şükela:  tümü | bugün
2203 entry daha
  • avrupa ve amerika'da hissedilmeye başlamıştır.

    --- alıntı ---

    avrupa birliği'nden erdoğan'a 'yolsuzluk' uyarısı

    avrupa komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi stefan füle dün sözcüsü aracılığıyla bir açıklama yaparak başbakan tayyip erdoğan'ı türkiye'nin ab üyeliğini riske attığını belirterek uyardı.

    sözcü açıklamasında, erdoğan'ın ab'nin yargı bağımsızlığının garantisi olan kurallarını doğrudan ihlal ettiğini belirterek bunun türkiye'nin ab üyeliği için en önemli koşullardan biri olduğunu hatırlattı.

    ingiliz telegraph gazetesinin aktardığına göre açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    "polis müdürlerinin kovulması ve polise soruşturmalar konusunda üstlerine bilgi verme zorunluluğu getirilmesi, soruşturmaların bağımsızlığı, verimliliği ve tarafsızlığı ile güçler ayrılığı konularında ciddi kaygılar yaratıyor. bu durum ab'nin daha önce tavsiye ettiği gibi düzgün bir adli polis sistemi kurulması ihtiyacının altını bir kez daha çizmektedir."

    vekil dün twıtter'dan sordu
    dün de avrupa parlamentosu (ap) ingiltere milletvekili andrew duff, avrupa birliği’ni türkiye’deki rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna konusunda sessiz kalmakla suçlamıştı.

    türkiye-ab karma parlamento komisyonu eş başkanı avrupa parlamentosu liberal grup üyesi andrew duff, resmi twitter hesabından yaptığı açıklamada "medya saldırı altında, türkiye'de yabancılar suçlanıyor, polis şefi öldü. bakanlar hala yerinde. rüşvetçi bakanlar hala yerinde. bu nerede olabilir?" diye sormuştu. söz konusu soruyu ab komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi stefan füle’ye yönelten duff, ab’yi de türkiye’yi derinden sarsan soruşturmada sessiz kalmakla suçlamıştı.

    --- alıntı ---

    abd: tansiyonu yükseltmek istemiyoruz, bunun sonuçları olur

    türkiye’deki rüşvet operasyonu ve sonrasında başbakan erdoğan’ın hafta sonu abd’yi hedef alan açıklamalarının ardından washington sessizliğini bozdu. büyükelçi ricciardone’nin türkiye’de hükümet çevreleri tarafından hedef haline getirilmesi üzerine hürriyet’e konuşan üst düzey bir bakanlık yetkilisi, “tansiyonu yükseltmek istemiyoruz. bunun sonuçları olur” dedi.

    türkiye’de geçen hafta başlayan ve iki bakanın oğlu ve halk bankası genel müdürü dahil çok sayıda kişinin tutuklanmasıyla devam eden rüşvet operasyonu sonrası başbakan erdoğan ve ak parti çevrelerinin abd’yi suçlaması üzerine obama yönetimi sessizliğini bozdu. abd’nin ankara’daki büyükelçisi frank ricciardone’nin operasyonun arkasındaki isim olarak sunulup hedef haline getirilmesi sonrası, abd’nin buna izin vermeyeceği belirtildi.

    hürriyet’e bilgi veren üst düzey bir amerikan dışişleri bakanlığı yetkilisi, “biz tansiyonu yükseltmek istemiyoruz. bunun sonuçları olur” diyerek ikili ilişkilerin bundan göreceği zarara da vurgu yaptı. yetkili, ilişkilerin ne şekilde etkileneceğini açıklamadı. ancak birçok alanda devam eden türk-amerikan işbirliğinin yanı sıra, bu tür açıklamalar yüzünden türkiye’de oluşacak anti-amerikancı havanın da yönetimin en büyük kaygılarından biri olduğunu belirtti.

    bir süre izleyeceğiz
    özellikle hafta sonu hükümete yakın dört gazetenin birden ricciardone’yi hedef alan sözleri sonrası bir durum değerlendirmesi yaptıklarını belirten ve ricciardone’nin twitter mesajlarını beraber hazırladıklarını aktaran yetkili, hem türkiye’nin washington büyükelçisi namık tan hem de ankara’daki türk yetkililer nezdinde ricciardone ve abd’ye yönelik suçlamalardan duyulan rahatsızlığın ankara’ya aktarıldığını belirtti. bu yapılan özel görüşmelerin içeriğini açıklamayacağını belirten yetkili, sonrasında başbakan ve türk hükümeti’nin bu konudaki tonunu yumuşatmış olmasını ise bir süre daha takip edeceklerini belirtti. yetkili, bunun ne kadar bir süreye işaret ettiğini ise belirtmedi.

    saldırılar rahatsız edici
    abd dışişleri bakanlığı sözcülerinden noel clay ise ricciardone’ye yönelik saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada, “türk medyasının bazı unsurları tarafından büyükelçimize, uluslararası medya temsilcilerine ve amerikalı birey ve zümrelere yönelik devam eden yanlış ve karalayıcı saldırıları son derece rahatsız edici buluyoruz. umarız, türk hükümeti bu saldırıları doğru kabul etmez ve kınar ve hayati ölçüde önemli olan ilişkimizi partizan politik çabalardan sıyırır” diye konuştu.

