şükela:  tümü | bugün
960 entry daha
  • sevgili londra'yi ziyaret edecek sozluk okuyuculari. herkese teker teker yazmaktan biktigim icin buraya toparliyorum londra'ya geleceklere tavsiyeler rehberimi. 5 yildir yiyor, iciyor ve geziyorum. siz de londra'ya geldiginizde guzel seyler yemek, guzel yerler gormek isterseniz buyurun buradan yakin:

    oncelikle belirteyim ben east london'da yasiyorum dolayisiyla asagidaki liste buyuk cogunlukla londra'nin dogusundan ve merkezinden yerleri kapsiyor. otelinizi buna gore secin:)

    kahvalti:
    breakfast club duyduguma gore turkiye'de populer olmus bile. guzel mekan ama abartilacak bir yani yok. bir kac subesi var, benim onerim shoreditch/hoxton square'dekine gitmeniz. en buyuk ve en guzel olani o. spitalfields'dekinden uzak durun, her zaman cok gurultulu oluyor. haftaici yer bulmak sorun olmaz ama haftasonu gidecekseniz sabah 11den once ulasmaya calisin. 12-2 arasi kapida sira beklerseniz, kapida sira beklemeye degecek bir kahvalti degil. tatli seviyorsaniz berry'li pancakelerini tavsiye ederim. yoksa klasik english breakfast yiyin (black pudding'den sakinin), domuz sevmiyorsaniz vejetaryen secenegi de mevcut.

    my old dutch pancake house: adi ustunde, tatli ve tuzlu pancake'ler. daha cok pizza gibi oluyorlar kocaman. mekan holborn'da. sadece kahvalti icin degil, her zaman gidebilirsiniz.

    best fish&chips: fish and chips denilen sey ne kadar guzel olabilirse... bence yemezseniz birsey kacirmazsiniz ama illa yemeden donmem derseniz bond street'te golden hind simdiye kadar bulduklarimizin en iyisi. mekanin sahibi kibrisli bir rum. anliyor turkce konustugunuzu, gelip 2 cift laf edebiliyor mekan cok kalabalik degilse.

    french: bu mekanin tam karsisinda bir fransiz restorani var. ne zaman gitsem onunde sira oluyor. ama guzel bir mekan, yemegi de guzel. adi le relais de venise l'entrecôte. boyle havali bi adi var, iceride de french maid kiyafetleriyle servis yapan fransiz hatunlar vs. menude sadece 1 urun var. antrikot et, ozel sosuyla gelen french fries ve salata. bunlar fix fiyat. ustune ickisi, tatlisi ekstra.

    best hamburger: bu onemli. belli bir sure en iyisi byron'di. amma velakin hamburger cok populer oldugu icin her gun yeni bir mekan aciliyor ve aralarinda daha iyileri cikabiliyor. simdiye kadar yedigim en iyisi patty&bun diye bir mekanda. 2 subeleri var. bond street yakinindaki daha buyukce. kapisinda sira oluyor ama bir ari gold burger yemeden donmeyin derim. patates kizartmalari da leziz. burada sira beklenir! baktiniz burasi olmuyor, 2 alternatif daha var: hache ve honest burger. honest'ta yemedim ama her yiyen guzel diyor. honest soho'da var, hache shoreditch ve camden'da mevcut.
    byron iyi bir alternatif ama son 1 senedir hic gitmedim, bozmus olabilirler bilemiyorum. her koseye bir dukkan acarak acayip buyuduler zira.
    ve bu kadar alternatif varken lutfen gourmet burger kitchen (gbk)' da yemeyin. ayni fiyata cok daha iyisini yiyebilecekken lutfen orada yemeyin...

    best mexican: cok suslu, kocaman meksika restoranlarina gitmeniz yok. chipotle buldunuz mu girin. et seviyorsaniz barbacoa onerilir.

