şükela:  tümü | bugün soru sor
22 entry daha
  • hayatı boyunca insanların şevkini kırmaktan kaçınmış, fikirtepe'de şarap evi açmaya kalkan adamın fizibilite raporuna yardım etmiş adamım ancak size doğrusunu söyleyeyim: türkiye'de okunmaması gereken bir bölümdür.

    bir rus dili edebiyatı mezunu olarak, diğer mezun arkadaşların durumunu da dikkate almak suretiyle şunu ifade edebilirim ki:

    i) iş hayatında katma değer yaratarak para kazanmanızı sağlayacak seviyede rusça öğrenemezsiniz. işverenin sizden beklediği seviyede rusça konuşamaz, türkçeyi de rusçayı da anadili gibi konuşan orta asya ülkelerinden gelen sevimli insanlarla rekabet edemezsiniz. aç kalırsınız. ekmeksiz naylon yersiniz. iş görüşmelerinde belki birazcık kültürlü ancak gene de vasıfsız ve işe yaramaz aday damgası yersiniz. onu bile ekmeksiz yer, gene aç kalırsınız. bala göte temel seviyede rusça gerektiren işler bulan birkaçımız hariç bölümce alakasız işlere yöneldik. sadece ingilizce ve türkçemizi kullanarak kimimiz hostes, kimimiz satış müdürü, kimimiz ise çevirmen ya da büro elemanı oldu. onu da sırf şahsi niteliklerimize bakarak mesleki potansiyel gören işverenler sayesinde olduk diyebilirim. mesleki sıfatımız yok çünkü. biri yoldan çevirip "ne ayaksın sen?" diye sorsa, göğsümüzü şöyle gere gere "öğretmenim/mühendisim/hemşireyim/marangozum/torbacıyım/gaspçıyım abey!" diyemiyoruz. yüzümüz hep yere geliyor.

    ii) kırık dökük rusçanızla edebi eserleri ve ilgili kaynakları asıl dilinden okuyup inceleyemezsiniz, aç gezdiğiniz gibi entelektüel gelişim açısından da ilerleme kaydedemezsiniz. ben bir romanın bir sayfasını okuyup da baştan aşağı anlayabilmiş değilim. mesela bir romanda adamlar arazi satışını tartışmışlar, ben bir yerdeki harf benzerliği yüzünden kırılan kapıyı tamir etmeye çalışıyorlar diye tahmin yürütmüştüm.

    iii) rusça öğrenmenin yolu rusça konuşulan bir ülkede temizinden iki küsur yıl harcamaktan, telaffuzunuz kötü olduğu için yanlış durakta indirilmekten ya da konuşamadığınız için şehir merkezinde kaybolup geceyi sokakta geçirmekten geçiyor. bunu da söyleyeyim. böyle bir maceraya atılan yiğitlerin de türkiye'de 4 yıl rus dili ve edebiyatı okumaları absürt kaçıyor. kaldı ki iyi rusça bilseniz dahi şirketler nezdinde tercümanlık pozisyonları haricinde pek bir gideriniz yok. sonuçta rusçanız iyi diye sizi işe alıp alaylı mühendis yapamayacaklar. belki ticaretçi gibi gibi bir şeyler yaparlar. çok ağır yoklukta bir nebze giderimiz olabilir. ama o da zor. misal; ispanyolca falan konuşuyor olsam, işverene ispanyolca bilen eleman lazım olsa, bele kafamı sürte sürte sevdirirdim kendimi . ancak ihtiyaç duyulan dil rusça olunca benim diyen türk profesörden iyi rusça konuşan (adamın anadili çünkü. anadil çok acayip bir şey bence.) azeriler, eski doğu bloku ülkeleri vatandaşları çıkıyor ortaya. kırgız adamla nasıl mücadele edeyim ben, etim ne budum ne.

    netice itibariyle bu bölümden ne mesleki ne de edebi anlamda tatmin olamadık, kimimiz hala işsiz geziyor, kimimiz ikinci el araba alıp satıyor. he ben kafayı kırarım, hem rusça öğrenir hem de yan dal ve yüksek lisansla pek çok alanda at gibi yetişirim diyorsanız "bilader o kadar azimliysen harcama emeğini burada." derim. arkadaşlar da öyle der. aramızda konuşup 47 kişi entry girdik biz. evet.
10 entry daha