şükela:  tümü | bugün
207 entry daha
  • bizim köyde fındık bahçelerimiz var. her sene 20ye yakın mevsimlik işçi gelir doğudan. bunlar ne anlatırsan inanan tiplerdir ve hepsi genç uşaklardır. üç sene evvel yine 20ye yakın işçimiz geldi. bunların kaldıkları bi evimiz var. neyse geldi bunlar çalışıyorlar. bir kaç gün sonra öğrendim ki bu genç çocuklar geceleri köyde bağ bahçe gezip milletin elma ağaçlarını talan ediyorlarmış.

    bilen bilir, geceleri karadeniz köyünde gezmek çok tehlikelidir. evler birbirine çok uzaktır, herkes silahlıdır ve fındık mevsiminde fındık hırsızlığına karşı herkes temkinlidir. lan ben bu çocukların başına bir iş gelir, biri mermi atar diye tırstım. aklıma bunlar gece dışarı çıkmasın falan diye cin hikayesi anlatmak geldi. işte başladım sallamaya, elemanlar nasıl inanıyorlar, nasıl meraklılar.

    anlatmaz olaydım amk. bir hafta içinde 4 eleman kafayı yedi. adamlar harbi harbi cin görmeye başladı. geceleri tuvalate gidemez oldular. bu dört elemanı diyarbakıra, ailelerin yanına göndermek zorunda kaldım anneleriyle.

    çünkü adam senin anlattığın hikayeye harfiyen, kayıtsız şartsız inanıyor. öyle bir iman var. ve o korku ona kafasında tasfir ettirdiği şeyi gösteriyor.

    cin görmek filan... ruh hastalığı bunlar.

    korku çocuklar üzerindeki en büyük tasarım aracıdır. cin hikayelerinin anlatıldığı evlerde büyüyen çocuklar inanır bunlara. kadınlar gün yapar, herkesin bir akrabasında mutlaka vardır bu cin vakası. çocuklar da bu muhabbetlere şahit olur, korkmaya başlarlar. o korku yeni şekillenen beyinlere öyle bir hasar verir ki çocuk gerçekle korkuyu ayırt edemez.

    ben 29 yaşımda asker idim. benle beraber askerlik yapan 20 yaşındaki askerlerden trakyalı olan da, malatyalı olan da köylerinde geçen sene geçtiğini iddia ettikleri olay benim 1990 yılında karadenizin bir köyünde geçtiğini duyduğum olayla aynı.

    yok adamın ayağı tersmişte, cinler gece derede davul zurna çalıp düğün yapıyorlarmış. vıdı vıdı.

    hep aynı tasfirler, hep aynı hikayeler.

    bu korku dünyanın her yerinde aynıdır. beyin hasarı aynı halüsünasyona yol açar. amerikalı cadı görür, avrupalı peri, çinli hayalet, ortadoğulu cin.

    neden san fransiscolu jack nevada vadisinde davul zurnalı cin düğününe denk gelmiyor amk.

    çünkü o adam küçüklüğünde öyle bir korku tasfiriyle karşı karşıya kalmamış.

    evet.

    siz hiç erenköyde, bostancı sahilde, dinden uzak bir ailede büyümüş bir elemanın içine cin girdiğini, sağda solda cinlerle haşır neşir olduğunu duydunuz mu?

    türkiye'de cin vakaları bunlara inanan çevrelerde yetişen insanlarda görünür.
191 entry daha