    --- alıntı ---

    bunlar dışında

    the guardian
    bbc
    nbc
    ny times
    deutche welle
    financial times
    reuters
    fox news
    al-jazeera
    euronews

    ne güzel anılıyoruz değil mi?
    bunların dışında tonla makale yazılıyor her gün bu kokuşmuşluk hakkında..

    bu mudur dünya liderliği?
    sağdan soldan, üstelik en tepelerden de değil, orta şekerli mevki ve makamlardan sille yiyecek hale mi geldik en sonunda?

    dış politikanın patladığının resmidir.. bunu gezi zamanında da yaşamıştık. zira basiretsiz yöneticiler hiç bir şeyden haberi olmayan ve cahil kalmayı tercih eden halkı yönlendirmek için en basit çözümü dış güçlerin kaypaklığı oyununda aradılar. tamam da yıl 1970 değil. burada osursan beş dakika sonra amerika'da haber oluyor.

    dolayısıyla dünyanın gözü daha da üstümüze çevrilmişken; şu son olaylarda "evet çaldılar kardeşim" ya da "gereğine bakacağız, ben de şaşırdım" diyeceğine önüne ardına bakmadan, önüne bir dosya gelmeden, eski zaman refleksleriyle "amarıga, israil, ingiltere komplosu bunnnahr" diye hançere patlatmayı, cahil ve okumayan, türkiye'yi ve gündemi sadece başbakanın ağzından dinleyip takip eden bir kesimin dönek oyları için zırvalamayı şiar edinmiş beceriksiz yöneticilerle daha da topun ağzına gelmiş olduk.

    sen iktidarını sürdüreceksin diye beni niye rezil ediyorsun, neden üç kuruşluk itibarımızı sıfırlıyorsun be adam? al şu beceriksiz ekibini ve düş artık bu ülkenin yakasından..

    verdiğin zarar yetti gayrı..

    size soruyorum ak oğlanlar, kılıyık teyzeler, kefenli sustalı maymunlar.. başbakanı pakistan'da, somali'de bandoyla karşılanınca gururu okşanan, akşama evde nohuta talim eden tüm akp sevdalıları.. gerçekten de sorum size..

    bu mu dünya liderliği? sizce külhanbeyi gibi oraya buraya atarlanmak, aslı astarı olmadan "velveleye vereyim de benden çıksın" mantığıyla, "yavuz hırsız ev sahibini bastırır" düsturuyla dünyanın söz sahibi ülkelerine (gerçek anlamda) lanlı lunlu konuşmak delikanlılık mı nazarınızda?
    tüm dünyayla papaz olmuşken bir de uluslar arası boyutlarda rüşvet ve yolsuzluk skandalıyla çalkalanmak hak mı bu vatana? ya bu politikaları sürdürmek, olduğu şekliyle devam ettirmek ustalık mı?
    evde bölge lideriyim diye şişinirken hiçbir ülkenin seni arabulucu olarak istememesi, değil savaşına, barışına bile sokmaması, kimsenin senin sözünü dinlememesi, filistin'in bile sen gelme demesi, suriye konusunda amiyane tabiriyle kevgire döndürülmek mi stratejik derinlik?
    iç arenada israil'e çakıp her tür silah anlaşmasını yenilemek, sürdürmek, ülkesine füze kalkanları yerleştirtmek adamlık mı peki?
    iç arenada esad'a çakıp, esad destekçisi ülkelerle akçeli işlere girişmek mertlik, yiğitlik mi peki?
    iç arenada amerika'nın oyununu bozacağız diye gırtlak temizlerken, dakika başı icazet almaya gitmek mi adam gibi adamlık?
    peki ya van'da açlıktan ve bakımsızlıktan kırılan ve çadırlarda yaşamaya mahkum bırakılmış on binler varken, yüz binlerce suriyeli'yi konteynır sitelerde bedava ağırlamaya, ülkenin dört bir yanına dağıtmaya, eğitimini ve bakımını bedavaya sağlamaya göz yummak müslümanlık mıdır?

    akp seçmeni..
    miting meydanlarında para dağıtan, halkına üç kuruşluk sadakayı reva gören bir zihniyetin peşinde neferlik yapmak incitmez mi gururunuzu? bir satranç takımı kapmak için gazetelere haber olmak burkmaz mı yüreğinizi? neticede sizin oylarınızla gelmiş kuldan hesap sorma hakkınız varken, her türlü yolsuzluğunu örtmek için değer mi kendinizi iki paralık etmeye, tebaa yaftası yemeye, kulluk etmeye?

    dünya lideriniz bu..
    dünyadaki konumu da bu..
    vizyonu da bu kadar..

    artık sizin vizyonunuzu görme zamanı gelmedi mi?
617 entry daha