şükela:  tümü | bugün
83 entry daha
  • şimdi açıklamaya çalışıcam. hazır olun.

    hani mecidiyeköy metrobüsünün metroya doğru giden değil de diğer çıkışı var ya? hah işte ordan çıkıldığında şişli yönüne doğru yürümek için karşıya otobüs duraklarına geçmen gerekiyor ya? hah işte orda insanlar kestirme olsun diye hipotenüsü kullanma kurnazlığıyla yol kenarı bariyerlerinin kenarlarına üst üste kaldırım taşları koymuşlar da hoplaya zıplaya yardırıp kısa yoldan karşıya geçebiliyorlar ya? hah işte ben onu yapamıyorum anasını satayım. çünkü hem iş nedeniyle çok sıklıkla etek giymiş oluyorum, hem de boyum kısa lanet gelsin. bi bacağı kaldırıp bariyerin karşı tarafına atmak için boyum kadar kaldırmam gerekiyor. işte ben her sabah ve her akşam o uzun atlamayı eteklerle yapamadığım için bildiğin mal gibi yolu uzatıyorum. ama ne uzatmak. bariyerler git git bitmiyor. benimle yan yana yürümekte olan insanlar 50 metre önüme geçerlerken, ben arkadan pıtı pıtı yürüyüp olabilecek en uzak yolu kullanarak debeleniyorum. ve bilmiyorum ama canımı pis sıkıyor bu çaresizlik.*

    bugün dedim ki eeeh yeter be! atacam ben de bacağımı, açılırsa açılsın kıçım. lan öyle bi mücadele verdim ki elimden çanta fırladı uzağa düştü, ben kendimi toparlayamadım, ata binmiş gibi bariyerlerin üzerinden bi müddet oturdum falan. arkamda kuyruk oldu ''hadi geç de biz de geçelim bacım'' bakışları.. 10 sn kadar az yürüdüm belki ama, pis rezil oldum sabah sabah. ha eğlendim mi, eğlendim. ama olsun.
    ve evet konuyu bağlıyorum;

    (bkz: işyerinde kot pantolon giymek serbest olsun)
144 entry daha