantıklı mı olduğu belli olmayan taraf beklememi söylüyordu. beklemek istemiyordum. ama bazen uçurtma maviliklerden inince çok zor olur kavuşturmak onu eski yerine, diye düşünüp beklemeye karar verdim. hani güneşli bir günde yeşillik alanda uçurtmasını uçuran, buğday sarısı saçlarıyla ordan oraya koşan ufak çocuk vardır ya işte o olmak istiyordum yine. her şeyi unutup o olmak istiyordum. tek derdim uçurtmamı maviliklere kavuşturmak olsun istiyordum. büyümek hep daha fazla şeyle uğraşıp zorlanmak olacakmış meğer zamanla öğreniyorsun. gökyüzünde bir süre süzüldükten sonra ne yaparsam yapayım yavaş yavaş alçalan uçurtmam ayaklarımın dibine düşüp de sadece bakıp onu bir daha uçuramayacağımı öğrenince anladım... yırtılmıştı uçurtmam pek çok yerinden, erişemezdi tekrar ait olduğu yere.
10 entry daha