şükela:  tümü | bugün
52 entry daha
  • aslen isviçre'li, 31 yaşında fransa’ya göç etmiş, resim, edebiyat eleştirmenliği, mobilya tasarımı, ve planlama alanlarında etkili mimar. ben daha çok planlama alanına olan katkısından bahsedeyim.

    le corbusier paris'e geldiğinde kentte kaotik bir ortam hakim tabi bu durum karşısında le corbusier planlamaya el atıyor ve planlamayı normal, sıradan insanların eline bırakmamak gerektiğini söylüyor. yaptığı planlarda da zaten plancıyı otorite kabul ediyor.
    kentleri planlarken öncelikle trafiği, ulaşımı ve yolları esas alıyor.
    resimdeki kübik akımdan etkileniyor. insanların temel ihtiyaçları vardır, bireysel farklılıklara gerek yoktur diyor.

    planlarında dik açılar ve fonksiyonellik ön plana çıkıyor. rasyonel olması gerek diyor yani herkesin ihtiyacı aynıysa o şekilde yapılması gereklidir diyor.

    paris planında paris’in kent merkezini yıkıyor, yerine 210 metre yüksekliğe sahip 18 tane gökdelen öneriyor. sokak işlevini öldürüyor. sokaklar kamusal alanlardır ve iletişimin sağlandığı yerlerin başında gelir ancak le corbusier bu planıyla sokakların kamusallığını öldürüyor ve sokakları araçlara terk ediyor.
    tabi bu durum karşısında paris’in önde gelenleri dehşete düşüyor ve le corbusier barbardır diyor.
    bu gökdelenlerin özelliği ise, tasarımlarının aynı olması, evlerin eşyalarının aynı olması, özelleşmiş hiçbir şeylerinin olmaması.

    paris’e önerdiği bu plan kabul edilmeyince çağdaş kent planı öneriyor. bu planda ise kent merkezinde yatay ya da dikey yüksek binalar olsun, elit kesim, sanatçılar burada yaşasın kent merkezi çalışma merkezi haline gelsin diyor ve %5’i binalara %95’i ise boş alana ayırıyor. ama ulaşım olayına o kadar takıyor ki binaların altıda boş olsun oraları da yol yapalım diyor.
    kent merkezinin dışına ise geri kalan kesimin yaşayacağı %15’i binalardan, %85’i boş alanlardan oluşan bir yaşama alanı öneriyor.

    tabi bu planda uygulanmıyor. toplumsal sınıf ayrımı yaptığı gerekçesiyle eleştiriliyor. daha sonra merkezi planlama anlayışı ortaya çıkıyor. le corbusier’de ortak alanların olduğu, yüksek katlı, toplu yemek yenilen, toplu çamaşır yıkama alanları olan, toplumsal sınıf ayrımı olmayan yeni bir plan öneriyor.

    o sıralarda hindistan yeni bir kent oluşturmak istiyor ve bu kent emperyalizmden kurtulmanın simgesi olsun diyor. ve le corbusier ve birkaç mimar, plancı bu kente gelerek burada bir plan yapıyor. bu kent le corbusier’in ünlü şandigar kenti. ancak şandigar’daki yatay ve dikey binalar o kentin kimliğine uymuyor ve bu nedenle kentin hemen dışında gecekondulaşmalar ortaya çıkıyor.

    brezilya o dönemde yeni bir başkent oluşturmak istiyor ve brazil kentini başkent olarak planlasın diye le corbusier’e bırakıyor. ancak brezilya’da da aynı şey oluyor ve buraya gelen bakanlıklar bir müddet sonra eski başkente geri dönüyor.

    şandigar ve brazil kentleri modernizmin 2 kenti olarak kabul ediliyor.

    2. dünya savaşı ile 1980 ler arasında yapılan sosyal konutlarda da le corbusier etkisi görülüyor. ancak suç oranlarının bu konut alanlarında artması sebebiyle bu konutlar yıkılıyor.
31 entry daha