    best sushi: farringdon'daki tajima-tei. daha cok japonlarla dolu. her zaman cok kalabalik dolayisiyla rezervasyon bulmak bile zor olabiliyor, randevu almadan gitmeyin bile. sushi'ler biraz daha ilik geliyor alistiginizdan ama cok lezzetli. fried crab'li bisi vardi, ondan mutlaka ismarlayin.
    eger cok para veremem veya doluydu giremedim ama sushi yemeden de olmaz diyorsaniz her yerde rastalayabileceginiz itsu iyi bir alternatif. duyduguma gore yo-sushi denilen mekanin ismi geciyormus turkiye'de, aman diyim sakin. iyilerini yedikten sonra onun ne kadar kotu oldugunu anliyorsunuz. itsu iyidir, itsu candir.
    itsu da ayrica potsu noodle diye bir sey var. tavsiye ederim. yerken saglikli hissediyorsunuz:)

    bir de japon restorani olsun konsept olsun, yanar donerli, atmali tutmali olsun derseniz su var: benihana. piccadilly circus'a yakin. piccadilly'den cik, duz git, solda kahve dunyasi var, onu gec, karsiya gec hemen orada. arada illa turk kahvesi icecem derseniz diye kahve dunyasini da sikistirdim. neyse efendim hani bir himym bolumunde barney japon restoraninda birseyler pisiriyordu boyle bicaklari atip firlatip. ondan iste. buyukce bir ocagin etrafinda masa, ortada ocak ve sef, sov yaparaktan size et falan pisiriyo. ucuz degil

    italyan: soho'daki princi. ne yerseniz guzel ama yer bulmak biraz zor. sergiledikleri yemeklerden siparis veriyor, parasini oduyor, yemegi alip oturuyorsunuz.
    bir de king's road'da (west london) buona sera at the jam diye bir mekan var. rezervasyon yaptirabilirseniz iyi olur, kucuk bir yer cunku. rezervasyonunuz yoksa da yogun saatlerden once giderseniz girebilirsiniz. yemekten cok mekanin tipi guzel. degisik bir deneyim iste...

    chinese: cin mahallesine gidip herhangi bir yere girebilirsiniz. ordek yemenizi tavsiye ederim hem degisik bir opsiyon olur. eger cin'e gidip noodle yiyecekseniz lutfen o noodle'i cin'de yemeyin gelin thai restoranina gidin

    thai: busaba thai diye bir yer var, yine tr'de populer olmus olabilir. burada da oldukca populer. soho'da ve shoreditch'de var. pad thai siparis ediniz bir de kalamarlari cok guzel, degisik ve guzel.
    ama bence en iyi thai soho'da banana tree. tam thai restorani degil, uzakdogu fuzyonu gibi birsey ama orada yiyeceginiz hersey cok guzel. sira beklemeye deger bir mekan daha.

    best indian / pakistani / bangladeshi: ayyy tum asyalilar birbirine benziyooo tandansinda bir mutfak. hepsinin birbirinden farkli oldugu iddiasina ragmen bence hepsi ayni. bol baharatli, curry based food iste. neyse whitechapel denilen muhtesem pakistan mahallesinde tayyabs diye bir restoran. genelde aksam ve ogle yemekleri zamaninda disariya tasan bir sira oluyor ama beklemeye deger. ayrica mekandan ayrildiginizda bastan asagi curry kokacaksiniz buna da hazirlikli olun. ammavelakin yemekler cok lezzetli. chicken tikka masala bir klasik, starter olarak lamb chops mutlaka soyleyin, ana yemek kadar cok geliyor zaten. yemegin acisini bastirmak icin mango lassi icin, yemegin yaninda ekmek niyetine peshwari naan (hindistan cevizli pide) yiyin. tatli yemegin, tatlilari hep kizartma...

    luksunden olsun diyorsaniz shoreditch'de tramshed diye bir mekan var. iceride kocaman bir cam kafesin icinde bildigin bir adet dana ile ustunde bir adet tavuk duruyor sanat olarak. sanat diyorum cunku kendisi meshur ingiliz sanatci damien hirst'un eseriymis. neyse bu garipligin altinda oturup yemek yemek isterseniz size sadece ya et ya tavuk sunuluyor, birini seciyorsunuz. butun tavuk bildigin sise sokulmus bir sekilde firindan onune geliyor.

