şükela:  tümü | bugün
122 entry daha
  • çilesi mezarda biten gariplerden.

    hakan tok, 30 yaşında altı kurşunla öldürülen ol garip münevverçün, dokuz bölümlük şöyle bir yazı dizisi kaleme almış vaktiyle.

    neden bilmiyorum ama ben hep bergen'in katili eski eşin akıbetini merak eder; kim bilir nasıl vicdan azabı çekiyordur, nasıl bir utançla yaşıyordur, nasıl pişmandır yediği herzeden diye düşünürdüm.

    meğer;

    "yanlış yaptı yüzüne kezzap döktürdüm, hak etti öldürdüm. yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim" diyen eski eş halis serbes; adana'da bir giyim mağazası işletiyormuş, kozan'da göl kıyısında çevresi ormanlık bir ev almış, yirmi kişilik(!) bir sal yaptırmış, dostlarıyla da bu salla açılır, gölün ortasında kuş cıvıltıları içinde dem çekip mangal sefaları yaparmış... haa bir de 1993'te evlenmiş ve dört çocuk yapmayı da ihmal etmemiş.

    bir insana aşk kisvesi altında her nevi işkenceyi yapan ve en sonunda da öldüren bu adamın şu sözleri, havada asılı kalan devasa bir ünlemdir benim için;

    "ormandaysam, her yerde kuşlar, yabani hayvanlar önüme çıkıyor. ürkek tavşanlar, bazen korku ile kaçan bir tilki. ama avlanmıyorum, , avlanana da izin vermiyorum."

    "ama avlanmıyorum, avlanana da izin vermiyorum." vaktiyle insan canı almış ve bu güne kadar pişmanlık emâresi dahi göstermemiş bir adamın ağzında bu kelâmlar nasıl da sakil duruyor; şaşmamak, öfkelenmemek elde değil.

    özetle olan gene ölene olmuş sayın okuyucu. halis serbes zihniyetine göre bergen, kuş cıvıltılarını dinlemeyi, göl kıyısında uzun yürüyüşler yapmayı, orman havasını ciğerlerine doldurmayı, dostlarıyla mangal yellemeyi hak etmemiş.

    ne diyeyim bilmem ki. bergen'in ruhuna rahmet, halis serbes'e ise bergen'in ah'ı devrilsin.

    mütehayyirim.
177 entry daha