şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • konusuna ait ilk duyduğum "işte metallerle çeşitli güçler elde edilen bir evren" cümlesi bende "kesin boktan lan bu" yargısı oluşturmuştu. hiç öyle değil. brandon abimiz şahane bir iş çıkartmış. bence giriştiği mevzu altından kalkılması çok zor bir iş. fantastik edebiyatta büyü vardır. yazarlar farklılık yaratmak adına kullanılan büyüler, bu büyülerin kullanıcılara etkileri, büyücü olmanın şartları vs. gibi konularda değişikliklere giderler. burda ise tamamen başka bir mekanik var. sıfırdan icat çıkartmış, altını doldurmuş, üstüne de miscik gibi bir hikaye oturtmuş. brandon sanderson'a helal olsun diyor, sırtına pıt pıt vuruyoruz.

    ---- spoiler -------

    serinin ilk kitabı mikro düzeyde bir macera içerirken kitaplar ilerledikçe işler büyüyor, önce krallıklara sonra tanrılara kadar geliyor. ancak ben şahsen en çok ilk kitabı sevdim. lord ruler'ın devrilmesi için imkansıza yakın bir planın parça parça ele alınarak hepsi için görevlendirmelerin yapılması, üçkağıtçı hırsızların devrimi kendi usullerince gerçekleştirme çabalarını okumak inanılmaz eğlenceli ve heyecanlıydı. tabi ilk kitapta kelsier'in varlığı da olaya başka bir atmosfer katıyor. ben şahsen diğer iki kitapta kelsier'in eklikliğini hissettim. ama bunu hissetmiş olmam romanın güzelliğinden birşey kaybettirmiş değil, hakkını yemeyeyim.

    ---- spoiler -------
12 entry daha