    yine turkiye'de adinin gectigini duydum angus steakhouse. aman diyim yapmayin. isminde angus var, turkiye'de biftege biftek demiyoruz steak diyoruz bu ondan olsa gerek diye aldanip leicester square'de bulunan birkac restorandan birine sakin gitmeyin. nerde bol turist orda dusuk lezzet kalitesi. illa iyi et yemek istiyorsaniz ve paraniz da size batiyorsa hawksmoor var covent garden/holborn civarlarinda. spitalfields'de de var 1 adet. fiyatlar ucmus yalniz, bakmadan gitmeyin

    bir de brazilian restoran konsepti var boyle sinirsiz et yiyebiliyorsun. format su sekil, gidiyorsun, fix fiyat veriyorsun, sen dur diyene kadar adamlar sana degisik degisik etler getirmeye devam ediyorlar. bir cesit eti sevmedin, ona hayir diyip digerinden alabiliyorsun. rodizio deniyor konsepte saniyorsam. bir kere gittim onun icin restoran oneremeyecegim ama denemek isterseniz ustunde rodizio denen birine girebilirsiniz.

    best cheap eats: her yerde bulabileceginiz, fiyatlari ve lezzetleriyle sizi hayal kirikligina ugratmayacak mekanlar:
    pret a manger: sandvicci.
    pizza express: italyan
    wok to walk: noodle bar. icerigi seciyorsun, hemen onunde pisirip veriyorlar, taze taze yiyorsun, bence cok lezzetli

    tatli:

    hummingbird bakery: mutlaka ama mutlaka red velvet cupcake'i yenmeli. soho'da, notting hill'de, spitalfields'de var benim bildiklerim.

    gelupo: soho'da bir kahveci + italyan dondurmacisi. ikisini bir arada da alabiliyorsunuz. icine dondurma attiklari bir kahveleri var.

    coffee: starbucks gibi cok gorulen kahvecilerden en iyisi costa. pret a manger'in kruvasanlari cok guzel, kahveleri kotu

    cok fazla kucuk coffee shop var. ozellikle shoreditch'e giderseniz adim basi kahveci gorursunuz. bence hepsi guzel. eger kahve manyagiysaniz ve sadece disarida icmem, evimde de espresso makinemle kahve keyfi yapar, neseme bakarim derseniz soho'da algerian coffee company'den cok guzel kahveler, caylar alabilirsiniz

    cay demisken cay seviyorsaniz piccadilly'deki fortnum&mason size gore. kralicenin caylarini da bunlar veriyormus. sizin kraliceden neyiniz eksik? anneye halaya, komsu teyzeye hediye alacaksaniz buradan cay goturebilirsiniz, herkes mutlu olur:) ayni zamanda burada bir tea salon'u var, klasik ingiliz cay seramonisi yapip cayinizi yudumlayabilirsiniz

    vejetaryenseniz covent garden'da bir vegan restorani var. adi food for thought. kucucuk bir girisi var, ust katinda 2-3 tabure, alt katta 5-6 masa. sik yerleri tercih ederim, kaliteden odun vermem derseniz hic gitmeyin. oldukca salas, bir o kadar da sikisik bir mekan ama yemekleri super lezzetli. hergun farkli seyler cikariyolar ve simdiye kadar begenmedigimiz yemekleri olmadi. tatlilari var bir tane boyle krem santi+cilek+crumble. leziz!

    venezuella. hic yemedik, yemesek olmayiz demeyin, yiyin. hoxton'da kanal kenarinda ufak bir venezuella cafesi var, usenmezseniz gidin, pisman olmazsiniz. adi arepa and co. cachapa diye bir corn pancakeleri var. bir de klasik venezuella yemegi pabellon'mus, yiyin, yidirin!

    pub:
    milyon tane pub var. her biri ayri guzel. ama illa orjinal olacak, degisik olacak derseniz: farringdon'da ye old mitre. cok eski bir mekan, hikayesi var falan filan. bir de daha merkezi bir yerde olsun diyorsaniz covent garden'da the cross keys cok guzel. nehrin kenarinda tate yakinlarinda founders arms var. disarida yer bulursaniz sahane.

    muzeler:
    en guzel ozelligi muzelerin beles olmasi. ozel muzeler ve muzelerin ozel sergileri haricinde hepsine giris serbest. benim favorim south kensington'da victoria&albert museum. mutlaka gidin, gittiginizde once fatih'in bellini portresini arayin (bayagi kucuk bisi, a4 boyutunda onun icin bulmakta zorlanabilirsiniz) sonra da mutlaka 'cast courts' denen odalarinda trajans column'u gormeden cikmayin. en etkileyici sey o cunku. ha bir de cafe'si cok guzel, gidin icinde piyano'nun bulundugu salonda bisiler yiyin icin.

