şükela:  tümü | bugün
48 entry daha
  • beğenmedim.

    "çok yakın iki arkadaş, aynı kadını sevmeleri ve gelişen olaylar" gibi çok özgün bir konusu var, gerçekten. ama ben filmin konusunu, senaryosunu boşverip filmin oyuncularına laflar hazırladım.

    filmin başrol oyuncusu ilker kaleli, "aman abi bu filmde çok karizmatik görünmeyelim, kızlar bana hasta olmalı." demiş ve kendisini on polat alemdar gücünde kasmış. bi adamda hiç mi mimik olmaz, o kadar olay yaşayıp hiç mi duygusal yönden bi değişim geçirmez; film başladı aynı ifade, bitti aynı ifade. nehir erdoğan'ın da filme bir şey kattığı söylenemez. hele, nehir erdoğan'la ilker kaleli'nin karşılıklı diyalogları çekilir gibi değildi; "beni bırakıp niye gittin, şimdi niye döndün?", "ben onu değil, seni seviyorum.", "vay ben keyfimden değil, adam olmak için gittim." vesaire... bu diyalogları akasya durağı'nı yazan adam bile yazmaz.

    filmin elle tutulur tek yanı olan tardu flordun; zengin, iş bitirici, çapkın, başkalarını çok da siklemeyen faruk karakterini adeta yaşayarak oynamış. evet, filmi izlenir kılan tek şey tardu flordun'un oyunculuğu.

    filmi bir futbol takımı, filmdeki oyuncuları da futbolcu olarak düşünürsek; serkan keskin'e esas mevkiisi sağ açık olmasına rağmen stoper oynatılmasını yadırmayan görev futbolcusu, ilker kaleli'ye normalde ilk 18'e bile girememesi gerekirken teknik direktör torpiliyle oynayabilen sol açık, nehir erdoğan'a yeteneği kısıtlı olmasına rağmen çok çaba sarfederek bir yerlere gelebilmiş baki mercimek, tardu'ya ise, ligden düşmemeye oynayan takımını tek başına sırtlayan ve sezon sonunda çok daha iyi bir takıma transer olacak olan, takımın 10 numarası diyebiliriz.
101 entry daha