şükela:  tümü | bugün
428 entry daha
  • mayıs ayında venedik'ten önce gideceğim şehir. öncelikle (bkz: #40436669)

    veni vidi vici editi: evet gittim geldim, maalesef roma benim için bir hayal kırıklığı oldu. paris kadar olmasa da. en azından balayı için gidilesi bir yer değilmiş. ama tarihe özel ilgisi olan ve bilerek, arastirarak gidenler için harika bir yee tabii. tam mevsiminde gitmisiz, havalar ne soğuk ne de yakıcı sicakti. kaldığımız ev metronun vittorio emanuele durağına yürüyerek 1 dk mesafede idi. ama ev çok küçük ve karanlıktı. belki o yüzden de romaya karşı bir antipati oluştu bilemiyorum. metro ağı çok yaygın değil, o yüzden çok yürüdük. güzel pizza yemek için baya dolandık ama bir iki yer hariç çok bayilarak yemedim. şaraplar güzeldi, en ucuz şarap bile türkiyedeki ortalama şaraptan iyiydi. tiramisu iki yerde yedim sevmedim. dondurmayi 3 kere filan farklı yerlerde yedim, olayı nedir anlamadım, halihazırda erimek üzere gibi bir kıvamda ve vanilyalı mi diye ısrarla sorduğum ve üzerinde creme yazani bildiğin limonlu. sadece bi yerde değil her yerde böyleydi. her yerde amerikali aksani duymaktan bıktım. turist kalabaligindan tiksindim. buradan gerisini parça parça editleyeceğim.

    venedik'le ilgili entrymde de yazdığım gibi, henüz denenmemiş, bir çok farklı kaynak ve sözlükten derlenmiş bilgiler mevcut. kendim için yaptığım bu çalışmayı paylaşmak istedim benden önce gideceklerle. eğer yanlış olduğunu düşündüğünüz, eklemek istediğiniz şeyler olursa bildirin eklerim, gidecekler için bir rehber oluşturmuş oluruz. (benim için de süper olur) * gidip yeni bilgiler edindikçe ve gidip gördükten sonra editleyeceğim.

    görülecek yerler:

    eğlence için trastevere bölgesi
    edit: gerçekten güzel bölgelerinden biri. burdaki piazza di s maria meydanında mekanlar ve ortada canlı müzik yapan dayilar var, en çok tad aldigim günlerden birini orda geçirdim.
    http://tinypic.com/…php?pic=x5to29&s=8#.u4mkaxmdpqa
    burda eğlence için yazmışım ama romalılarin eğlence anlayışı zaten içerde bangir bangir müzik çalarken oturup içki içmek olduğu için burayı o açıdan değerlendiremedim. mutlaka gidilmeli.

    roma'ya bir saatlik mesafede castel gandolfo: göller bölgesi. dağ çileği şarapları, turtalar, reçeller ve taze meyveler . (kulağa süper geliyo)
    edit: burası için termini tren istasyonundaki otomatik bilet makinelerinden 2.10 euro karşılığı bilet almak mümkün. ama içerisindeki köylere vb. nasıl gidiliyor, uzak mı hiç bilemiyorum. turlar düzenleniyormuş buraya. biz tren bileti aldık ama gidemedik. bir de anagnini metro durağından otobüsle gitmek de mümkün.

    gece hayatı için qube disco diye bir yerden bahsedildiğini okudum. piramide metro istasyonuna yakınmış. ama genel olarak roma'da gece hayatı pek yokmuş.
    edit: gitmedim, bahsedildiğini de duymadım.

    vatikan müzesi (hiç bir yerde bulunamayacak bir tavsiye gerçekten) *
    edit: burası başlı başına bi entry konusu, tablolar, ünlü ressam ve heykektraslar tarafından yapılan heykeller. ama siz siz olun balayinda gitmeyin. önceden rezervasyon yaptırmak çok önemli. yoksa ayı gibi sıra beklersiniz. roma pass geçerli değil. bence rehber veya en kötü audioguide eşliğinde gezilmesi gereken bi yer. biz almadık pişman olduk. aslında bu romadaki çoğu yer için geçerli. http://biglietteriamusei.vatican.va/…action=booking bu siteden online bilet alınabilir. çıktısı ile gidip içerde gerçek biletle değiştiriliyor ama kısa sürüyor.

