şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
5396 entry daha
  • --- spoiler ---

    hala daha "robin ve ted zaten dizinin asıl çiftiydi, onların kavuşması çok normal..." diyenler var. onlara bir iki çift lafım: sokayım öyle asıl çifte.

    oğlum bu ne biçim iş lan? dokuz sene birbirinin dibinde gez, bilmem kaç ay aynı evde yaşa, ama araya zibilyon tane insan girsin, ikisi de evlensin, boşansın/dul kalsın sonra "gerçek aşk!!!" he gerçek aşk he. bu kadar dehşet aşık insan aynı evde iki gün yaşasa ertesi gün yıldırım nikahı kıyar lan siz kimi yiyorsunuz arkadaş? robin ted'e çok aşıktı, ama gitti ted'in kankası barney'le sevişti. evet çok mantıklı, aşklarından gözlerim yaşardı anasını satem.

    ted robin'e duyduğu acıma ve şefkat duygusunu, robin de ted'in kendisinin peşinden köpek gibi gezmesini (ki görüyoruz köpeklerle yaşıyor yine.) aşk zannettiği için bunlar huzur evine yatıp dün gece yedikleri yemeği unutana kadar üç senede bir sevişir küserler. ted'in robin'e olan saplantısı "bu kız çok acı çekiyor, bu kız hasta, bu kız bozuk, ben bu kızı iyileştirebilirim." takıntısıydı. ted seneler boyunca aşkından değil, takıntısından vazgeçemedi robin'den. beyninde bir köşe robin izin verse onu iyileştirebileceğini söylüyordu. ilk gördüğü an hoşlanmış olabilir, ama bu aşk daha sonra bir acımaya dönüştü. insanların cümle içinde dil bilgisi hatası yapmalarına bile sinir olup düzelten adamın koca bir insanı 'düzeltmek'ten vazgeçmeyişi çok normal. ted bana kalırsa anneye gerçekten de aşık oldu, ancak aklının bir köşesinde hep robin'i iyileştirme arzusu kaldı. robin'se ted'in kendisini sırf kendisi olduğu için sevmediğini, ted'in er ya da geç kendisini düzeltmek istediğinin de farkındaydı o nedenle bu işe bir son verdi. bir defa zaten idealleri birbirini tutmuyordu, karakterleri birbirini tutmuyordu.

    barney - robin daha gerçekçi bir çiftti. bir defa barney robin'i gerçekten de çok sevdi. adam gerçekten de düzeltme isteği olmadan kadına köpek gibi aşık oldu, onu her eksiğiyle her fazlasıyla sevdi. ne onu hayatına uydurmaya çalıştı ne de robin'in hayatına uymaya çalıştı. nora gibi çok güzel ve karakterli bir kadını bile robin uğruna satmış bir adamdan bahsediyoruz. "the robin" bile tırto madalyon hikayesini donunda sallayacak bir manevraydı. adamın zaten robin'e olan çabası hiç bitmedi. robin'se "senelerdir esamesini okumadığım bir madalyon vardı, onu ted getirdiğine göre bence bin ted on bin barney'i yok eder." kafasına girdi. zaten kadının "dady issue"ları vardı. robin'in zoru görünce kaçması normaldi, zaten bunu kevin'le olan ilişkisinde de gördük. kevin kolay olduğundan barney'le olan kaçamağını anlatmadı, kevin'ın onu terk etmesini bekledi. robin düğünün son dakikasına kadar "bir mucize olsa da kuş olup uçsam." kafasındaydı. yani aslında barney - robin'in ayrılmasını da doğal buluyorum. barney robin'e kat kat büyük gelen bir adamdı. bir defa robin'in ciğerini bilen bir adamdı. robin hem kendisi için bu kadar çabalayan hem de kendisini değiştirmeye çalışmayan bu kadar özgüvenli, neşeli, sempatik, yakışıklı, bilgili, görmüş geçirmiş bir adamı kaldıramadı. çünkü barney her ne kadar robin için çabalasa da bitti mi biter kafasında bir adamdı. çekip gidebilirdi, elde durmazdı. robin barney'nin onu terk edeceğinden değil, barney'nin elinin altında olamamasından dolayı zorlandı ve barney'le ilişkisini bitirdi. robin için bu kadar uğraşmış adamın daha sonradan herhangi bir kadınla tutarlı bir ilişki yaşaması zaten mucize olurdu, adam yeniden sahalara döndü.

    robin yeniden barney'e dönmedi. kendisini değiştirmeye çalışmayan ama elinin altında da durmayan barney yerine kendisini değiştirmeye çalışan, ama köpek gibi arkasından gezen ted'i tercih etti elbette. bu kadın barney'e gerçekten aşık olmuştu, ancak bazı insanlara aşk değil, garanti lazımdır. robin korkak bir kadındı ve garantisini kaybetme korkusu ona zaten onu asla terk etmeyecek barney'i kaybettirdi. robin "bu adam beni asla terk etmez, çünkü bana köpeklik yapar."ı seçti, çünkü babası onu manen terk etmişti. robin'in aşktan çok terk edilmemeye duyduğu ihtiyaç ve korku gözünü kör ettiğinden barney'i bir şekilde kendi kendine ekarte etti. yani kendini gerçekleştiren kehanet dediğimiz şey bu. ama ted'e asla aşık değil. ted geri döndüyse garantisi geri döndüğü için mutlu olmuştur. robin, ted'in daima elinin altında olacağının bilinciyle mutlu olabiliyor. destansı bir aşk onu mutlu etmezdi.

    yani kardeşlerim dizinin başından beri ted - robin aşkı yoktur. ted'in robin'e karşı içinden atamadığı "düzeltme" dürtüsü ve robin'in ted'in "ne iş olsa yaparım abi."ciliğini sevmesi vardır. bu uğurda barney ve tracy gibi iki karakter harcanmıştır. dizi ted ve robin'in evlenip tracy'i de damızlık olarak kullanmasıyla bitseydi daha romantik olurdu yani size öyle diyeyim.

    --- spoiler ---
1778 entry daha