şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • hayatının her döneminde "ağır olup, molla denilme" ihtiyacı içerisinde kıvrım kıvrım kıvranan türk erkeğinin üzerindeki tüm baskının boşaldığı, toplum içerisindeki en önemli tabularından biri olan "kadınsılaşma" konusunda önündeki tüm engellerin kalktığı bir tuhaf zaman dilimidir "oynamak".

    ben şahsen, bu zaman dilimini otuz yılı tüketmiş ömr-ü hayatımda anlayamadım. zira, tüm dünya kültürlerinde var olan dans etme mevhumu ile son derece farklı bir şekilde, erkekler için "erkeksiliğin abartılması" yerine "kadınsılığın abartılması" üzerine kurulu bir kavramdan bahsediyoruz.

    bıngıl bıngıl yağlarını son derece kadınsı hareketlerle -ki bu hareketlerin zaman içerisinde türk kültüründe "erkeksilik" olarak algılanması da ayrıca ilginç bir mevzudur- sallamaları, gerdan kıvırmaları ve bunun gibi diğer hareketler sergilemeleri şahsen bana son derece itici gelmekte, fakat asla "ulan biz bu erkeksilik rolümüzden sıyrılıyor kendimizi kaptırıp koyveriyoruz, sen ne demeye kenarda oturup olan bitenle ilgilenmiyorsun" gizli düşüncesini arkasında barındıran "aa biz biliyoruz da mı oynuyoruz, oturmaya mı geldik (evet? ben oturmaya geldim), vallahi darılırım (ötede darıl)" yaklaşımının doğurduğu mide bulantısının zerresi olamamaktadır.
10 entry daha