şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • bir quasar’ı yıldızdan ayırmanın en kolay yolu onu bir radyo teleskopla incelemektir. eger güçlü bir radyo kaynağı ise gönül rahatlığı ile “quasar la bu” diyebilirsiniz. çünkü quasar’lar ışığın hemen her dalga boyunda olduğu gibi, radyo dalga boyunda da çok güçlü ışıma yayarlar. ışıma yoluyla yaydıkları bu enerji o kadar büyüktür ki, boyut olarak; yüz milyarlarca yıldız içeren bir galaksinin ancak milyonda biri büyüklüğünde olabilen quazar’ın yaydığı enerji, dev bir galaksideki yıldızların yaydığı toplam enerjiden daha fazla olabilir.

    quasar’lar, gökbilimciler tarafından yaygın olarak “ilkel gökadalar” olarak niteleniyorlar. bu kadar parlak olup çok fazla enerji yaymalarının nedeninin ise, merkezlerinde bulunan çok büyük kütleli karadelikler olduğu düşünülüyor. quasar’ı oluşturan madde (yani gaz, toz vs) ve “olası” yıldızlar bu karadelik çevresinde muazzam hızlarla döner. gaz ve toz büyük bir hızla dönerek karadeliğe “düşerken” kendi içinde çarpışıp sürtünerek ısınıyor ve bu büyük enerji ortaya çıkıyor.

    yaygın kanının aksine, evrenin ilk donemlerine ait oluşumlar olarak düşünmek yanlış olur bunları. ilk keşfedildikleri dönemlerde, yüksek kırmızıya kayma oranları yüzünden milyarlarca ışık yılı ötelerdeki çok uzak ve yaşlı cisimler olduğu sanılıyordu. bir nevi ilkel galaksi olarak da düşünülebilir. zamanla quasar’ın çekim gücü çevredeki gazı ve küçük galaksileri kendine çekerek ortaya bugün bildiğimiz galaksilerin oluşmasını sağlıyor olabilir. karadeliğin çevresindeki gaz tükeniyor ve yaydığı muazzam enerji tükenen quasar’ımız, oluşturduğu galaksinin çekirdeğindeki dev kütleli bir karadelik olarak sessizliğe gömülüyor.

    son yıllarda yapılan gözlemler, sadece birkaç yüz milyon ışık yılı uzaklıkta quasar’ların da keşfedilmesini sağladı. hatta kimi yakın galaksilerle madde alışverişi içinde olan bazı quasar’ların yanıbaşındaki galaksiden daha yüksek bir kırmızıya kayma(*) göstermesi, kırmızıya kayma yoluyla yapılan mesafe ölçümlerinin tam olarak dogru sayılamayacağını da düsündürüyor. gerçekte de öyledir, sadece kırmızıya kayma yoluyla mesafe ölçümü gerçekleştirilemez. bu oran bize yalnızca galaksinin “uzaklaşma hızı”nı verir. gerçek uzaklığı hesaplamak için daha başka değişkenlerin de hesaba katılması gerekir ki, öyle yapılıyor.

    daha önceleri, aralarındaki madde alışverişi keşfedilemeyen galaksiler ile yakınında gözlemlenen quasarlar’ın birbirlerine cok uzak olduğu düşünülüyordu. kimi galaksilerle quasarlar’ın birbiri ile etkileşim halinde oldukları ortaya çıktığında, düşüncemiz de değişmek durumunda kaldı.

    örnegin kırmızıya kayma yoluyla yapılan hesaplara göre; galaksi (atıyorum) bizden saniyede 50 bin km hızla uzaklasıyorken, yanında gözlemlenen ve madde alışverişi olduğu görülen quasar saniyede 250 bin km hızla uzaklaşıyordu. bu durumda galaksi bizden 1 birim uzaktaysa, quasar’ın “ondan” 5 birim uzakta olması gerekirdi. yani galaksi bizden 100 milyon ısık yılı uzakta ise, madde alısverisi icinde olduğu quasar 500 milyon ışık yılı uzakta olmalıydı. fakat bu uzaklıktan madde alışverişinin mümkün olmadığı gayet açık. demek ki birbirlerinden o kadar uzakta değiller. hatta çok yakınlar…

    işte böyle nedenler yüzünden, quasarlar’ın yalnızca evrenin uzak köşelerinde bulunan çok yaşlı yapılar olmadığını artık anlamış bulunuyoruz. bize çok yakın, oldukça genç quasarlar da bolca var. fakat neden bu kadar yuksek kırmızıya kayma gosterdiğini ise henüz anlayamadık…

    (*) kırmızıya kayma, bir nesneden yayılan ışığın, elektromanyetik tayfın kırmızı yönüne yakınlaşmasına deniliyor. cisim ne kadar hızlı uzaklaşıyorsa, kırmızıya kayma o kadar fazla oluyor. benzer biçimde cisim bize yaklaşıyorsa bu kez de ışığı hızıyla orantılı olarak maviye doğru kayar.

    kaynak: http://www.ilkteleskobum.org/…r-veya-yilberk-nedir/
9 entry daha
hesabın var mı? giriş yap