    eger bilim benim icin cok onemli, fizigim hep 5ti diyorsaniz science museum var hemen yaninda. her ayin son carsambasi aksam 7-10 arasi ozel atraksiyonlar yapiyorlar. muzede calisanlar size o ayin ozel konusuyla ilgili bilgiler veriyo, workshoplar duzenliyolar vs. icki+canli muzik de mevcut, degisik bir aktivite.
    hemen yine bu 2sinin dibinde natural history museum var. binasi muhtesem. bir dinazor iskeleti karsiliyor sizi iceri girince, muzede de her turlu canli var fekat darwin'in teorisine inanmiyorsaniz size gore diil.

    son olarak south kensington'a gittiyseniz yemeginizi hemen metronun cikisindaki comptoir libanais'de yiyin derim. lubnan yemegi, ozellikle fattet denilen sey cok guzel. ama bir sorun ne oldugunu, anlatsinlar zira agir gelebilir!

    bir de onun disinda trafalgar'daki national gallery'de yuzlerce isa'nin hayatini anlatan eserin yaninda van gogh'dan, monet'ye, rembrant'dan michalengola'ya eserler eserler...
    hemen onun yaninda national portrait gallery var, sadece portreler sergileniyor. yuzlerce kral, kralice, prenses, prens portresi vs.

    british museum cok buyuk, gez gez bitmez.

    bir de tate var tabii ki. simdi 2 tane tate var londra'da. buyuk ve kacirilmamasi gereken tate modern. hemen thames'in yaninda. biktim sanattan deseniz bile muhtesem nehir ve st paul's manzarasi icin en kotu cafe'sine, restoranina cikin, 2 kahve icin, takilin derim.

    notting hill portobello road'a cumartesileri, camden town'a pazarlari gidilir. asil kalabalik gunleri bu gunler. camden'da amy winehouse'un favori pub'ina gidebilirsiniz. adi the hawley arms. ama bayagi kotu bi mekan, olup bitmiyorsaniz amy winehouse icin hic gitmeyin daha iyi. bir de camden'daki marketin icinde cyberdog diye bir dukkan var, lutfen bir girip dolasin.

    alternatif gece hayati icin shoreditch'i, posh mekanlar icin mayfair, belgravia, chelsea'yi tercih edin. soho her zaman guzeldir, gecesi de guzeldir, gunduzu de.

    2 adet cok meshur gece klubu var fabric ve ministry of sound. ben iceride calinan muzikten hoslanmadigim icin 1er kere gittim 2sine de bir daha da gitmedim. ama elektronik musiki seviyorsaniz aksam girip sabah cikabilirsiniz bunlardan. sanirim fabric daha iyi gibiydi ama ben eksper degilim

    butun bunlar disinda zaten her turist rehberinin onerdigi yerleri burada siralamaya gerek yok sanirim

    aklima geldikce ekleme yaparim sevgili okur
    size iyi gezmeler

    ps. dedikleri kadar yagmurlu degil korkmayin. ama kisi soguk. gerci yazi da soguk. zaten sorun orda, yazi soguk! oyle iste, gelecekseniz mayis gibi gelin

    edit:
    nincompoop sunlari ekledi efenim buyurun:

    soho'da ten ten tei diye kucuk bir aile restorani var. en iyi japon restorani degil ama gayet guzel bir yer tavsiye ederim.

    udon yemek istiyorsan gene soho'da koya diye bir yer var. sadece udon yapiyorlar ama her turunu. oldukca guzel. kapisinda sira oluyor ama genelde.

    ramen icin de gene soho'da tonkotsu var tavsiye edebilecegim.

    bir de herkes nobu'nun guzel oldugunu soyluyor ama pahalica ve fancy bir yer, henuz denemedim. south kensington civarinda olmasi lazim.

    chinese icin de chinatown disinda daha guzel alternatifler var aslinda. china town'daki en duzgun yer four seasons. onun disinda baker street'e yakin bir de canary wharf'ta royal china var, biraz daha pahali ama daha iyi bence digerlerinden. lisle st'deki young cheng de hem ucuz hem duzgunce bir mekan alternatif olarak.

