şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • 12. haftasında bulunduğum spor.

    bu spora başlayan hemen hemen herkes gibi, ben de şu videoları izleyerek başlamaya karar verdim:

    http://www.youtube.com/watch?v=vgnaqqlrkoe

    http://www.youtube.com/watch?v=zuhzwkbrq6s

    hayatım boyunca spordan uzak kalmadım. başta futbol olmak üzere bir çok sporla uğraştım. hiç bir sporda freeletics'te elde ettiğim kuvvet ve dayanıklılığı elde etmedim. –ki freeletics programı başlangıçta 15 haftalık geliyor, yani daha 4 hafta daha var 15 haftamın bitmesine.

    freeletics kısa sürede büyük gelişim imkanı sunuyor ama gelişimin kısa sürede olması kolay olduğu anlamına gelmiyor. özellikle başlangıçta idmanlar çok zor geliyor. ilk haftalarda herhangi bir freeletics idmanından sonra kendimi kemal sunal’ın şark bülbülü filmindeki dayak yemiş mazlum gibi hissediyordum. ama, freeletics’in sloganı şu: “quitting is not an option”. yani, “bırakmak bir seçenek değil”. bütün vücudu çalıştıran bir program olduğu için özellikle başlangıçta kaslarınız feci ağrıyor. ama kasların ağrıması iyi bir şey. ağrı, gelişme anlamına geliyor çünkü. bir de ipucu, ağrıyan kasların ilacı, ağrıyan kasları umursamadan idman yapmaya devam etmek. çivi çiviyi söküyor gerçekten.

    freeletics, vücut ağırlığıyla yapılan bir spor. barfiks barı dışında bir alete ihtiyaç duyulmuyor. 30 liraya bir barfiks barı alıp antreye kurdum, idmanlarımı evde yapabiliyorum. başlangıçtaki zor evreyi atlattıktan sonra, idmanlar nispeten daha kolay tamamlanıyor. örnek vermek gerekirse, ilk yaptığımda 1 saat 10 dakikada yaptığım (ve ebemi siken) programın aynısını dün 37 dakikada tamamladım. başlangıçta “şu 15 haftalık program bir bitsin daha da bu işkenceye devam etmem” diye düşünüyordum. şimdi ise kesinlikle devam etmeyi düşünüyorum.

    freeletics, başlangıçta 3 tane program seçeneği sunuyor: cardio, strength ve mix. yani kardiyo, kuvvet ve ikisinin karışımı. kadınlar kas yapmakla ilgilenmediği için kardiyo seçiyorlar genelde. hem kas yapıp hem hem de kilo vermek isteyenler ise mix seçeneğini seçiyorlar. ben, kas geliştirmek istediğim ve pek fazla kilom olmadığı için kuvvet programını seçtim.

    idmanları her zaman ama her zaman mümkün olan en kısa sürede bitirmek gerekiyor. kas kuvveti böyle gelişiyor. idman süresinin kısalması çok önemli. kısa mesafe koşucularının uzun mesafe koşucularına göre çok daha yapılı olmasının nedeni de bu. kısa sürede maksimum efor vermek için çalışıyorlar.

    12. hafta itibariyle, bu sporu genç, yaşlı, kadın, erkek herkese tavsiye ediyorum. sağlığınız ve vücudunuz inanamayacağınız kadar hızlı gelişiyor. disiplinli çalışmanın nasıl meyveler verebileceğini birinci elden görebiliyorsunuz. ve evet, bütün kadınlar kaslı erkelere bayılıyor.

    edit: bugün 15. haftayı da tamamladım. vücudumdaki tüm kaslar gözle görülür şekilde gelişti. bunlara ek olarak 2 adet de nurtopu gibi adonis kasına sahip oldum. bir 15 haftalık program daha satın aldım. hadi bakalım.

    son edit: ben bu sporu 2016 yılı ocak ayına kadar devam ettirdim. six pack olsun, adonis olsun videolarda gördüğünüz her kası da yaptım. karın kaslarındaki baklava dilimlerini ortaya çıkarmak için freeletics tek başına yetmiyor haberiniz olsun. yediklerinize de dikkat etmeniz lazım. karatay diyeti gibi kağıt üzerinde mantıklı görünen diyetler bir işe yaramıyor. kalori sayma metodu en güzeli.

    4 ay kadar önce freeletics'ten istediğimi almış olduğuma karar verip daha iri kaslar için ağırlık çalışmaya geçtim.

    4 ayda geldiğim nokta şu:
    bench press: 275 lbs
    squat: 365 lbs
    deadlift: 460 lbs
    overhead press: 175 lbs
    hepsi 1 rep max değerleri.

    freeletics öyle sağlam bir temel atmış ki, sadece 4 aydır ağırlık çalışmama ve 41 yaşında olmama rağmen, gittiğim spor salonunda en fazla ağırlık kaldıran adam benim.

    bu entry'yi bir daha editlemeyeceğim. o yüzden son bir not. freeletics'i sigarayla birlikte yürütmek imkansıza yakın. ben e-sigaraya geçerek sigarayı bırakmayı başardım. sigara içen dostlar şu entry'me baksınlar mutlaka: (bkz: e-sigara/@dies irae)
269 entry daha