şükela:  tümü | bugün
56 entry daha
  • hakkındaki anektodlardan bi demet hazırlayasım geldi gece gece.

    horace grant: şampiyon oldukları yılın ertesi senesi onu kışkırtmaya çalışıyordum. “sayı atamayacaksın, potayı bile göremeyeceksin.” gibi şeyler. bana yapacağı şeyi bire bir anlattığını hatırlıyorum. önce sola doğru feyk atacağını sonra da sağ eliyle üzerimden hook atış yapacağını söyledi. sonra söylediklerinin aynısını yaptı ve sayıyı attı.

    1986 all-star üçlük yarışması: bu larry’nin yarışmasıydı. yarışmadan önce diğer yarışmacılara gidip “hepinizin bilmesini isterim ki bu yarışmayı ben kazanacağım. ikincilik için kim yarışacak?”

    reggie miller: çaylak yılımdı ve market square’de celtics’le oynuyorduk. yakın bir maçtı ama onları yenemezdik. maç taktik serbest atışlarına geldi ve üç sayı gerideydik ve bird’e faul yaptık. atışları kullanmak için çizgiye geldiğinde karşısına dikildim ve aptal çaylak halimle gelmiş geçmiş en iyi serbest atıcılardan biri olduğunu kavrayamadığım için şuta hazırlanırken dikkatini dağıtmak için bi şeyler söyledim. tam şutu atmadan önce durdu ve “şaka yapıyor olmalısın. çaylak cidden şaka yapıyor olmalısın dedi” ve ilk atışını kullandı. bam. fark 4 sayı oldu. ikinci atış için topu aldı ve “çaylak, ben ligdeki en iyi şutörüm. ligdeki. anladın mı? hala bi şeyler söylemeye çalışıyorsun.” dedi ve bam. fark 5 sayı oldu. olayı daha kötü yapansa kevin mchale ve danny ainge altlarına işercesine bana gülüyordu. kendimi çok salak hissettim.

    clyde drexler: çaylak yılımda onu savunuyordum. bana baktı ve beni durduramazsın dedi. bende “vay, baya kendine güveniyorsun.” dedim. “kendine güvenmek? daha çaylaksın hiçbi şey bilmiyorsun” dedi ve sonrasında benim savunmamda üst üste 10 sayı attı ve koç beni oyundan alırken gülerek yanımdan geçti.

    pat riley: maçı kurtaracak şutu michael jordan'a hayatımı kurtaracak şutu larry bird'e kullandırırım.

    bir gün maçtan önce onu savunacak oyuncunun yanına gitti ve “bu salonun sayı rekoru kaç biliyor musun?” diye sordu. rakip neden diye sorunca “e beni sen savunuyorsun sonuçta değil mi?” dedi.

    craig hodges: bird’ün katılmadığı sene craig hodges üçlük yarışmasını kazandıktan sonra larry bird olmadığı için mi kazandığı sorulduğunda hodges beni nerede bulacağını biliyor diye cevap vermişti. gazeteciler bunu bird’e ilettiğinde “evet gayet iyi biliyorum, bulls rotasyonunun sonunda.” diye cevap verdi.

    chuck daly: dennis rodman’ın savunmasında üst üste dört basket attıktan sonra koç chuck daly’e doğru gidip “chuck beni kim savunuyor? hatta biri beni savunuyor mu? bana bi savunmacı yollasan iyi olur yoksa 60 sayı atacağım” dedi.

    julius erving: bird julis erving'le bile kavga etmeyi başarmıştı. kavganın sebebi ise süreki 42 ve 5 rakamlarını tekrarlamasıydı. bu iki rakam ikisinin maçta attığı sayılardı.

    glen rice: bird sizinle uğraşmaya başladığı zaman çok zor durumda kalıyorsunuz. kalbinize kazık sokarcasına konuşuyor.

    george mccloud: indiana maçının sonlarına doğru koç bird'ü savunması için george mccloud'a aldıktan sonra bird bençe doğru gidip "baya rezil durumda olduğunuzu biliyorum ama en azından biraz umudu olan birini yollasaydınız"

    dennis rodman: bütün gücümle onu savunmaya çalışıyordum, adeta götümü yırtıyorum. o sırada bird arkadaşlarına şu şekilde sesleniyordu: "çabuk topu bana atın kimse beni savunmuyor." "koç kimsenin beni savunmadığını fark etmeden çabuk topu bana atın." ve sonra topu aldı ve benden sıyrılarak basketi attı ardından koça gidip "koç bu adamı çıkarıp yerine beni savunacak birini alsan iyi olur çünkü böyle basket atmak çok kolay." dedi.
60 entry daha

hesabın var mı? giriş yap