şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • frances ha'nın sonunda nasıl yere çakıldıysam aynısı kusursuzlar'da da oldu. oysa ki daha ilk dakikalarından bu kadar konsantre olup içine girebildiğim türk filmi sayısı çok az.

    filmin anlatmaya çalıştığı çok şey var ve bunu son on dakikaya kadar derli toplu yapıyor.

    --- spoiler ---

    kardeş olmanın sanrıları var (özellikle abla olanlar ne demek istediğimi daha iyi anlar, o sorumluluk duygusunu anlatmamın mümkünü yok) kadın olmanın zorlukları var, sonra türkiye'de gece yarısı tek başına yürüyüşe çıkmanın bir kadın olarak ne kadar radikal ve zor alınan bir karar olduğu...vs. tüm bunları son derece titizlikle yerleştirmişler filme. bu çok hoşuma gitti.

    komşu haluk da hiç gereksiz değildi. yasemin haluk'a sexually attracted olurken lale'nin yaşadıkları sonrası güvenebileceği bir erkek görmesi ve haluk'u aralarında buna rağmen paylaşamamaları kardeş olmanın sanrılarındandı bence.

    plajdaki erkeğe yasemin'in tavrını not etmek istiyorum. diyebilirim ki o sahne benim için masumiyet'teki haluk bilginer tiradı kadar ağzıma sıçan bir sahne oldu.

    arada çemberimde gül oya'dan beri görmediğim mehmet ali nuroğlu'nu görme mutluluğunu yaşadım ki bence film içerisindeki en gereksiz karakter de ne yazık ki mehmet ali'ye rağmen ferit'ti.

    sene 2014 hala böyle sevgiliyi görmek istemiyorum çünkü moralim çok bozuk ama aslında o da it oğlu itmiş mesajı koymasınlar şöyle güzel filmlere ya.

    ve sonra muhteşem bir arka planda geçen kapanış diyalogu. iyi güzel hoş da film boyunca söylenmese de vuku bulduğu bilinen tecavüzün sözcüklere dökülüşü..vs. olmasa daha iyi olurdu yine bence.

    yoksa erkek dolu dolmuşa binip birbirlerinin yanında olduklarını bilmenin güveniyle eve doğru yola koyulmaları son derece manidardı.
    --- spoiler ---

    ama asıl güzel olan deniz, deniz, deniz...
44 entry daha