    san pietro bazilikası (castel sant'angelo) tepe bir yerde olduğu için manzarası süpermiş.
    edit: nie böyle yazmışım bilemedim. ikisi farklı yerler. castel santangeloya gidemedik.san pietro bazilikasi için de tüm meydanı turlayan bir sıra olduğu için sadece dışardan görebildim.

    aşk çeşmesi (fontana di trevi)
    edit: burası çok kalabalık diye okumuştum ama görmeden tahayyul edememisim. zevk almak imkânsız. 3 defa gittik bi fotoğraf cektirelim diye canımız çıktı. güzel mi peki? harika ötesi. ama pembe turist teyze amcalar ve sülalesi ile gezen japonlar varken pek zevkli olmuyor.

    kolezyum
    edit: bu kadar ünlü bir yapının oluşturduğu beklentiyi karşılamıyor. biz gerçekten elimizdekini satamiyoruz diye düşünmeye başladım iyice. girerken rehberler üzerinize atlayacak, hayır derseniz, ee o zaman taş gezip cikacaksiniz diyecek. haklılar, en kötü bi audioguide alın.
    piazza navona meydanı bernininin la fontana dei fiumi adlı eseri ve sant'angese in agone kilisesi burada.
    edit: romanın trastevere ile birlikte en sevdiğim yeri. eskiden stadyum olan ve elips şeklindeki meydanda mekanlar sıralı. bir sürü insan da çeşmelerin oralarda takılıyor. ama burda yemek yemeyin en azından ben beğenmedim, 4 peynirli pizzam pidekoyun peynirli pidesine benziyordu. adama bunda domates sosu neden yok dediğimde; -tomato sauce? ın quatro formaggio? ( o kadar cahilsin ki şimdi bayilacagim) şeklinde beni öyle bir ezdi ki kafamı önüme eğip yemeye devam ettim. ama öncesinde ve sonrasında yediğim tüm 4 peynirli pizzalarda domates sosu vardı. domates sossuz pizza mı olur lan?
    via garibaldi caddesi uzun ferah bir cadde, üzerinde yürüyüş yapmalık.
    edit: gidemedik kardeş, metro hattına uzaktı.
    pantheon
    edit: görkemli bir yapı, içi tabii ki kalabalık, hava uygunsa önündeki merdivenlerde oturulup seyredilebilir.
    ii vittoriano: 1985 - 1911 yılları arasında giuseppe sacconi tarafından birleşmiş italya krallığı'nın ilk kralı ıı. vittorio emanuele'yi onurlandırmak için yapılmış. gerçekten çok çirkin, italyanların da sevmediği bir yapı. 1944'te sanat tarihçilerinin vittoriano yıkılana kadar roma'yı bombardımana açık tutmaları için müttefiklere yalvardıkları söyleniyormuş. yolun düşmezse hiç gerek yok bence.
    edit: buna yolunuzun dusmemesi imkansız, anasını sattigimin anıtı her yerden görünüyo. içinde de askeri müze gibi bişi var, pek bi halt yok. romalılar sovmekte haklı.
    piazza del popolo: bu meydanda şarabınızı yudumlarken sokak müzisyenlerini dinleyin. (kilisenin önündeki merdivenlere oturulması öneriliyor). santa maria del popolo adlı bu kilise 09.00-12.30 ve 16.00-19.30 saatleri arasında ziyarete açık imiş.
    edit: buraya ilk gün gecr gittik o yüzden tam bilemiyorum. ikiz kiliseler burda. biz gittiğimizde çok tenhaydi ama saat geçti.
    via del corso: konaklama açısından tavsiye ediliyormuş. (ben termini'ye yakın bir yerde kalıcam ama belirteyim). bu cadde üzerinde ve ara sokaklarında farklı bir çok markaya ait dükkan ve bir çok restoran mevcutmuş.
    edit: bu baya istiklal tadında güzel bir cadde. yan sokakları da baya güzel. buraya çıkmadan pek yolumuzu bulamadık. buraya çıktıktan sonra 6. sağda via del croce var pastificio burda mekanlar da güzel.
    villa borghese: kentin kuzeydoğusunda, dışlara doğru bir semt. çevresindeki park çok güzelmiş. içinde küçük bir göl mevcut. halk burada bisiklete biniyor, koşuyormuş. termini'den 910'a binip dört durak sonra inerek ulaşılabiliyormuş. parkta faytona benzer araba kiralayıp gezilebilir. aynı zamanda mimar flaminio ponzio tarafından yapılan bir konak var, müze şu an, güzel gibi.
    edit: öncelikle onu nasıl yazmışım bilemiyorum atlı fayton değil tabi ki, fayton kiralamayin, hayvana eziyete ortak olmayın. ailecek sürülen böyle pedalli arabalar var onlardan sürün. yeşil bir park, güzel. ben banka uzanıp uyudum burda baya baya, geberiyodum yorgunluktan. sonra hintlilerin standlarindan bira aldık sorduk adama, sorun olur mu, yasak mi içmek diye, adam bişi olursa bana gelin, i fight police dedi. *
    piazza venezia: en güzel meydanlardan biri. geceleri çok hoş bir biçimde ışıklandırıldığı için ayrı güzelmiş. taksim'e benzetenler de var.
    edit: la bura vittorio emanuele anıtının önüymuş ya! polise tam anıtın önünde sorduk, adam hee bura dedi rezil olduk. bence bura pek meydan gibi değil bildiğin kavşak. oraya bağlanan ara sokaklarda güzel restoranlar kafeler var.
    piazza di spagna: burda biraları pahalıya satıyorlarmış. * ortasında fontana della barcaccia adlı eser bulunuyormuş. ismini burada bulunan vatikan ispanyol buyukelçiliginden alıyor. meşhur ispanyol merdivenleri burada bulunuyor. merdivenlerin tepesinden manzara güzelmiş. dünyanın en eski cafesi de buradaymış.
    ispanyol merdivenleri: sosyalleşmek için, gezerken uğrayıp dinlenmek için süper mekan. ben mesela bir akşamımı şarap, bira çerez alıp burda geçirmeyi planlıyorum. manzarası da güzelmiş. konserler oluyormuş bazı akşamüstleri. bi saatten sonra polis kovalıyomuş, bi de o fotolardaki pembe çiçekler artık yokmuş.
    edit: buraya oturmak nasip olmadı. zaten önündeki ünlü çeşme de her yer gibi restorasyondaydi, etrafını cevirmisler, suyu akmiyo. her saat güneş vurur mu bi yere, bi de o güneşte oturuyolar, hayatta oturursam! dünyanın en eski cafesini de şimdi fark ettim ki buradaymış, araştırmadim, üzüldüm bak şimdi.

