şükela:  tümü | bugün
635 entry daha
  • tanım: milli takımımızın eleme grubuna yenilgiyle başladığı maçtır.
    tek tek ve genel değerlendirmem ise şöyledir (evet hepiniz soluklarınızı tutmuş benim eyyorlamamı bekliyordunuz)

    onur kıvrak: yıllardır türkiye'nin en iyi kalecisi olduğunu söyler dururum. volkan demirel ceza aldığı ve kamuoyunda gözden düştüğü için kadroya alınmadığı için onur birinciliğe yükseldi ve bu bana çok koyuyor. ama dün bir kez daha performansının volkan'ın çok üzerinde olduğunu gösterdi. yediği gollerin sadece sonuncusunda hatası vardı; onda da şok geçirip tutuklu kaldı, o kadar olur. ikinci goldeki ilk şutu o açıdan avucunun içiyle çıkardı, bırak türkiye'yi bunu bu şekilde çıkarabilecek dünyada bile az sayıda adam var.
    ömer toprak: son zamanlarda semih kaya ile birlikte en güvendiğim savunmacı kendisi ama gereksiz kartlar görerek takımını yalnız bırakması kabul edilebilir değil.
    ersan gülüm: henüz milli takımda ilk 11'de çıkmaya hazır olmadığını gösterdi dün akşam. yedekten belki ama yine de iyi niyetli adam, seviyorum.
    gökhan gönül: caner ve arda'yla birlikte sahaya bir şeyler koymaya çalışan üçüncü isimdi.
    caner erkin: gökhan ve arda'yla birlikte sahaya bir şeyler koymaya çalışan üçüncü isimdi.
    mehmet topal: üstüne düşeni yaptı, ne eksik ne fazla. ömer toprak'ın kırmızısından sonra onun yerine bek'e geçebilirdi.
    hakan çalhanoğlu: bu adama şimdilik sonsuz kredim var. milli takıma çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. yıldıray kadar umutluyum sözlük bak o derece. maça da daha erken dahil olmalıydı.
    emre belözoğlu: keşke dün akşam sahada ne yaptığını anlasaydım. her şeyi geçtim, sırf kaptan olarak bile en ufak inisiyatif almadın. yazıklar olsun.
    selçuk inan: üzerine düşenin bir tık fazlasını yaptı ama maalesef daha fazlasını yapması lazımdı. ilerde yalnız kalan arda'ya destek olmasını ve liderlik yapamayan emre'nin yerine daha fazla takımı organize etmesini beklerdim, olmadı.
    ozan tufan: bu adamın adını ilk defa duydum. nerede oynar ne yer ne içer bilmiyorum bile ama yeni yüzler görmek her zaman iyidir. kendi adıma hoş geldin.
    arda turan: caner ve gökhan'la birlikte sahaya bir şeyler koymaya çalışan üçüncü isimdi.
    olcan adın: her ne kadar iyi niyetli olsa da günün de değildi. ayrıca yeteri kadar topla buluşamadığı düşüncesindeyim.
    mustafa pektemek: geriye düştüğümüz bir maçı çevirmek için pektemek'i sokuyorsak oyuna bece zaten bitmişiz. pişmesi lazım bu adamın, mevlüt erdinç hem kişisel hem milli kariyerinde daha tecrübeliyken niye bu adam, anlamak mümkün değil..
    burak yılmaz: seni de, seni kadroya alanı da, sana tahammül edeni de anlayamıyorum arkadaş. kendisi, galatasaray'ın ve milli takım'ın gol yollarında bu kadar etkisiz kalmasının ortak sebebi olabilir mi acaba, hiç mi düşünülmüyor bunlar? nerede umut bulut? nerede cenk tosun? nerede kerim frei? nerede mevlüt erdinç? gerçi aradığım adamlara baka ama hepsi de bundan iyidir.

    türkiye: sahaya sürülen 11'le ilgili bir iki eleştirim var. yukarıda yazdığım gibi bence ersan hazır değil ve kronik eleştirim de burak'la ilgili olan. bana göre yedekte kalmalı, skor rahatlayınca girmeli, zira baskıyı kaldırabilen bir yapısı yok. (bana kalsa hepten oynamamalı ya neyse). kadro seçimi yine fena olmasa da saha içi yayılmamızda büyük sorunlar vardı. oyuncuların araası çok kopuktu. olcan sağ tarafta biraz gezindi, gökhan bile daha büyük boşluklar buldu. ama o kadar koşunca da yoruldu. bu taraftan caner de orta saha gibi oynadı adeta ama o da arda'nın önde oluşan boşluğa kayması yüzünden oldu, yani taktiğimizin bir parçası değildi belli ki. iki üç tane şutumuzun dışında pozisyonumuz yok. ayrıca biri şut çekerken diğerleri kaleye sırtını dönüp geri dönmeye başlıyor, tesadüfen top sekse kaleciden tamamlayacak adam yok. paslar etkisiz, yaratıcı tek bir pas yok. sadece burak'ın kaçırdığı pozisyon fazlasıyla yaratıcı bir organizasyondu, o kadar. ayrıca 10 kişi kaldıktan sonra da sistemi aynı tutmaya çalışmak garip geldi bana. 3-4-2'ye dönsek ne kaybederdik? hezimete mi uğrardık? zaten 1-0 gerideyiz, attık attık, atamadık, yesek de bir şey olmazdı. ama sen defans yapmaya çalışırken 3-0 geriye düş. daha mı onurlu oldu böylesi. leverkusen'de, atletico madrid'de, türkiye'nin önde gelen takımlarında oynayan bir sürü adam var. sorun kalite değil yani. vizyon eksikliğimiz var, hem de fazlasıyla. ve de aynı şekilde ruh eksikliği. kimse savaşmıyor, kimse kıçını kaldırmıyor. herkes sabit dururken, sadece topu ayağına alan koşarken nasıl adam eksiltebiliriz, nasıl gol atabiliriz, nasıl maç kazanabiliriz? izlandalı futbolcular bir an yerlerinde durmadı, hep pozisyon aradı.

    bu şekilde elemeleri bir şekilde geçebiliriz belki ama bu futbolla avrupa şampiyonası'nda adamı rezil ederler. gerçi şampiyona fransa'da oynanacak. orada da pekala oyunumuzu etkileyecek ve kamuoyuna bahane olarak yutturulacak bir rüzgar eser, öyle değil mi..
53 entry daha