şükela:  tümü | bugün
10 entry daha
  • ne yazik ki gunuzde bu olgu ilk ciktigi zamanlardakinden cok fazla degismistir. bagimsiz sinema ilk ciktiginda, bazi yonetmen ve produktorler herhangi buyuk bir studyo arkalarinda olmadan, ozel yatirimci, kurum, banka ve zengin tanidik sayelerinde filmlerini cekiyorlardi ve boylece daha ozgur, hicbir kurulusa bagli kalmadan yaraticiliklarini kullanabiliyorlardi. fakat ne yazik ki gunuzde, ozellikle amerika'da butun bagimsiz sirketler buyuk sirketler tarafindan somurulmek amacli satin alinmaya baslandi. mesle miramax, bagimsiz sinemanin en onde giden sirketi, hatta yaraticisi sirketlerden biri olmasina ragmen, simdi kendini disney'e satti ve artik hicbir sekilde bagimsiz degil. tabii simdi cok daha yuksek butceli filmler yapiyorlar ama gordugum son ornegi cold mountain gibi ne yazik ki eski filmlerinin kalitesini yakalayamiyorlar. bir baska ornegi ise ne yazik ki son zamanlarin en basarili bagimsiz studyosu focus pictures'dir. lost in translation ve eternal sunshine of the spotless mind gibi basarili filmlerin sirketi ne yazik ki kendilerini universal pictures a satmistir. lakin son yaptiklari filmlerin trailerlarinda da buyuk studyo produksiyonu kaygisi gormek mumkundur.

    bagimsiz sinema ne yazik ki amerika'da silinmeye baslamistir. ya da basarili bagimsizlar yavas yavas bagimli olmaya baslamislardir. tahminimce bagimsiz sinema kendisini daha cok avrupa'da gostermeye baslicaktir. cunku avrupa'da buyuk studyo produksiyonlari yerine, kucuk ama daha cok devlet ya da eu destekli film houselar vardir. buyuk studyolarda, canal plus gibi, cizgilerini degistirmekten kacindiklarindan, ve hollywood'a kendilerini satmadiklarindan dolayi kalitelerini korumakta zorluk cekmemektedirler.
41 entry daha

hesabın var mı? giriş yap