şükela:  tümü | bugün
  • selim çiprut adlı şahsın 2013 basımlı romanı.

    kendisine öncelikle şöyle seslenmek istiyorum; 'hamsın, pişmemişsin, kim sana olduğunu söyledi?'.

    kapak tasarımından işkillenmem lazımdı, ama kahretsin ki şekilci değilim. kapağına göre kitap seçtiğim de olur ama adına sanına kapıldım bunun. hay kapılmaz olaymışım...geri kalanı bol bol spoiler içermekte.

    --- spoiler ---

    bir saati biraz geçkin bir sürede okudum bitirdim lakin bu sürükleyici olduğundan değil; aksine fazlasıyla alışıldık cümlelere, en basmakalıp anlatım biçimlerine sahip olduğundan. konu inanılmaz ucu açık bir konu, ve hatta fena da değil; fakat o denli sıradan, o denli beklenilen şekilde işlenmiş ki keyif almak çok da mümkün olmuyor.

    türk yazarların uluslararası platforma adım atma arzularını, ancak türk yazınında ve okuyucusunda başarıya ulaşırlarsa doğru buluyorum. kitapta uçuşan grace'ler, fred'ler, monica'lar bana başka bir hissiyat vermedi doğrusu, olsa olsa budur sebebi diye düşünüyorum. erkan'ın, naciye'nin, burak'ın suyu mu çıktı da stuart'lar falan fink atıyo arkadaşım diye sorarlar adama. hayır çok hakim olursun bu milletin yaşamına, tamam o zaman yaz ama böyleli olmuyor olamıyor. 'görkemli bir törenle evlenme' gibi ergen romanlarının copy paste cümleleri, yok efendim leonardo dicaprio'nun gelip de 'kısmetse seneye onunla çalışacağız, şimdiden heyecanlanıyorum' demesi falan...buna uygun bir hikaye örgün olsa konuştur bu adamı böyle, ama alakası olmayan bir çizgide gidip de araya bunu sıkıştırınca sevgili yazar, çok üzgünüm komik ya da sempatik veya zeki olmuyorsun.

    diyaloglar akıl almayacak hallerde. lanet ettim başladığım kitabı ille de bitirme huyuma. olay örgüsü derseniz evlere şenlik. yaratmışsın orda o canavar bu bilmem ne, e arkadaş üç saniyede faniler tarafından tarumar ediliyor bunlar? alo? kimse var mı orda? rüya diyoruz rüya, ucu inanılmaz açık...yaratıcılığın nerde ey yazarcığım?

    bildiğim tüm rüya tabirlerini sonsuza kadar unutayımmış. niye? neden yani? sen bu kitabı yazdın diye mi? zıttırık kırmızı takım elbiseli cognatus istakozla şampanya kemiriyo diye mi? neden abim neden? adama kendi ağzıyla söyletmişsin; 'ben insanlara rüyalarında ıvırı kıvırı gösteririm, inanmak ya da inanmamak onların elinde.' al işte, bizzat rüya tanrısı diyor ki oturun üstüne konuşun, ulan ne olabilir bu deyin diye...ne dediğin belli değil yemin ediyorum sayın yazar.
    --- spoiler ---

    içerlemişim ben galiba biraz. gerçekten bana en ufak bir şey katmayan nadir kitaplardan. üstüne düşünmüyorum, aklımın köşesinden geçmiyor. okudum bitti gitti. bittiği an hissettiklerim ahanda bu yazdıklarım. ötesi yok.
2 entry daha