şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
4690 entry daha
  • bir şiirin sadece bir şiir olmayabileceği, bazılarının derin bir hikayesi olabileceği.

    ikinci dünya savaşı'nın en sert yılları. rusya, alman kuşatması altındadır. tarihin gördüğü bu en büyük savaşta (stalingrad savaşı), rus ordusunda şair ve gazeteci konstantin simonov da cephededir. mermiler, toplar bir yağmur gibi yağmaktadır. simonov tetiktedir, ama bir türlü savaşa konsantre olamaz. zira geride biricik sevgilisi, dünyalar güzeli valentina serova'yı bırakmıştır. aklı hep ondadır. deli gibi özlemektedir. ama asla umutsuz da değildir. bu cehennemi andıran savaştan sağ kurtulup onunla yaşayacağı günleri düşlemektedir. işte bu karmakarışık duygular içerisinde, sonradan efsaneleşecek şiirini yazmaya koyulur.

    şiiri bitirdikten sonra, izne ayrılan bir askere teslim ederek, çalıştığı gazeteye ulaştırmasını rica eder. şiir gazete tarafından yayımlanır. sonrası malum, fırtına. şöyle özetlemek gerekir: o dönemde savaşta ölen hemen hemen bütün askerlerin ve subayların cebinden aynı şiir çıkar: bekle beni. şiir öylesine büyük etki yaratır ki, rusya'da kutsal metinler dışında en çok okunan metin olma özelliğini taşır. bildiğin rusların lili marleen hikayesi.

    savaş biter, simonov hemencecik valentina'nın yanına gider. ama valentina, artık sovyet sinemasının en ünlü oyuncularından biridir. simonov, valentina ile evlenir. ama artık ilişkinin eski sıcaklığı, eski samimiliğini onda bulamaz ve onu da üzmemek adına ayrılır. ama sevmekten de asla vazgeçmez. nitekim valentina 1975 yılında öldüğünde cenazesine gitmez. ama hemen ertesi günü valentina'nın mezarında çiçeğin birine iliştirilmiş bir kağıt parçası bulunur, üzerinde bekle beni şiiri yazılıdır. simonov, onu daha fazla bekletmeden, sadece dört yıl sonra ölür. bu kez kavuşma sonsuzdur.

    bekle beni

    bekle beni, döneceğim
    bütün direncinle bekle beni.
    bekle hüzün yağmurları
    gökyüzünü kaplayınca,
    kara kış üşütürken bekle,
    sarı sıcaklar yakarken bekle.
    kimseler beklemezken bekle beni,

    unut anılarla yüklü bir geçmişi
    ne bir mektup ne bir haber
    gelmesin ne çıkar, bekle beni.
    bekle beni döneceğim
    bekle, yalnızca sen bekle beni.

    bekle beni döneceğim,
    bırak beklemekten usanmış dostlarım
    oğlum, anam, yoldaşlarım
    öldüğümü sansınlar benim
    umudu kesip bir ateşin başında
    beni yad edip içsinler ama sen
    içme sakın yürek acısı o şaraptan
    inançla, sabırla bekle beni.

    bekle beni, döneceğim
    tüm ölümlere inat bekle.
    çünkü o büyük bekleyişin
    düşman ateşinden kurtaracak beni.
    bekle kızgın sıcaklar içinde,
    karlar savrulurken bekle beni,

    yalnızca seninle ben, ikimiz
    ölümsüz olduğumuzu bileceğiz;
    o sırrı, o hiç kimsenin bilmediği.
    kimseler beklemezken
    beni beklediğini.

    konstantin simonov - (çeviren: sacide üçer)

    edit: imla. uyarıları için haydefineysin'e ve deathbringer teşekkürler.

    edit 2: kendi sesi ve görüntüsüyle şiir linktedir. ilgili link için slavophilia'ya sonsuz teşekkürler. zira bu video izlendiğinde, kendisinin valentina'ya olan aşkının büyüklüğü sonlara doğru simonov'un gözlerinden net bir biçimde anlaşılıyor.
    https://www.youtube.com/watch?v=rmchfga508m
31476 entry daha

hesabın var mı? giriş yap