şükela:  tümü | bugün
384 entry daha
  • ilginc bir sahsiyettir. universitede psikoloji okuyanlar veya okumus olanlar bilirler. ilk sene aldiginiz psikoloji derslerinde surekli yatip kalkip freud'dan, freud'un teorilerinden filan bahsedilir ve surekli ondan ornekler verilir. ikinci senede bu epeyce azalir ve freud'un ismini koskoca donemde 10-15 kere filan duyarsiniz. ucuncu ve dorduncu senede dersler daha akademik ve arastirma ("research" muhabbeti) agirlikli oldugu icin freud'un ismi ya hic anilmaz, ya da anilsa da dalga gecmek veya asagilamak icin anilir. mesela bir teoriden bahsederken "freud da zamaninda xyz diye dusunmus, ne kadar komik degil mi?" diye anlatilir. sonra master/doktora seviyesine geldiginizde 2-5 yillik egitiminizde freud'un adini belki bir kere bile duymazsiniz. tabi okudugunuz okulda ozellikle freud hayrani veya takintisi olan bir hoca yoksa (istisnalar her zaman olacaktir).

    bununla birlikte psikoloji disinda bolumler okuyup da gerek zevk icin, gerek meraktan, gerek baska sebeplerden 1-2 tane psikoloji dersi alanlar genelde bu derslerde freud'un ismini cokca duyacaklari icin "bu psikoloji okuyanlar 4 sene paso freud okuyorlar galiba" gibi bir algi olusuyor. halbuki akademik olarak ciddiyeti olan okullarda her gecen sene freud'dan daha az bahsedilir ve sonra hic bahsedilmez.

    peki freud'un olayi nedir? freud'u anlayabilmek icin yasadigi doneme bakmak lazim. freud "victorian era" denen cagda (turkce'si yanlis bilmiyorsam viktorya donemi olacak) yasamistir. viktorya doneminin soyle bir ozelligi var: o donemde insanlar kapali kapilar ardinda cinselligi doyasiya yasasa da toplum icinde cinsellik muthis bir tabu haline gelmisti. yani gunduzler insanlar bir aradayken cinselligi cagristiran en ufak bir konusma cok buyuk bir ayip olarak goruluyor, geceleri (ozellikle varliklilarin) evlerde seks partileri veriliyordu. hatta olay oyle bir seviyeye gelmisti ki siz bir arkadas meclisinde, atiyorum, "bir masanin 4 bacagi var" deseniz insanlar size ters ters bakip "inanabiliyor musun, bacak dedi!" diyeceklerdir. o donemde bacak, kol, gogus gibi organlarin isimlerini cumle icinde kullanmak bile cok buyuk bir tabu olarak goruluyordu. halbuki gece olup insanlar evlerine cekildiginde isler cok farkliydi (bu ortam size gunumuzun "kizli erkekli evlerde kaliyorlar" denip gundemin degistirilmesi, sonra da halkin somurulmesi olayini hatirlatabilir, hatirlatmalidir da, o zamanlar da ortaya atilan tabularin ana amaci halki uyutup dikkatlerini baska yone cekmekti, boylece zengin daha zenginlesecek, fakir daha fakirlesecekti). (bkz: ahlak sadece orta sınıf için vardır)

    freud da iste boyle bir ortamda biraz da bu ikiyuzluluge tepki olarak ortaya tamamen cinsellige bakan teoriler atti. freud ortaya attigi teorilerde kucuk bir cocugun annesine olan sevgisi dahil herseyi cinsellige baglamisti. ona gore hayatta herseyin amaci cinsel hazza ulasmakti. freud gercekten boyle dusunuyor muydu yoksa dusunmuyor muydu bilemiyoruz ama kendisi bu fikirleri ortaya atarken kesinlikle o anki tabularla sekillenmis toplumun ikiyuzlulugune parmak basmaya calisiyordu, bir anlamda ari kovanina comak sokuyordu.

    zaten freud'un yazdiklari da beklenen tepkiyi verecekti. gunduzleri insanlar freud'un ne kadar terbiyesiz, ahlaksiz, dinsiz biri oldugundan bahsedip onu yerden yere vursa da geceleri herkes onun yazdiklarini alip okuyordu. freud'un kitaplari adeta peynir ekmek gibi satiyordu. viktorya devrinde insanlar nasil cinselligi kapili kapilar ardinda yasayip muhabbetini yasakliyorsa freud'a da ayni muamele yapiliyordu ve kitaplari sadece kapali kapilar ardinda okunuyordu.

    freud teorilerini ortaya atarken dusunce gucunu kullanmisti ve oturup fikir yurutmustu. zaten kendisi psikolog degil tip doktoruydu. freud'un ortaya attigi fikirler psikolojideki bir cok teorinin altyapisini olustursa da bugun bu fikirler akademik cevrede pek deger gormez. zaten freud da cikip akademik deney yapmamisti. freud o donemde varlikli kadinlari terapi altina almis, onlardan duyduklarini not almis, sonra noktalari birlestirip belli basli tespitlerde bulunmustu.

    bugun freud icin ne bir "sarlatan" diyebiliriz ne de "akademik bir dahi" diyebiliriz. fikirleri psikolojide devrim yaratmistir, oldukca zeki ve yaratici biridir ama ortaya attigi fikirler deney ve arastirmalarla desteklenmemistir. bununla birlikte kendisinin insanlari kandirmak gibi bir niyeti de yoktu, sadece o zamanlar eldeki kisitli imkanlarla insan aklini cozmeye calisirken bir yandan da tabulari yikmaya calisiyordu.

    1930'larin basinda naziler almanya'da yonetimi ele gecirince yakilacak kitaplar listesinde en basta freud'un kitaplari vardi. bunun uzerine freud "insanlik ne kadar da gelisme gosterdi, orta cagda olsak beni diri diri yakacaklardi simdi sadece kitaplarimi yakmakla yetindiler" seklinde olaya espriyle yaklasacakti.
935 entry daha