şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • birinci dünya savaşından sonra edebiyatta da artık her şeyin değiştiğinin kanıtı.

    20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan bu tür, bir edebi akım sayılmaz, yalnızca "yeni"dir. bu türde yazılmış romanlarda, artık, karakterler ve onların betimlemeleri yoktur. e haliyle bunların olmadığı bir kitapta geriye nesneler kalır. artık nesnelerin betimlemesi var diyebiliriz. eserlerde karakterler artık yok çünkü o dönemde gerçek hayatta birey kavramı kalmamış durumda.artık daha çok toplulukların önemi vardır. çünkü derler ki: "savaşta ölenler biliniyor muydu? adlarını biliyor muyduk ya da yüzlerini tanıyor muyduk?" bu nedenle artık karakterlerin isimleri vs önemli değildir, nasıl olsa onlar da kumsaldaki bir kum tanesi yalnızca.
    eskiden evrensel bir karakter yaratmaya ve böylece çok iyi olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu yazarlar. fakat artık roman bir "karakter romanı" -örn: madame bovary- olmaktan çıkıp bir "durum romanı" -örn: la jalousie- haline geliyor.

    ha bir de bu türde çok fazla iç monolog vardır. bu da (bkz: sigmund freud) etkisi elbette. *
3 entry daha