şükela:  tümü | bugün
25 entry daha
  • zarla şans dönmeyecek
    daha gençlik yıllarında şunları yazmıştı mallarme:
    "müzik önümüzde güzel bir örnek. mozart'ı, beethoven'ı ya da wagner'i usulca açalım, yapıtlarının ilk sayfalarına şöyle gelişigüzel bakalım. o ciddi, göksel, bilmediğimiz işaretlerle dolu ve tıpkı bir cenaze alayı gibi kara şeyleri gördüğümüzde kutsal bir şaşkınlık duyarız..." yazıya şöyle devam ediyordu: "sorup durmuşumdur kendime, bu nitelik tek ve en büyük bir sanattan niçin esirgendi..." görüldüğü gibi ozan, müzikle şiirin bileşiminden, tek, güzel ve büyük bir sanat doğacağına daha gençlik yıllarında inanmıştı. şiirin arayıcı, biçimci ustası, büyük dize kurucusu, tasarımını yıllarca sonra, sanatının en yetkin döneminde, ölümünden bir yıl önce gerçekleştirdi. işe, wagner'in notalarını, partisyonlarını ödünç almakla başladı. sayfayı ve şiiri seslendirdi. ilk kez, zarla şans dönmeyecek'te, "sessizliği oluşturan" boşluklarla, "ses tonunun iniş ve çıkışlarını yansıtan" alt ve üst arasındaki ortalama uzaklıkla, sözcüklerin ortada toplanmasıyla, değişik puntoların kullanımıyla sayfa başlı başına bir anlam ve önem kazandı. sayfa düzeni, hurufat ve sözcüklerin uyumuyla şiiri bir senfoni haline getirmeye çalıştı. bütün şiirsel deneyimini, ustalığını ve bilgilerini zarla şans dönmeyecek'e koydu. ozan'ın, hakkında en çok yazı yazılan yapıtıdır bu. yorumcuların kimi, şiirin bir bütün oluşturduğu, kimileri de birbirlerinden kopuk, ayrı parçalar olduğunu ileri sürdüler. mallarme ise "her şey kısaltılmış olarak, varsayımda geçer, öykü anlatılmaktan kaçınılır" diyor.
    mallarme şairler prensi , erdoğan alkan
24 entry daha