    tabi bunlarin hepsi daha cok hong kong ve guney cin mutfagi. beijing, sechuan mutfagi daha farkli, chinatown'da bir tane yer var sadece. adini unuttum ama itfaiye binasina yakin kosedeki mekan, gazebonun karsisinda. bir de kings cross'a yakin chilly cool diye bir yer var cok guzel sechuan yemekleri yapan.

    bu arada burger seceneklerinin iyi olanlarindan birisi de hoxton'daki meat misson ve bond st'deki meat liquor.

    editliyorum mutemadiyen:

    marketler:
    sokak yemegi seviyorum derseniz londra'da sokak marketleri cok meshur, yemekleri de oldukca guzel.
    borough market en lukslerinden biri. london bridge cikisinda kocaman bir market burasi. cars-ctesi arasi acik. meyve sebze, organik her turlu besin, tavuk, et, hindi ne ararsaniz, lokal uretim, organik vs. adi altinda bayaa kazik fiyatlara edinebilirsiniz. bir de gunluk yemek yapan standlar var. yemekler gayet guzel.

    borough market oldukca populer ve turistler tarafindan cok bilinen bir market onun icin genelde cok kalabalik oluyor. turistler bilmesin, bi ben bileyim de gideyim derseniz size maltby street'i oneriyorum. borough'dan yuruyerek gidebilirsiniz. haritaya maltby street yazin sizi gotursun. tren hattinin altindaki kemelere dukkan kurmuslar, sadece ctesileri ve pazarlari yarim gun aciklar. en iyi gunu ctesi. uzun ince bir market, dar bir sokak, sebze meyve satisindan ziyade degisik mekanlarla dolu. bir antikaci var, yaninda lokal kucuk bir bira fabrikasi (biralarini orada icip isterseniz alabiliyorsunuz) onun yaninda bir patisserie, onun yaninda kokteylleriyle un yapmis bi mekan, karsilarinda yemek standlari vs. sokaga sandalyeler acilmis, cok ingiliz sokak partisi tadinda bir market. ben yazin gittim hep, onun icin civil civildi, kisin nasil bilemeyecegim, yagmurda bos olur diye tahmin ediyorum. ama hava guzelse ve cok az bilinen ufak bir sokak marketine gitmek isterseniz burayi kacirmayin.
    greenwich'de hemen cutty sark metrosu cikisi karsisinda greenwich market var. yemek dolu icerisi, balik+sushi yapan bir yer vardi, tavsiye ederim. tantuni yapan bir turk mekani var uzak durun.

    brixton market son zamanlarin parlayan mekani. brixton merkezden uzak, zenci nufusunun bol oldugu bir yer. ama marketi yenilediler ve icerisine cok guzel cafeler, restoranlar, vintage shop'lar, sarap barlari vs. actilar. ayrica gece hayati da canli muzik, jazz, blues acisindan cok senliklidir

    gece hayati deyince hem gece hayati iyi olan hem de gunduz cok guzel bir marketin kuruldugu brick lane'i soylemeden olmaz. brick lane doguda efendim. aldgate east istastonundan cikin, osborn street'e girin ve her biri ayri bir odul aldigini iddia eden hint restoranlarinin arasindan ve sizi iceriye cekmek isteyen restoran calisanlarinin arasindan duz devam edip, camiyi gectikten sonra truman brewery yazisini gorunce durun. pazarlari gunduz cok hareketlidir. cuma,ctesi geceleri zaten guzeldir. sokakta icmek isterseniz truman brewery etrafi iyidir.

    brick lane'de yukari devam ederseniz de shoreditch'e varirsiniz zaten haftasonu geceleri icin su aralar en cok tercih edilen yerlerden. brick lane'den liverpool street'e dogru yol alirsaniz da spitalfields market'a ulasirsiniz. persembeleri antics market oluyor, diger gunler yemek icmek, kiyafet, taki, ev esyasi vs. hersey var iste. eger buraya giderseniz pilpel denilen yerde falafel salad yiyin rica ederim. cok guzel, pisman olmazsiniz.
1718 entry daha
hesabın var mı? giriş yap