şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • pek sevmedigim, sevemedigim ve buyuk bir ihtimalle hic bir zaman da sevmeyecegim, bir gus van sant filmi. okulda derslerimden birinde mecburen izlemistim ki, hayatimda en uzun ilerleyen dersdi. filmi sevmemis olmamamin en buyuk nedeni filmde ki bas karakterden ikisinide hic sevmemis olmam ve dolayısıyla film boyunca ikisininde basina ne gelicegini hic umursamamıs olmamdan dolayı kendımde film ekranına bakmak ıcın bır neden bulamamıs olmam. kanimca, filmde elle tutulur ilginc bir konuda yoktur. filmde iki jigolo uyustucu satarlar, yaparlar, onla bunla sevisirler, saga sola artislenirler, gidip otelde yasli bir adamla , artistik cekilmis gibi gozuken bir sahnede uclu seks yaparlar, ve iste film bu sahnelerden ibaretedir.

    gus van sant 'in filmde ki bas karakterle ne yapmak istedigide pek belli degil acıkcası. simdi bu karakterler icin" vah vah gencecik cocuklarin basina neler geliyor, bunlarinkisi de hayat mi be?", dememiz gerekiyor yoksa "vay be ne kral hayat yasiyorlar, tum gun sevisip uyusturu cekiyorlar", kiskandim dogrusu dememiz gerekiyor. gus van sant 'in kendisinin de gay oldugu bilinmis bir gercek, dolasiyla filmlerinde gay karakterler koymasida sasilacak bir sey degil, fakat ne hikmetse filmlerindeki gay karakterlerin hic biri sevilesi ornek alinasi insanlar degil, her biri ya piskolojik sorunlu (bkz: elephant), ya uyusturu bagimlisi (bkz: my own private idaho), ya da kafayi sexle bozup onune gelenle yatiyor( yine (bkz: my own private idaho)), yani gus van sant filmleri ile ne demeye calisiyor, nasil bir mesaj vermek istiyor ben onu cok merak ediyorum. kanimca her filminde bir gay icerik koymaya calismayi kesse eminim adam yine good will hunting gibi guzel filmler cikaracak, yoksa jay and silent bob filmde oldugu uzere sinematik bir saka olup kalacak....
46 entry daha