şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • qualia latince 'quale' kelimesinden gelip, 'kisisel tecrübenin özelligi' * olarak tanimlanabilir... bilinçalti üzerindeki çalismalarda anahtar bir kelimedir... hatta "quality is an under-product of the quantity" söylemindeki anlama bkz. vermek isterim...

    bu konuda joseph levine isimli filozofun 'materyalizm ve qualia: açiklayici uçurum' adindaki makalesi incelenmeye deger...

    levine 'taze ögütülmüs kahvede ve yeni kesilmis ananasda qualia vardir' der...

    bu kokulari algilamada ve baska kavramlara baglamada (çocukluk hatirasi, gidilmis bir yer, edinilmis tecrübe olabilir) kisisel olgularin *önemi büyüktür...

    yasam hakkindaki algilamalarimizin temelinde qualia yatar... tecrübenin subjektif olmasi... sözlükte kurdugumuz anlam iliskilerinin; verdigimiz bkz.larin altinda bile bu vardir...

    aslinda iletisimin esansi qualia'nin paylasilir olmasidir... ama qualia nasil aktarilir? kavram baglarinin sekillenmesinde iletisimin ve tecrübenin önemi nedir?

    bu anlamda eksi sözlükte yazdigimiz ve bilinçaltimizi kustugumuz yazilar bizi ne kadar yansitir?

    problemi tersten sunarsak, okudugumuz birinci tekil sahis yazilardaki qualiayi ne derece algilayabiliriz?

    mesela bilim, üçüncü tekil sahsin dilidir... bilimsel bir dokümanda birinci tekil sahsa hiçbir zaman rastlanilmaz... positivist çerçevede bilim, objektifligin yansitilmasidir...

    öte yandan edebiyat, qualianin hür oldugu bir alandir.. bundan dolayi onu degisik katmanlarda bulabiliriz...

    en uç nokta olarak üçüncü tekil sahis yazilar, çizilen karakterin qualiasini en az yansitirlar (emma kalkti ve hüznü onu pencereden bos bos bakmaya itti, kar yagiyordu...= burada qualia minimumda, biz karakterle ancak üzüntü ve karin yagmasi olgularinda empati kurabiliriz..)
    ancak bu noktada yazarin objektif olarak üçüncü bir sahsin subjektif tecrübesini yansitabilmesiyle sinirliyizdir...

    qualianin maksimumda oldugu birinci tekil sahis yazida bile arada bir görünmez duvar vardir... (emma=ben kabul edersek: "kalktim ve hüznüm beni pencereden bos bos bakmaya itti"). lakin bu noktada hala yazarin çizdigi karakterin qualiasi içerisinde hapisdeyizdir...

    qualinin nec plus ultrasinin canli diyalog esnasinda oldugu düsünülebilir... karsimizdaki insan bize kisisel tecrübesini özelligine çeper çekmeden anlatmaya kalkissa dahi, bilinçaltimizda "acaba yalan söylüyor mu?" cümlesi vardir... psikanalizdeki trans deneylerinin altinda ve freudün analizinin altinda yatan da budur... salt bilince ulasmak...

    ian mcewan 11 eylül olaylari hakkinda, 'o uçaklardaki pilotlar kendilerini ölümlerine sebep verecekleri insanlarin yerine koyabilselerdi, devam etmeleri imkansiz olurdu' demis... insanligimizin, sempati ve empati duygularimizin altinda yatandir qualia...
21 entry daha