şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • ----------- neandertaller ile çiftleşme mevzuu -----------
    --- ~65.000 yıl önce gerçekleşen hadisenin detayları ---

    bu konuya verilen tepkiler iki başlık altında incelenebilir: (a) duygusal tepkiler, (b) bilgisizliklikten ileri gelen tepkiler.

    --- a. duygusal tepkiler ---

    kendi dedelerinin neandertaller (ve muhtemelen diğer erken-dönem insan türleri) ile çiftleşmiş olmasını rahatsız edici bulan çok sayıda insan var... gerçi en yakın akrabalarımız olan şempanzelerle genlerimizin %98'ini paylaşıyoruz. neandertaller ile aramızda ise %99,88 gibi devasa bir örtüşme var. ve afrikalılar haricindeki hemen her insanda neandertal genleri bulunuyor. kaldı ki, neandertaller insan ile maymun arası varlıklar değiller. genleri de insanlar için zararlı değil faydalı. ama yine de bu tepkilere verilmesi gereken asıl cevaplar bunlar değil.

    zira, böyle şeyler söyleyenler, her şeyden önce, gerçeklerin bize hoş görünmek zorunda olmadığını bilmiyor gibi konuşuyorlar. yani, bir insan, atalarının primat olması ve daha yakın atalarının neandertallerle ilişkiye girmiş olması hoşuna gitmiyor diye, "demek ki böyle bir şey olmamıştır" sonucuna (elbette) varamaz.

    ağız dalaşına girmekten öte bir işlevi olmayan bu tepkiler, atalarının mağaralarda yaşadıklarını söyleyen bir insanla alay etmeye benziyor. yani, aslında, "senin dedelerin mağarada yaşamış olabilir, ama benimkiler yaşamadı; benimkilerin hepsi halıfleks dairelerde otururdu" gibi bir şey söylüyorlar.

    kaldı ki, bir insanın atasının primat olmasından rahatsız olması, tamamen subjektif algıların bir ürünü. ama hayvanlara ve spesifik olarak da primatlara karşı daha sevgi dolu olsaydık (ve hatta onlarla akraba olmayı bir onur addetseydik) bile, bu tavrımız evrim teorisini daha az ya da fazla makul kılmazdı.

    her şeyden önce, hoşumuza giden/gitmeyen şeyler ile gerçekler arasına bir çizgi çekmeyi öğrenmemiz gerekiyor. her ne kadar basit gibi görünse de, bunu yapabilmekten epey uzağız. hoşa gitmeyen tarihi/siyasi gerçekler söz konusu olduğunda da ne yazık ki aynı türden tepkiler veriyoruz ? ki böyle yaparak aslında sadece bilgi kavramına ne kadar uzak olduğumuzu göstermiş oluyoruz.

    her şey bir yana, memleketinin kırsal kesimindeki vatandaşlarının (ve dünyanın farklı yerlerindeki türdaşlarının) her gün atlarla eşeklerle ilişkiye girdiğini bilen bir insan, 60.000 sene evvel takriben 3000. dedesinin (ya da büyükannesinin) ormanın birinde bazı neandertaller ile birlikte olmasını neden bu kadar kabul edilemez bulur, bu da ayrıca enteresan.

    not: 2006 yılında başlayan, ilk sonuçları 2010 yılında yayınlanan ve insanlarla neanderthallerin çiftleştiğini delillendiren kapsamlı genetik çalışma hakkında detaylar içeren bir konuşma için bkz.: dna clues to our inner neanderthal, svante pääbo (geneticist), ted talk, july 2011

    --- b. bilgisizlikten ileri gelen tepkiler ---

    her şeyden önce, neandertalleri bir tanıyalım... (bkz: neandertal /@derinsular)

    neandertalleri tanımadan (ya da evrim sürecini anlamadan) yapılan yorumlara gelince:

    görünen o ki, hala evrim hakkında somut deliller bulunmadığını, her şeyin bir kurgu (ve hatta komplo) olduğunu düşünen bir sürü insan var. eskiden olsa, böyle düşünmek mazur görülebilirdi. zira, 1980'lere dek türkiye'nin dünya ile irtibatı büyük ölçüde kopuktu. önceki nesiller, "bilgi"ye erişme adına büyük ölçüde milli eğitim'in okullarına mahkumdular. dahası, ülkede okuyacak doğru dürüst kaynak bulmak bile zordu.

    ama artık böyle şeyler mazeret değil. dolayısıyla da, bir insanın oturduğu yerden missing link argümanları üretmeye çalışmasını ya da evrimi destekleyecek hiçbir paleontolojik delil bulunmadığını iddia etmesini mazur görebilmek artık daha zor. (bkz: ara tür /@derinsular) çünkü, bilgiye ulaşmak için artık insanın oturduğu yerden kalkması bile gerekmiyor:

    - bkz.: paleontoloji
    - bkz.: fosil sahaları
    - bkz.: insan evrimini özetleyen fosil bulguları

    tabii bu noktada, ilgili konulardaki kaynakların çoğunun ingilizce olduğu ve herkesin yeterli derecede ingilizce bilmediği söylenebilir. bu da makul bir itiraz... ancak ne var ki ingilizce bugün itibariyle "britanya ya da abd'de konuşulan bir lisan" olmaktan ibaret değil. ingilizce, uzun yıllardır, dünyanın bilim dili durumunda. yeni akademik yayınların %90'a yakını bu dilde yapılıyor.

    hiç ingilizce bilmeyenler bile, en azından bu gerçeğin farkındalar. dolayısıyla, bir insanın, okumaktan aciz olduğu devasa bir literatür hakkında ileri geri iddialarda bulunmadan önce biraz oturup düşünmesi gerekli.

    [lisan konusunu lumina obscura şurada "daha açık bir üslupla" izah etmiş, hala anlayamayanlar bakmak isteyebilir: (#24829251)]

    tema:
    (bkz: evrim teorisi /@derinsular)

    tekmili birden: pdf
10 entry daha