şükela:  tümü | bugün
50 entry daha
  • dün uyumadan mutluluk üzerine düşünüp hayatımı gözden geçirirken* aklıma alamut kitabında algının mutluluk üzerindeki etkisiyle ilgili bölüm geldi. uçucu hafızama rağmen kitapta böyle bir bölüm geçtiğini hatırladığıma göre beni gerçekten etkilemiş.

    --- spoiler ---

    aslında, şeylerin kendileri, bizi mutlu veya mutsuz kılmazlar. aksine bunu yapan, onlardan edindiğimiz izlenimler ve yanlış algılamalardır. cimri ihtiyar hazinesini kimsenin göremeyeceği bir yere saklar: her yerde kendisini fakir olarak tanıtır ama içten içe zenginliğine sevinmekedir. komşulardan biri hazinesini bulur ve onu çalar. peki cimri ihtiyar hazinesinin çalındığını anlayana kadar, hırsız, onun hazinesi ile mutlu olmasını engeller mi? ve başına gelen felaketten haberdar olmaksızın ölmesi durumunda, son nefesinde dünyaya sahip olduğunu düşünmez mi? aynı şeyi sevgilisinin kendisini aldattığını bilmeyen adam için de söyleyebiliriz. eğer aldatıldığının farkına varmazsa sevgilisinin kollarında hayatının en mesut anlarını yaşamaya devam edecektir. veya diyelim ki adamın sevgilisi sadakatin ta kendisidir fakat yalancı ağızlar, adamı, bunun böyle olmadığı konusunda ikna ederler - bu durumda cehennem azabı çekmez mi? demek ki hakiki şeyler veya gerçekler, mutluluğumuz ile mutsuzluğumuz arasındaki çizgi olamazlar, sadece, kararsız bilincimizin bir tasavvurudurlar. bu tasavvurların ne kadar yanlış ve yanıltıcı oldukları, her geçen gün, çeşitli biçimlerde açığa çıkmaktadır. mutluluğumuz sağlam bir temele oturmamaktadır. şikayetlerimizde ne kadar da haklıyız! bilge insan için mutluluk veya mutsuzluk arasında bir fark yoktur, sadece aptallar ve budalalar mutlu oldukları için sevinirler!
    --- spoiler ---

    şimdi vakit bulmuşken paylaşmak istedim. az önce tekrar karıştırdım. kitap bunun gibi birçok konuya değiniyor, farklı bakış açıları sunuyor.
68 entry daha