    piazza barberini: yine güzel, çeşmeli meşmeli bir meydan.
    edit: bura hakkında çok söyleyecek şeyim yok, aynen öyle çeşmeli meşmeli bir meydan.
    santa maria basilicası: fena değilmiş. ama vatikan'ı gezdikten sonra kolay kolay kilise vb beğenilmiyormuş, insanın içinden de gezmek gelmez sanmıyorum.
    edit: buraya gidip gitmediğim konusunda emin değilim ama vatikanda san pietro bazilikasıni gezmek çok zor sıra yüzünden. sistine sapeli de ufacık bir yer zaten çok duramiyorsun. o yüzden seviyorsaniz kilise gezin bence romada da.
    campo de fiori: pazar günü öğlen 1'e kadar açık pazar. ben gidemeyeceğim, gidenler anlatsın güzelmiş diyollar.
    edit:gidemedim.
    piazza della republica: görkemli bir meydan daha.
    edit: şimdi bu romalılarin meydan anlayışını ben pek anlayamadım. meydan dediğin araba girişi olmayan, mekanlarla çevrili güzel yerlerdir. popolo, navona filan öyle. ama bunlar bildiğin kavşağa da meydan diyo ortasına heykel dikip. burda oturup arabalara bakabilirsiniz, mekanlar mevcut. *
    foro romano: roma forumu: antik roma'nın geliştiği merkez bölgesi. aşağıdaki harabelerin hepsi burada bulunmakta. kesinlikle görülmesi gerekenlerden. kolezyum'un hemen yanında, kolezyuma zaten roma pass ile giriş yapılması mantıklı olan, ordan direkt devam edilerek burası da gezilebiliyor diye hatırlıyorum okuduklarımdan.

    castor ve pollux tapınağı
    romulus tapınağı
    satürn tapınağı
    vesta tapınağı
    venus ve roma tapınağı
    aemilia bazilikası
    julia bazilikası
    septimius severus kemeri
    titus kemeri
    rostra, politikacıların roma vatandaşlarına konuşma yaptığı yer.
    hostilia mahkemesi (curia hostilia), roma senatosu'nun yeri.
    maxentius ve konstantin bazilikası
    tabularium
    antoninus ve faustina tapınağı
    urbi göbeği (umbilicus urbi)
    sezar tapınağı
    edit: rehbersiz gezmeyin! mümkünse önceden okuyup araştırın öyle gidin. ben çok istedim yapamadım. anlamsız oluyor diğer türlü.
    ghetto bölgesi: turistik alanlardan uzaklaşılıp görülmesi gereken yerlerden.
    edit: buraya gittik, yahudi gettosu diye ama bişi yoktu. emin olmamakla beraber bir bar mitzvah görmüş olabiliriz. fakir gibi parmaklıklarin arasından baktım, o yüzden emin değilim. burayı gezerken trastevere'de bulduk kendimizi süper oldu.
    capitol tepesi roma forumu ve campus martius arasında kalan ve roma kentinin ünlü yedi tepesinden en yüksek olanı.
    edit: gidemedim.

    yeme/içme

    dilim pizza yemek için pizzaruma (vatikan'da)
    dondurma için al ceptimo celo (vatikan'da), gelarmony,
    edit: bulamadık, gidemedik.
    bütün pizza için bir&fud
    edit: gidemedik.
    öğle yemeği için la carbonara
    edit:bunların yerleri hep tersti buna da gidemedik.
    roscioli, biraz pahalı ama güzel bir restorantmış.
    ariccia'da ucuz ve güzel restoranlar varmış.
    al peperoncino, yerli halkın gittiği bir restoran, via ostiense'de. turistik yerlerden bayanlar için iyi bir seçenek olabilir.
    piazza del popolo'da bulunan rosati adlı restoran da güzel ama biraz pahalı bir mekan imiş.
    nastro azurro güzel bir italyan birası. (şaraptan bayılırsa ya da sıcakta öğleden sonraları için iyi olabilir)
    edit: bundan içtim güzel bira.
    despar adlı uygun fiyatlı süpermarketlerinden aburcubur, bira, şarap alınabilir.
    edit: despar değil ama başka süpermarketlerinden alışveriş yaptık. biralar şaraplar çok uygun. limoncellolar hediyelik eşya satan yerleree küçücük ve pahali ama burda kocaman siselerde ve ucuz. hediyelik eşya satan yerlerdekiler şekilli filan çizme şeklinde vs. bence gerek yok ben marketten aldım hep.
    pizza için diğer bir alternatif, cotto restorant.
    makarna için pizzeria napoletana.
    edit: gidemedim. ama cotto açık büfe kahvaltı filan veriyo cornetto kahveden sıkılan gidebilir. ben kahvaltı düşkünü olduğum için ilk günden baydı. venedik'te alışveriş yapıp zeytinli peynirli kahvaltı hazırladım her sabah.
    akşam yemeği için gidilecek bölgeler; via del corso, piazza del popolo, camp de fiori
    bruschetta, peynirli bir başlangıç yemeği, tavsiye ediliyor. oldukça lezzetli imiş.
    edit: lan beni kim kandirdi peynirli diye? bildiğin kızarmış ekmek ve baharatlı domates. bi kere deneyin eksik kalmasın da her seferinde bi dilim ekmek ve 1 kaşık domatese 4 euro vermeyin.
    limoncello, italyanlara özgü tatlı bir içki. diğer maddelerin aksine, bunu budapeşte'de bir italyan restoranında denediğim için kendi tecrübelerimi paylaşabilirim. italyanlar bunu hazmı kolaylaştırdığı için yemekten sonra içiyorlar. ben çok tatlı içki sevmediğim için biraz içimi baymıştı.
    edit: hediye olarak aldım ama orda icmedim. ikram eden yer de olmadı. zaten budapeşte'de yediğim pizzalar makarnalar daha güzeldi. adamlar gastronomi konusunda çığır açmış gerçekten. servis yemek vs harika. bunlari da başka bir entryimde anlatmıştım.(bkz: #40508383)
    baffetto, pizza için diğer bir alternatif restoran.
    edit: abbavv kastık burayı bulduk adamlar tam bir soup nazi çıktı ya la! (bkz: seinfeld) . önce gidip dışarda yer var mı diye sorduk, nasıl curet ettiysek, adam bize siraya girin lan dingiller dedi, sonra o kadar da sıra yokmuş girdik oturduk gecekondudan bozma yere, ovv dedik kesin süper pizza yicez adamlar bize pislik gibi davraniyo ovv yee, kamyoncunun yediği yeri bulduk. adam menüleri önümüze fırlattı ohh dedik kesin pizza çok süper daha çok sevindik. neyse pizza geldi üzeri roka dolu, peyniri az ekmeği bol. beefli istemiştik o da pastırma gibi bişeyi pizzanin üzerine soğuk soğuk koymuş pizzayla alakası yok. neyse yedik kaçtık dayak yemeden. ahanda pizza bu: http://i59.tinypic.com/5vr4uh.jpg
    pastificio: hergün saat 13:00 gibi kendi imalatları olan makarnalardan taze taze pişirip sunuyorlarmış. via della croce'de imiş.
    edit: adamlar 2 çeşit makarna yapıyo, ben gittiğimde biri dev penne şeklinde diğeri fettucini idi. penne pesto sosluydu pesto sosunu harika yapıyorlar. gidince biraz afalladik, oturacak yer yok ya kapalı kutuda alıp cikiyosun ya da orda ayakta durup standlara koyup yiyosun. buz gibi sular da bedava, şişeler ağzı açık duruyo orda. adamin biri tarihi makarna yapma makinasinin üstünde yiyodu siz düşünün. ama 4 euroya kocaman porsiyon, bu lezzet başka yerde zor. fettucini bize daha uygun çünkü diri kalmıyor, penneyi itakyan usulü çiğ bırakıyorlar ben sevmiyorum öyle. makarnalar bunlar: http://i59.tinypic.com/zlbxx2.jpg

    pizza için il prodiere'nin önerisi san lorenzo'daki formula 1
    edit:gidemedik

    dondurma için san crispino diyor. (gioletti de güzelmiş ama türkiyede de olan bir yere gitmek istemeyiz herhalde)
    edit: hiç birine denk gelemedik.

    tecrübe sonucu ekleme: yorgunluktan ve önceden belirlediğimiz hiç bir yeri bulamamaktan ötürü buraya oturduk ilk gün. gayet turistik ve ortalama duruyodu. sonraki bi hafta buranin pizzasini sayikladim. dedim acaba ilk olduğu için abartiyor muyum? o yüzden venedikten dönüşte aktarma arası vakitte tekrar gittik. pizzasi gerçekten nefis. sempatik bi garsonu var esmer olan. mekan şu:
    http://i57.tinypic.com/30de0zs.jpg
    http://www.tripadvisor.com.tr/…ggio-rome_lazio.html

    tripadvisorda birinci olduğu için gitmeden nasıl öğrenmedigimize sasirdigim pinsere. burda da pizzayi alip ayakta yiyosun ama çalışanlar sevimli, her pizzanin içinde ne var bikmadan söylüyorlar, ingilizceleri iyi, zaten 12de bira içerek servis yapan adamlardan bahsediyorum, güzel bir yer. biz kaldırımda oturup yedik, ben patlıcanlı yedim eşim de mantarlı ve peynirli sandığımız ama ananasli olduğu ortaya çıkan ballı bi pizza yedi. değişik tatlara alışık olmamasına rağmen çok sevdi. ben de beğendim ama bizim istediğimiz alıştığımız bol peynirli uzayan pizza gibi değildi. ama orjinal pizzalari denenmeli. kaldırımda oturup pizza yiyip bira içerken o muhitte oturan yaşlı italyan teyzenin şu hale bak tadında olduğunu tahmin ettiğim soylenmelerine de şahit olduk ama pek sallamadik. mekan şu: http://i62.tinypic.com/opv5tj.jpg
    patlıcanlı pizzam şu: http://i62.tinypic.com/309ltvo.jpg
    pizzalar şunlar: http://i58.tinypic.com/17tvms.jpg

    sanatseverler için ise galleria nazionale d'arte moderna.
    edit: buna gitmeye yeltenmedik. *
329 entry daha